Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Devletler göçmenleri yasal çerçevelerle korumalı - Eskişehirliyiz Biz Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  29 Ocak 2023 Pazar  
İşte doğalgaz faturalarını düşürmenin 5 yolu
Eskişehir’de "Hediyem Kitap Olsun" kampanyası kitaplarının dağıtımına başlandı
Eskişehir’de Açılan Kurslarla Öğrenciler Tatillerini Verimli Geçiriyor
Bakan Nebati: Peşin ödemede yüzde 10 indirim olacak
Devletler göçmenleri yasal çerçevelerle korumalı
24.1.2023 

Müslüman, Ortadoğulu ve Afrikalı göçmenler terörist olarak damgalanıyor…

2000’li yıllardan itibaren dünyanın farklı bölgelerinde göçmenlerin sosyoekonomik ve güvenlik tehdidi oluşturduklarına dair tutum ve algının arttığını belirten uzmanlar, özellikle Avrupa’daki aşırı sağ partilerin sosyal medyayı da kullanarak dışlayıcı söylemleri ile kutuplaşmaya yol açtıklarını ifade ediyor. Müslümanlar, Ortadoğu veya Afrika’dan gelenlerin terörist veya radikal unsur yaftasıyla kolayca damgalandıklarına dikkat çeken Sosyolog Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, aynı durumun haklarında “beyaz, Hristiyan, bizden” gibi tanımlamalar kullanılan Ukraynalı göçmenler için geçerli olmadığını dile getiriyor. Süleymanlı, “Devletlerin göçmenleri yasal çerçevelerle koruması, eğitim müfredatlarına çok kültürlülük derslerinin eklenmesi, sağlıklı uyum süreci için göçmenler ve yerel halkın katılacağı programların düzenlenmesi gerekiyor.” dedi. 

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, göçmenlerin karşılaştıkları olumsuz durumlara değindi ve göçmenlerle ilgili toplumsal yargıları pozitife dönüştürmeye yönelik devletlerin sorumlulukları hakkında değerlendirmelerini paylaştı.

“Göçmenler tehdit olarak görülüyor”

Özellikle 2000’li yıllardan başlayarak dünyanın farklı bölgelerinde göçmenlerin bulundukları ülkeler için sosyoekonomik tehdit oluşturduklarına dair tutum ve algının arttığını belirten Prof. Dr. Ebulfez Suleymanlı, “Bu durumun ortaya çıkmasında birçok etkenin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Günümüzde mülteciler, sığınmacılar ve genel olarak göçmen karşıtı tutumlar en çok ekonomik nedenler üzerinden dile getiriliyor. Bu durum özellikle göçmen sayısının görece fazla olduğu ülkelerde ekonominin kötüye gitmesi ile birlikte daha belirgin hale geliyor. Salgın sonrası dönemdeki ekonomik sıkıntıların bu sorunu daha farklı bir boyuta taşıdığını söylemek mümkün. Ekonominin kötüye gidişinden olumsuz etkilenenler göçmenleri refahlarını ellerinden almak ile suçluyorlar.” dedi.

“Müslümanlar terörist olarak damgalanıyor”

Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, göçmenlerin ülkeler tarafından güvenlik tehdidi olarak da gösterildiğine dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: 

“Özellikle Avrupa’da nüfusun önemli bir kısmını oluşturan göçmenlerin dini ve kültürel yaşantılarından dolayı Avrupa’nın kültürel birliğini parçaladıkları, Avrupa toplumuna uyum sağlayamadıkları, dolayısıyla sosyal güvensizliğin ve sosyal huzursuzluğun sorumluları oldukları sıkça dile getiriliyor. Ayrıca Avrupa’da yükselen aşırı sağ partilerin göçmenlerin kamu güvenliği ve ulusal güvenlik açısından sorun oluşturduğu tarzında dışlayıcı söylemleri bu sorunu daha da körükleyerek kutuplaşmaya neden oluyor. Güvenlik tehdidi ve İslam karşıtlığı üzerinden kurulan ırkçı bir yaklaşım da söz konusu. Müslümanlar, Ortadoğu veya Afrika’dan gelenler terörist veya radikal unsur yaftasıyla kolayca damgalanıyorlar. Buna karşılık Ukraynalı göçmenler için beyaz, Hristiyan, bizden gibi tanımlamaların kullanılması ise göçmenler arasında bir tür ırksallaştırılmış hiyerarşiye neden olurken, Ukrayna’da yaşanan dramın üzerine de gölge çekmiş oldu.”

