Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Anne Karnında Bebeği Koruyan Amniyon Sıvısı Nedir? - Eskişehirliyiz Biz Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  19 Ocak 2020 Pazar  
TS1400 TURBOŞAFT MOTORU ÇEKİRDEK MOTOR TESTİ KABUL SÜRECİ
GRİPTEN KORUNMAK İÇİN 8 KRİTİK KURAL!
Bu ölüm çukurları bir canın mezarı olmasın....
AK Parti Tepebaşı’ndan belediyeye Çağrı
Anne Karnında Bebeği Koruyan Amniyon Sıvısı Nedir?
8.12.2019 

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Musa Bostancıoğlu, anne karnında bebeği koruyan amniyotik sıvı hakkında merak edilenleri anlattı. 

Anne karnındaki fetüs, bir zar tabakası tarafından kaplanan kese içinde bulunur. Bu keseye amniyon kesesi, çevreleyen zara amniyon zarı, içindeki sıvıya ise amniyon sıvısı adı verilir. Amniyon gebelikte oldukça önemli işlevleri olan dinamik bir sıvıdır adeta hidrolik bir basınç dengeleyicidir. Amniyon kesesi, gelişen fetüsü dış tesirlere karşı korur ve içerdiği sıvı fetüsün güvenli bir şekilde anne rahminde rahat hareket etmesine olanak sağladığından kas-iskelet sisteminin düzenli gelişmesine yardımcı olur. Sıvıya herhangi bir yönden gelen basınç, küresel olarak her tarafa yayılır, böylece fetüs olumsuz etkilerden korunmuş olur.

Bebeği Ses, Darbe ve Enfeksiyondan Koruyor!

Amniyon sıvısının fetüse rahat hareket ortamı sağlamasının yanı sıra, enfeksiyon hastalıklarına karşı da koruduğu kabul edilmektedir. Amniyon sıvısının etrafını çeviren zarlar; fetüsü, vajina ve rahim ağzındaki mikroorganizmalardan ve diğer potansiyel zararlı maddelerden koruyucu bir engel oluşturur. Ayrıca su içindeki bebek dış travmalardan ve ısı değişikliklerinden de korunur. Amniyon sıvısı hidrolik bir basınç dengeleyici olarak bebeğin simetrik olarak büyümesi ve gelişmesini destekler. Bebeğin beyin gelişimine katkıda bulunur. Bebeği ses, darbe, ışık, basınç gibi dışarıdan gelen etkenlere karşı korur. Bebeğinin vücut ısısını düzenler. Amniyon sıvısının fetüse sağladığı bir diğer hayati imkan ise, sabit ısının korunmasıdır. Günde 8 defa 3 saatte bir devamlı değişen amniyon sıvısı belirli bir sıcaklıkta olup, fetüsün gelişimi açısından ihtiyacı olan ısıyı her tarafa eşit olarak dağıtır. Sıvının içerisindeki maddeler bebeğin duyu organlarının gelişimine yardımcı olur. Kas ve sinir sistemi başta olmak üzere akciğerler, böbrekler gibi pek çok organ sisteminin gelişiminde rol oynar. Amniyon sıvısının varlığı anne sağlığı için de önem taşımaktadır. Bu sıvı rahmin boşluklarını doldurur. Bu sayede zamanla büyüyen ve ağırlık kazanan fetüs, annenin rahmine ağırlık yapmaz. Aksi halde fetüs büyüdükçe rahme baskı yapacak, böyle bir durumda da rahim duvarlarının ters baskısı sebebiyle, fetüs normal gelişimini tamamlayamayacaktı.

Amniyon Sıvısının Kaynağı Nedir?

Amniyon sıvısı; yüzde 99 su, inorganik tuzlar, organik maddeler ve fetüsten dökülen epitel hücrelerden oluşur. Organik bileşiklerin yarısı protein diğer yarısı ise karbonhidrat, enzim, yağ, hormon ve pigmentlerden ibarettir. Ayrıca fetüsün cilt, solunum sistemi, sindirim sistemi ve boşaltım sisteminden dökülen hücrelerin olduğu bir sıvıdır bu.

