Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Gıybet, sosyal bağları zayıflatıyor - Eskişehirliyiz Biz Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  23 Ağustos 2019 Cuma  
Orman Müdürlüğünden İddialara Yanıt
KYK Yurt Başvuruları Başladı
Çocuğa bayramı yaşatarak öğretmek gerekiyor
YKS Elektronik Kayıt Tarihleri Uzatıldı
Gıybet, sosyal bağları zayıflatıyor
28.05.2019 

“Bir kimsenin ayıbını arkasından söylemek veya aleyhine konuşmak” olarak da tanımlanan gıybet ya da dedikodunun sosyal bağları zayıflattığını ve iletişim kazalarına yol açtığını belirten psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, empatik gıybetin yani bir kişinin gıyabında olumlu konuşmanın ilişkileri güçlendirdiğine dikkat çekti. İnsanın duygularını paylaşmaya, iletişim kurmaya ve sosyal bir dokunun parçası olmaya göre kodlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Konuşarak paylaşmak biyolojik doğamızın gereği. Bu durumu iyi ya da kötü yönde kullanmak ayrı bir durum” dedi. 

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gıybetin insan psikolojisi ve toplumsal ilişkiler üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Gıybet kavramının kültürümüzde yer alan ve inanç sistemimizde vurgulanan bir kavram olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Gıybet kelimesi gıyabında kelimesinden geliyor yani bir insanın gıyabında konuşmak. Dini açıdan değerlendirilen bir gıybet var bir de gıybetin psikolojik açıdan değerlendirmesi var” dedi.

Empatik gıybetin olumlu etkileri var

Psikoloji açısından bakıldığında bir empatik gıybet bir de empatik olmayan gıybetin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Empatik olan gıybette senin söylediğin şeyleri hakkında konuştuğun kişi duyduğu zaman rahatsız olmuyorsa, memnun oluyorsa, onaylıyorsa bu gıybet olmuyor. Mesela bir arkadaşının yaptığı iyiliği, bir başkasına anlatıyorsunuz. Bu gıyabında konuşmaktır, duyduğu zaman kişiyi rahatsız etmiyor” dedi.

Empatik gıybet, dostluk duygularını artırıyor

Empatik olan gıybetin manevi sorumluluğu olmayan, aynı zamanda insan psikolojisini olumsuz değil, olumlu etkileyen bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:

“Aile içi problemlerde buna çok rastlıyoruz. Bizim psikolojide uyguladığımız yakın ilişkiler ve yaşantılar ölçeklerimiz var. Yakın ilişki ve yaşantıları araştırırken kişinin diğer kişiler hakkındaki söylemlerinin neler olduğu çok önemli. Çünkü yakın ilişkilerdeki en önemli çatışmaların sözlerin yanlış anlaşılmasıyla ilgili olduğunu görüyoruz. Mesela gelin-kayınvalide meselesinde gelin, kayınvalidesinin iyi ve olumlu taraflarını çevresinde konuşuyorsa bu kayınvalidenin kulağına gittiğinde gelinine karşı sıcak ve muhabbet dolu duygular oluşacak. Ya da tam tersi, kayınvalide gelini hakkında olumlu konuşuyorsa da aynı durum geçerli olacak. Bu dostluk ve sıcaklık duygularını artıran bir durumdur.”

Gıybet, sosyal bağları zayıflatıyor

“Söylenen söz doğruysa gıybet oluyor, değilse iftira oluyor” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bunu bilmek gerekir. Bir kimse hakkında hoşlanmayacağı bir şey konuşmak insan psikolojisini olumsuz etkiler, sosyal bağları zayıflatır, iletişim kazalarına sebep olur” dedi.

Gıybeti neden seviyoruz?