Çok kültürcülük projeleri askıya alındı

Göçmenlerin uyumuna yönelik uygulanan strateji modellerinde değişikliğe gidilmesinin de bu süreçte etkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Uzunca bir dönem özellikle Batıda uygulanan göçmenlerle de uyumlu yaşamı içine alan çok kültürcülük projeleri bugün tehlikeli görülmeye başlanıp askıya alınırken ne yazık ki yerini ayrımcılığı körükleyecek eğilimlere bırakıyor. Yani Avrupa’da çok kültürlülüğün özellikle aşırı sağ tarafından tekrar sorgulanması ve terk edilmesi, bu ülkelerde doğan ikinci ve hatta üçüncü nesle yönelik dışlayıcı ve ayrımcı politikaların nedenlerinden biri oluyor.” diye konuştu.

Sosyal medyada yabancı düşmanlığı tırmandırılıyor

Son yıllarda medyanın ve özellikle dijital iletişimin etkisinin de bu süreçte öne çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Birçok ülkede sosyal medya ağları üzerinden milliyetçi ve aşırı sağ popülist siyasi aktörler tarafından yabancı düşmanlığı tırmandırılıyor. Göçmen grupların da kendilerine karşı yönelen ayrımcılığa ve saldırılara karşı sessiz kalmayarak karşılık vermesi sonucunda dünyanın farklı bölgelerinde son dönemlerde sıkça karşılaştığımız şiddet içerikli eylemlerde artış gözlemleniyor. Tüm bu gelişmeler göçmenlere yönelik ayrımcılığı körüklerken, göçmenlerin uyum sürecini zorluyor ve yeni çatışmalara zemin hazırlıyor.” dedi.

Devletler göçmenleri yasal olarak korumalı

Göçmenlerin topluma entegrasyonunun çok katmanlı bir süreç olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Bu süreçte devletlerin ve hükümetlerin üzerine düşen görev hem göçmenlerin yasal olarak korunması, hem de bir arada yaşam için gerekli politikaların belirlenerek uygulanmasıdır. Bu bağlamda göçmenlerin hukuki ve yasal statülerinin belirlenmesi, ekonomik ve politik entegrasyon için gerekli altyapı çalışmalarının yürütülmesi, göçmenlerin eğitime katılımının sağlanması, barınma koşulları, dil eğitimi desteği, sağlık hizmetlerine erişim gibi birçok konu bu politikaların birer parçasıdır. Bu politikalar oluşturulurken kapsayıcılık, demokratiklik ve hak temellilik gibi evrensel ilkeler esas alınmalı. Bu süreçte yerel yönetimler ve STK’ların göçmenlerle ilgili sorunların hak ve eşitlik temelli çözümü konusunda inisiyatif almalarının sağlanması son derece olumlu sonuçlar yaratacaktır. Ayrıca devletlerin ilgili kurumlar aracıyla göçmenler özelinde yabancı düşmanlığı ile mücadele noktasında ev sahibi toplumun zihnindeki göçmenler ile ilgili yanlış ve çarpıtılmış bilgileri doğruları ile değiştirmek yönünde çaba sarf etmeleri gerekiyor. Böylece göçmenlere yönelik duygusal ve davranışsal boyutlarda da değişiklik yaratılabilir.”