Az Olduğunda Hangi Problemler Ortaya Çıkar?

Amniyon sıvısının miktarı bebeğin iyilik halini, gösteren bir göstergedir. Bebeğin suyunun miktarı bebeğin yeterince kanlandığının, dolaylı oksijenlendiğinin işareti olarak kabul edilir. Gebelik döneminde bebeğin suyunun azalmasına(gebelik sonunda 500 ml’ den az olmasına) “Oligohidramnios” denir. Hamilelerin yaklaşık yüzde 4’ünde görülen bir problemdir. Bu durum genelde hiçbir belirti vermez ve ultrason incelemelerinde tespit edilir. Normalde doğum başlarken zarlar yırtılır, gebenin suyu gelir ama “Erken Membran Rüptürü” denen zarların doğum eylemi başlamadan günlerce önce yırtılması ve sızıntı şeklinde suyun gelmesi durumunda anne suyunun azaldığını fark edebilir. Bebeğin hareketlerinin sürmesi, simetrik olarak gelişiminin devam edebilmesi ve kordonun uygun şeklinde kalabilmesi için kesenin içerisinde yeterli miktarda amniyotik sıvının bulunması önemlidir.

Sıvı Azlığının Nedenleri Neler?

Pek çok neden “oligohidramnios”a yol açabilir. Çoğunlukla plasental yetersizliğe bağlı gelişir.Bebek kan dolaşımının yetersiz olduğu, sıkıntıda olduğu durumlarda dolaşan kan kalp ve beyin gibi daha hayati organlara giderken böbrek akımı azalır, böylece bebeğin idrar miktarı da azalır (bu durum az su içen bir kişinin az miktarda idrar çıkarmasına benzetilebilir). Amniyon sıvısının oluşmasında en büyük katkıyı sağlayan bebek idrarının (steril) azalması, ultrasonda amniyon miktarının düşük ölçülmesine neden olacaktır. Ayrıca “amniyotik memran”ın erken yırtılarak sıvı sızdırması nedeniyle de oluşabilir. Fötal böbreklerin gelişememesi ve üriner kanal tıkanıklığı da oligohidramnios yapan nedenlerdendir. İkizlerden birinin diğerinin aleyhine aşırı büyümesi olan ikizden ikize transfüzyon sendromunda az kan giden ikizin amniyon mayisi de az olur. Amniyon sıvısının azalması durumunda azalma miktarı ultrason ile yakından takip edilmelidir.

Dengelemek İçin Ne Yapmak Gerekir?

Sıvının çok azaldığı durumlarda deneysel bir uygulama olarak amniyon kesesi içine özel bir sıvı enjekte edilebilir bu işleme “amniyoinfüzyon” denir. Ancak bu yöntem yüksek enfeksiyon ve düşük riski taşıdığı için yaygın değildir. Diğer bir yol ise annenin vücudundaki sıvının artırılması yoludur. Annenin bol sıvı tüketmesi amniyotik sıvı miktarını geçici de olsa artırabilir. Sıvı çok azalmış ve bebek tehlikeye girmiş ve gebelik dönemi uygun ise doğum gerçekleşebilir. Eğer oligohidramniyoz; ikinci trimester döneminde doğuma daha aylarca zaman varken görülmüşse, ileride kalıcı sakatlıklar yapan bir durumun sebebi olmuş ise, amniyoinfüzyon ve sıvı artırım yolları netice vermemiş ise gebeliğin sonlandırılmak zorunda kalınır.

Fazla Olması Hangi Sonuçlara Yol Açar?