İnsanın genetik olarak tek başına yaşamamaya ve sosyal bir dokunun parçası olmaya kodlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iletişim kurmanın ve konuşmanın insanın doğasında olduğunu kaydederek “İnsanın konuşmayı nasıl öğrendiğine dair yapılan evrimsel psikoloj çalışmaları var. Bu çalışmalarda insanın konuşmayı öğrenmesinin, insanın başkalarının hakkında konuşma dürtüsü ile ilgili olduğu görülmüş. Yani genetik olarak insanda bir konuyu biriyle konuşarak paylaşma eğilimi var. Konuşma talebiyle ilgili genetik kodlarımız var. Bunu karşılamak için insanlar kendi kültürüne göre insanlar sözcük üretmiş, dil üretmiş. Edebi metinler bu şekilde ortaya çıkmış insanlık tarihinde. İlk yazılı ve hukuki metinler bu şekilde ortaya çıkmış. Çünkü insanlar sosyal bir varlık olarak yaratılmış. İnsan genetik olarak tek başına yaşamaya kodlanmamış, sosyal bir dokunun parçası olmaya göre için kodlanmış” dedi.

Çekirdek aile anlayışı yalnızlığa itiyor

Hayvanlarla insanı ayıran özelliklerden birinin sosyalleşmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Aslan ve kurtların hayatını incelediğimiz zaman bir nesil beraber oluyor. Anne-oğul-kardeş oluyor, üçüncü bir nesil olduğunda uzaklaşıyorlar. Hatta Darwin bunu gözlemlemiş ve çekirdek ailenin gerekli olduğu fikri ortaya çıkıyor. Sosyologlar bunu kabul ediyor ve çekirdek aile tezi ortaya çıkıyor. Batı’nın ve insanlığın şu anda başına dert olan çekirdek aile. Çekirdek aile derken ‘İdeal aile çekirdek ailedir, geniş aileye gerek yoktur. Anneanne-babaannelerle ilgilenmeye gerek yoktur’ tarzındaki bir yaklaşım, şu anda Batı kültürünü yalnızlığa itti. İleri yaşlardaki intiharlar arttı. Mesela İngiltere’de Yalnızlık Bakanlığı kurulmak üzere. 8.5 milyon İngiliz evde yalnız yaşıyor. Bu gibi durumların ortaya çıkmasının nedeni, sosyal bağları zayıflatan Darwin’in tezinin yanlış anlaşılması. Bu durum belki aslanlarda ve kurtlarda böyledir, çünkü onlar sürü halinde yaşıyorlar ve insanlar gibi olamıyorlar. Maymunlar üzerinde deneyler yapılıyor. Maymunları bir toplum ya da kılan haline getirebilir miyiz tarzında, aralarında bir fikir üreterek bir yapı oluşturabiliriz tarzında. Ancak genetik olarak sözcük üretme kodları yok, bu özellik insanda var. Dolayısıyla konuşma isteği insanda beyinde ödül-ceza mekanizmasını harekete geçiriyor. İnsan konuştuğu zaman haz alıyor. İnsan kendi hakkında takdir onay övgü sözlerini duyduğu zaman, biriyle oturup sıcak ilişki kurduğu zaman beyin mutluluk hormonu salgılıyor. Bu durum insnaların hoşuna gidiyor. Herkes bir arada otururken herkesin ilgi alanı olanı, konuştuğu zaman zevk alabileceği konu açıldığıda buna herkes katılır.”

Konuşarak paylaşmak biyolojik doğamızın bir gereği

İnsanının konuşma yeteneğinin yeme, içme ve üreme gibi biyolojik eğilimlerinden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Konuşarak paylaşmak, biyolojik doğamızın bir gereği. Tabi bu durumu iyi yönde ya da kötü yönde kullanmak ayrı bir durum. Etik sınırlarda kullanırsak bu bizim için konuşma ihtiyacı, paylaşma yalnızlığı, giderme ihtiyacı var. Yalnızlığı giderme ihtiyacımız bizi konuşmaya itiyor. Yalnızlığı en çok giderme ihtiyacı da kadın beyninde vardır. Erkek beyni, kadın beyni bu anlamda farklıdır. Erkek beyni stres altında zihinsel bir sığınağı vardır, oraya çekilir. Konuşarak değil sonuç odaklı düşünerek stresini giderir. Kadın beyni ise biyolojik olarak stres altında konuşarak paylaşarak stresini azaltmaya çalışır. Onun için konuşma ihtiyacı hisseder” dedi.