Sağlıklı uyum için programlar düzenlenmeli

Salgın sonrası dönemde ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte insanlarda ortaya çıkan güvensizlik, umutsuzluk ve hükümetlerin sosyal, ekonomik vaatlerini yerine getirememesinden doğan hayal kırıklığı gibi duyguların birçok ülkede göçmenlere yönelik yerel halkın aşırı tepkisine neden olduğunu belirten Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Göçmenler, sığınmacılar ve mültecilerle ilgili genel olarak tüm dünyada insanlarda kendi mesleklerini ellerinden aldıkları, ev fiyatlarının artmasına neden oldukları, altyapı ve sosyal hizmetlere aşırı bir yük eklenmesine sebep oldukları algısı bulunuyor. Sağlıklı uyum süreci için göçmenler ve yerel halkın katılacağı programların düzenlenmesi, göçle birlikte ortaya çıkan kültürel çeşitliliğe ilişkin yerel halka yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılması gibi hususlar önem arz ediyor. Devletlerin yapacağı en iyi şey göçmenler ve yerel halk için olumlu sosyo-ekonomik sonuçları elde edebilecek bir etki oluşturmaktır. O nedenle hem yerel halkın hem de göçmen birey ve toplumların talepleri dikkate alınmalı.” diye konuştu.

Göçmenlerin de yaşam hakkı var

Ülkelerin göçmenlere yönelik oluşmuş olumsuz yargıları ortadan kaldırmak amacıyla farklılıkların ve göçün olumlu imajlarını vurgulamak için iletişim ortamının yaratılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bu noktada özellikle göçmenlerle yerel halk arasında devlet ve kamu otoriteleri tarafından desteklenen nitelikli bir iletişim stratejisinin oluşturulması önemlidir. Bunun için de hem konvansiyonel medya hem de sosyal medya mecralarında bu konuda çok ciddi bir farkındalığın, etik ilkelerin ve bir denetim mekanizmasının olması zorunludur. Her bir ülke kendi eğitim müfredatlarına çok kültürlülük ve çeşitlilik eğitimi dahil etmeli, ayrımcılıkla mücadele standartlarının geliştirilmesi, uygulanması ve izlenmesinde sivil toplum işbirliği harekete geçirilmeli. Yaşamın göçmenlerin de hakkı olduğu hususu göz önünde bulundurulmalı.” dedi. 

 

Gönderen: journal
285 defa okundu 





Paylaş

Bu habere yorumlar


Yaşam Haberleri
En Çok Okunanları
KIZILAY’DAN ULUSAL KAN BAĞIŞI KAMPANYASI: KAN DOSTUMUZ OLUN, BU KIŞ DA UMUT OLUN
Kızılay 2022 Yılında 43.5 Milyon Kişiye Destek Oldu
Geleceğinize yön verecek 8 önemli karar
“Çocuklara yapılan haksızlığa tahammülümüz yok”
2022 Yılında Türkiye’de En Çok Tercih Edilen İsimler Belli Oldu
İhtiyaç Sahiplerine 85 Milyar Lira Destek Verildi
Türkiye Diyanet Vakfı 2022 yılında 40 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırdı
Kırmızı Yelekliler Bu Yıl Yaşanan 19 Muhtelif Afette Vatandaşın Yanında Oldu
7. Grup İyilik Treni Afganistan’a Uğurlandı
Görgü kuralları toplumsal bütünlüğü sağlıyor…
Bir evin depreme dayanıklı olup olmadığını gösteren 7 ipucu
Boğulan soba zehirliyor!
Bakan Yanık: “Evlilik Öncesi Eğitim Programımıza 1.5 milyon vatandaşımız katıldı”
TDV, bu yıl 50 milyon ihtiyaç sahibine ulaşacak
VEFA Programı kapsamında SYDV’lerimize 403,6 milyon TL kaynak aktarıldı
 