Amniyon sıvısının normalden fazla olmasına ise “Polihidramnios” adı verilir. Amniyon sıvısı hacminin 2000 ml. üzerinde olması halidir. Gebeliklerin yüzde 3 ünde görülür. Hastaların yüzde 60’ında da sebep bulunamaz. Polihidramnios saptanan bir gebelikte ilk adım, ultrasonla dikkatli bir anomali taramasıdır. İkinci adım ise anneye ait nedenlerin araştırılmasıdır. Özellikle kan şekeri takibi yapılmalıdır zira diyabetik anne bebeklerinde daha sıktır. Sebebi bilinmeyen durumlarda takip süreci gebelik boyunca devam etmelidir. Doğum sonrası kalıcı sakatlık yapacak bir durum varsa ve erken gebelik dönemindeyse gebelik sonlandırılır. Yaşamın devam edebileceği bir sebep var ve doğuma az bir zaman kaldıysa peş peşe yapılan amniosentezlerle sıvı azaltılma yoluna gidilir.

Amniyon Zarının Yırtılması Çok Tehlikeli!

Antibakteriyel faktörler bulunan ve mekanik olarak da içindeki fetüsü saran amniyon zarları, doğum başlamadan yırtılırsa buna “Erken Membran Rüptürü” denir. Gebeliklerin yaklaşık yüzde 10’unda görülen bu durumun nedeni, bazı hallerde saptanamaz. Ancak bu olguya çoğunlukla enfeksiyonların neden olduğu düşünülmektedir. Bu enfeksiyonlar; su kesesinin erken açılması ve doğum eylemi sırasında mikroorganizmaların annenin genital bölgesinden rahmine bulaşmasıyla ortaya çıkar. Enfeksiyon geçirmeyle amniyon sıvısında ve zarlarında enfeksiyon olursa, anneye antibiyotik başlanır doğum olabildiğince erkene alınmaya çalışılır. Anne karnındaki bu enfeksiyon fark edilmezse ve tedavi edilmezse bebeğin akciğerlerinde zatürreye ve beyninde menenjite yol açar. Anne için de bebek için de ölümcül olabilir. Doğum sonrası bebeğin uzun süre yoğun bakımda kalmasına neden olabilir.

Annenin Hijyene Çok Dikkat Etmesi Gerekiyor

Anne karnındaki bebeğin kakası olan; mekonyum, daha 16. Haftada bebeğin bağırsaklarda mevcuttur. Bağırsak salgıları, bağırsak duvarından normalde dökülen hücreler, fetüs cildinden dökülen ince tüyler, amniyon sıvısındaki hücreler mekonyumu oluşturur. Bebeğin bağırsak hareketleri ile 32. Haftadan sonra mekonyum, amniyon sıvısına azar azar karışır. Bu özellikle günü geçmiş gebelerde, fetüsün anne karnında sıkıntıda olduğu durumlarda kontrolden çıkar ve bağırsaklardaki tüm kaka amniyon boşluğuna çıkar. Böylece ortamda fetüsün aspire edebileceği daha koyu bir mekonyum bulunur. Mekonyum koyulaştıkça akciğer yapısına taşındığından solunum yollarının tıkanma olasılığı artar. Doğumda bebeğin nefes alması ile mekonyum akciğerlere gidebilir ve bebeğin kötü doğduğu ve uzun süre yoğun bakımda solunum makinesine bağlı olarak ağır tedaviler almasını gerektirecek “mekonyum aspirasyonu” olarak adlandırılan tehlikeli bir durum oluşur. Gebeler hamile olduklarını öğrendiklerinden itibaren hijyen kurallarına her zamankinden daha çok riayet etmelidirler ve doğum hekimine kontrollerini zamanında yaptırmalıdırlar.