Konuşma bir dürtü ama kültürle desteklenmeli

Annenin çocuğuna annelik yapabilmesi için çocuğuyla konuşması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuk ilk 4 yaşta sözcük üretmeyi öğreniyor. Çocuk eğer konuşulan bir ortamda değilse konuşmayı öğrenemiyor. İkinci dünya savaşında ormanda bulunan vahşi çocuklar var, 50’nin üzerinde literatüre girmiş. Bu çocuklar eğer 4 yaşından önce hayvanların yanında büyüdüyse tekrar büyüdüklerinde konuşmayı öğrenemiyor. Konuşmayı öğrenmek bir dürtü olarak var ama kültür olarak beslenmesi gerekiyor. Bu da ödüllendirilirse konuşma devam ediyor” dedi.

Kadınlar konuşma konusunda daha avantajlı

Kadınların konuşma konusunda erkeklerden üstün ve daha becerikli olduklarını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Erkek bir hatip olmak için kadınlara oranla 2-3 misli daha fazla zorluyor kendini. Kadınlar bu konuda avantajlı ama bunu iyi yönetirlerse aileyi bir arada tutuyor. Birleştirici ve kucaklayıcı kimliği ortaya çıkıyor. Onun için ‘Aileyi dişi kuş yapar’ sözü boşuna söylenmemiş. Bu durum kadının iletişim becerisiyle ilgili. Sözel iletişim denildiği zaman hep söylenen sözler gibi anlaşılıyor. Seçtiğimiz kelimeler, eşikaltı vurgular, söyleyiş tarzı, bütün bunların hepsi iletişimin söylenen sözlerden daha önemli hale geliyor. Bu konuda da kadınlar avantajlı ama bir özellik olarak bunu olumlu yönde kullanırlarsa avantajlı olacak. Olumsuz yönde kullanırlarsa iletişim kazaşarına sebep oluyor” dedi.

Dur-düşün-konuş önemli

Gıybetten uzak durmak için gıybet etmeme becerisinin kazanılması gerektiğini ifade eden Tarhan, “İster ailede ister toplumda olsun gıybet sorunlara yol açabilir. Küçük bir söz ya da davranış büyük problemlere yol açabilir. Söylediğimiz sözlerin manevi bir kurşun gibi olduğunu unutmamak gerekir. Doğru ve güzel bir şekilde konuşmazsak bunun sonuçlarını kötü bir şekilde yaşayabiliriz. Onun için dur-düşün-konuş diyoruz. Bunu yapmadığımız an en çok sevdiğimiz kalpleri de kırabiliriz, aile içerisinde problemlere yol açabiliriz. Bektaşi inancında çok güzel bir söz vardır; ‘Eline, beline ve diline sahip çık’ diye. Bu kültür Anadolu’daki irfan kültürüne yerleşmiştir. İnsanlar eline, beline ve diline sahip olabilse emin olun cezaevlerinin yarısı boş olabilir” diye konuştu.

Gönderen: haber
4311 defa okundu 





Paylaş

Bu habere yorumlar


Yaşam Haberleri
En Çok Okunanları
ODUNPAZARI ÜLKÜ OCAĞINDAN TÜM ŞEHİTLERE MEVLİD-İ ŞERİF
ESBALDER’DEN KADİR BIYIK’A ZİYARET
KURBAN MESAJ YÜKLÜ BİR İBADET
Vecihi Hürkuş: İlklerin Kahraman İsmi | #NesliTarih VİDEOLU
Çocuğa bayramı yaşatarak öğretmek gerekiyor
LOKANTACILAR’DAN LÖSEV ÇAĞRISI
GEÇEN YIL 323 BİN 918 KİŞİ TÜRKİYE’DEN GÖÇ ETTİ
Çin’de Kurban Bayramı coşkusu
Kızılay 4 Kıta ve 51 Ülkede Kurban Kesimlerini Tamamladı
ESKİŞEHİR ÜLKÜ OCAKLARINDA BAYRAMLAŞMA TÖRENİ…
Vali Çakacak ve Eşi, Huzurevi Sakinlerinin ve Çocukların Bayramını Kutladı
Bayramlar üç kavramı hissettiriyor; Sev, değer ver ve paylaş
Koruyucu Aile Tanıtım Toplantısı
Tanımadığınız biri size selam verse ne yaparsınız?
Türk Bilim İnsanları İlk Kez Antartika’da
 