Yaşam Haberleri
 
 
Yaşlı Destek Programı’na Başvurular Başladı
Yaşlı Destek Programı’na Başvurular Başladı
Dünyada 600 milyon çocuk yoksulluk sınırının altında yaşıyor!
Devletler göçmenleri yasal çerçevelerle korumalı
Türkiye Diyanet Vakfı 85 ülkede 1,5 milyon Kur’an-ı Kerim hediye etti
Sosyal Yardım Ödemeleri de Arttı
İnsan İzi Derneği Tanzanya’da ‘İyilik Köyü’ kuruyor
KIZILAY’DAN ULUSAL KAN BAĞIŞI KAMPANYASI: KAN DOSTUMUZ OLUN, BU KIŞ DA UMUT OLUN
Yabancı düşmanlığı nasıl önlenir?
Bakan Derya Yanık: “SED’i Memur Maaş Zammı Oranında Artırdık”
Dünya, geçim sıkıntısı çekiyor
BAREM’in global ortağı WIN International, 36 ülkede yaşam maliyetlerine dair araştırma ge...
Türkiye’nin Kütüphane Meleği; Yelda Yolay
Bir Kadın; 32 Kütüphane KurduHer köye bir kütüphane düşüncesiyle ...
1 milyar 847 milyon TL Evde Bakım Yardımı hesaplara yatırmaya başladı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Derya Yanık, bakıma ihtiyacı olan ağır engelli vatandaşlar ve ail...
Koruyucu ailelerin yanındaki çocuklar daha zeki oluyor
Koruyucu aile ile birlikte yaşayan çocuklar fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan sağl...
Evde Bakım Yardımından 42 Bin Görme Engelli Yararlandı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, 2022’de toplam 18 milyar TL Evde Bakım Yardımı öde...
 


Önceki Başlıklar
TDV, bu yıl 50 milyon ihtiyaç sahibine ulaşacak
Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan, Türkiye’de ve dü...
VEFA Programı kapsamında SYDV’lerimize 403,6 milyon TL kaynak aktarıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Derya Yanık yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların temel ve zaruri...
Boğulan soba zehirliyor!
Bacalar mutlaka açık tutulmalı ve temizlenmeli! İçerisinde bulunduğumuz kış aylar...
“Çocuklara yapılan haksızlığa tahammülümüz yok”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Derya Yanık, devlet bakımındaki çocuklarla ilgili ya ...
Bir evin depreme dayanıklı olup olmadığını gösteren 7 ipucu
Deprem bölgesinde yer alan ülkelerde evin dayanıklı ve sağlam olması, oluşabilecek riski a...
Bakan Yanık: “Evlilik Öncesi Eğitim Programımıza 1.5 milyon vatandaşımız katıldı”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Derya Yanık, evlilik çağına gelmiş gençlere aile ol...
2022 Yılında Türkiye’de En Çok Tercih Edilen İsimler Belli Oldu
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünü...
Geleceğinize yön verecek 8 önemli karar
Geleceğinize olumlu yönde katkı sağlayacak sekiz önemli kararı sizler için reels vi...
İhtiyaç Sahiplerine 85 Milyar Lira Destek Verildi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından eğitimden sağlığa, barınmadan gıdaya kadar çeşi...
Kızılay 2022 Yılında 43.5 Milyon Kişiye Destek Oldu
Kızılay’ın gelenekselleşen yılsonu değerlendirme toplantısı İstanbul’da gerçekleş...
Görgü kuralları toplumsal bütünlüğü sağlıyor…
Sakız çiğnemek adab-ı muaşerete uygun mu?“Toplumsal kontrol mekanizmasının etkisiyle bi...
Türkiye Diyanet Vakfı 2022 yılında 40 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırdı
Türkiye’de ve 149 ülkede insani yardım faaliyeti gerçekleştiren Türkiye ...
7. Grup İyilik Treni Afganistan’a Uğurlandı
TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğü, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (A...
Kırmızı Yelekliler Bu Yıl Yaşanan 19 Muhtelif Afette Vatandaşın Yanında Oldu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Derya Yanık, afet ve acil durumlarda sıfırıncı dakikadan itibaren...
 
 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
BU KOCA ŞEHİRDE EVSİZİM
 
Yatmadan önce yemek yiyorsanız bu önerilere kulak verin
 
Türk-İslâm Kültürüne Kin ve Nefret Besleyenler, Erdoğan’a da kin ve nefret beslerler
 
GÜNDOĞDU YILDIRIM
BİR SERZENİŞ!
 
Hüseyin DÜŞ
Negatifi Hayatınızdan Çıkarın
 
Hüseyin GÜVEN
40 YALAN!
 
Konuk Yazar
BİR FESTİVAL VE 2 EYLÜL SENDROMU
 
 
 
Nevzat Laleli
OMUZ OMUZA BİR ÖMÜR
 
Özgür TIKIZ
Yine aklımızla da hafızamızla da alay mı ediyorsunuz?
 
 
 

 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 447
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2023 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com