Yaşam Haberleri
 
 
Abdullah Önden: E-Bağış milyonlarca insanın hayatını değiştiriyor
Abdullah Önden: E-Bağış milyonlarca insanın hayatını değiştiriyor
AFAD Aracılığıyla 58 Ülkeye 4,5 Milyar Liralık İnsani Yardım
Kadına şiddetin nedeni; “Erkeklik Krizi”
ESKİŞEHİR ÜLKÜ OCAKLARINDA BAYRAMLAŞMA TÖRENİ…
Kızılay 4 Kıta ve 51 Ülkede Kurban Kesimlerini Tamamladı
Çin’de Kurban Bayramı coşkusu
Vali Çakacak ve Eşi, Huzurevi Sakinlerinin ve Çocukların Bayramını Kutladı
Çocuğa bayramı yaşatarak öğretmek gerekiyor
Bayramlar üç kavramı hissettiriyor; Sev, değer ver ve paylaş
Kurbanını Paylaş; Kardeşinle Yakınlaş Temalı Vekaleten Kurban Hizmetlerine Yoğun İlgi

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının ortaklaşa yürüttüğü...

TANAP’tan toplum sağlığına dokunuş

TANAP’tan toplum sağ...

Metro Türkiye’den Kurban Etinde İsrafı Önleyen İpuçları!

Genç Şeflerden Bayrama Pratik ve Lezzet Dolu Tarifler

Bakan Selçuk: "Aileye Güvende Yüzde 94’le İlk Sıralardayız"

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk,&nbs...

 


Önceki Başlıklar
Türk Bilim İnsanları İlk Kez Antartika’da

Türk Kızılay Eskişehir Şubesi Yardımlara Devam Ediyor

Türk Kızılay Eskişehir Şubesi, il genelindeki ihtiyaç sahibi ailelere yardımlarını s&...

GÜMÜŞHANELİLER PİKNİKTE BULUŞTULAR

Eskişehirdeki Gümüşhaneliler Derneği üyeleri, Çatacık doğal mesire alanında...

Tanımadığınız biri size selam verse ne yaparsınız?

Koruyucu Aile Tanıtım Toplantısı

Eskişehir’de koruyucu aile sayısının artırılmasına ve koruyucu aileliğin tanıtımına y&...

Vecihi Hürkuş: İlklerin Kahraman İsmi | #NesliTarih
NESL-İ TARİH

VİDEOLU
KURBAN MESAJ YÜKLÜ BİR İBADET

LOKANTACILAR’DAN LÖSEV ÇAĞRISI

Lokantacılar Odasından anlamlı çağrı;


Her kurban lösemili çocuklara ...

GEÇEN YIL 323 BİN 918 KİŞİ TÜRKİYE’DEN GÖÇ ETTİ

2018 yılında Türkiye’den göç eden kişi sayısı 323 bin 918 olurken, bu sayı...

ESBALDER’DEN KADİR BIYIK’A ZİYARET

Eskişehir Olta Balıkçıları ve Doğal Yaşamı Koruma Derneği (ESBALDER) Başkanı Osman Demirta...

ODUNPAZARI ÜLKÜ OCAĞINDAN TÜM ŞEHİTLERE MEVLİD-İ ŞERİF

Eskişehir Ülkü Ocakları Odunpazarı İlçe Başkanlığı tüm şehitlerin anısına M...

Kişisel Verilen Korunmasının Hukukçası

Avukat Elvan Kılıç Anlattı…


Avukat Elvan Kılı&c...

 
 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
Hüseyin DÜŞ
Bioenerji ile şifalan
 
Hüseyin GÜVEN
BİR KÜLÇE ALTIN, BİR DAMLA SÖZ…
 
Konuk Yazar
RAPOR DEĞİL MAKALE
 
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
ELENEN ÖĞRENCİ DEĞİL SİSTEMİN KENDİSİDİR
 
Nevzat Laleli
KIZLARIMIZI KORUYUN
 
Özgür TIKIZ
Yerel İsrafa DUR DEMEYECEK MİSİNİZ?
 
 
 
 
 

Son Yorumlar
Büyükşehir belediye başkanı 26 forma. Büyükşehir b... devamı
Bu belediye kanunları ile sorunlar çözülmez. Sürek... devamı
20 yıldır güncel bir trafik master planı oluşturam... devamı
 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 1075
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2019 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com