 

Gönderen: haber
1018 defa okundu 





Paylaş

Bu habere yorumlar


Sağlık Haberleri
En Çok Okunanları
TAŞ HASTALIĞINA YOL AÇAN 7 NEDEN
Ocak Ayı Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Farkındalık Ayı
ÇOCUĞUNUZU BETA ENFEKSİYONUNDAN KORUYUN
Bağkur ve GSS Borçları Olanlar 2020 Sonuna Kadar Sağlıktan Yararlanabilecek
Bu belirtiler Parkinson hastalığının habercisi olabiliyor!
Siber zorbalıkla mücadelede farkındalığın artırılması şart
2020’nin beslenme trendleri
KIŞ HASTALIKLARINDAN KORUNMAK İÇİN 5 BESLENME ÖNERİSİ
Ömür Boyu Sağlıklı ve Güçlü Kemikler İçin Öneriler
SOĞUK HAVA ASTIMI TETİKLİYOR!
Tüberküloza dikkat!
KIŞIN DUDAK ÇATLAMASINI ÖNLEMEK İÇİN ÖNERİLER
Nadir Görülen Hemofili A Hastalığının Sağlık Harcamalarındaki Payı Yıllık 3 milyar TL
KIŞI SAĞLIKLI GEÇİRMEK İÇİN BU ÖNERİLERE KULAK VERİN
Ayak bileği burkulmaları, bağ ve kirişlere hasar veriyor
 


Sağlık Haberleri
 
 
CANINIZ ÇEKİYORSA BİR NEDENİ VARDIR
CANINIZ ÇEKİYORSA BİR NEDENİ VARDIR
Basit Bir Sivilce Hidradenitis Suppurativa Olabilir
Babalar tatilde çocuklarına daha çok vakit ayırmalı
Kirli havada KOAH hastalarına öneriler
ÇOCUKLARDA ALT ISLATMA AKRAN ZORBALIĞI İLE SONUÇLANABİLİYOR
Endoskopi ve kolonoskopi korkutmasın
Sağlıklı bir aile, bu özelliklere sahip olmalı
Aralıklı oruç diyeti haftada 2-3 gün uygulanmalı
Bir Uçtan Diğer Uca, Türkiye’nin Cilt Haritası Çıkartıldı!
STRESİ YÖNETMENİN 9 PÜF NOKTASI

Strese yenik düşmemek...

GRİPTEN KORUNMAK İÇİN 8 KRİTİK KURAL!

Basit önlemler hayat ...

Dengesiz Havalara Karşı Portakal Suyu

TÜRKİYE’NİN YÜZDE 27,3’Ü HER GÜN SİGARA İÇİYOR

SOĞUK HAVALARDA CİLT SAĞLIGINI KORUMAK İÇİN 7 ÖNERİ

 


Önceki Başlıklar
Kronik kalp ve akciğer hastalarına önemli uyarılar

KIŞ AYLARINDA HANGİ BESİNLER METABOLİZMAMIZI MUTLU EDER?

BÖBREK TAŞLARI HAKKINDA DOĞRU SANILAN 6 YANLIŞ!

Her böbrek taşı mutla...

Sabah Egzersizlerinin Vazgeçilmezliğini Kanıtlayan 3 Gerçek

Önce yumurtalarını dondur sonra kariyer yap!

Geçmişten Günümüze Kış Aylarının Vazgeçilmez İçeceği: Boza

Kışın sevilen lezzetlerinden boza, özellikle sindirim sistemi ve bağışıklık sistemin...

BU BESİNLER GRİP VE SOĞUK ALGINLIĞINA İYİ GELİYOR

KADINLIĞIN SONU DEĞİL, SAĞLIKLI BİR YAŞAMIN BAŞLANGICI: HİSTEREKTOMİ

YAŞA GÖRE CİLT BAKIMININ PÜF NOKTALARI

“Cildimi gençleştireyim” derken bu hatalara düşmeyin!


Gü...

Tüp bebek otizm riskini arttırır mı?

Bu bağımlılıkta kişi “eşya” aşeriyor!

İŞ YERİNDE ENERJİNİZİ ARTTIRMANIN 7 YOLU

Herkes spor salonuna yazılmak zorunda değil!

“DAHA ÇOK GENCİM ELİM NEDEN TİTRİYOR” DİYORSANIZ…

DİŞ SIKMA SORUNUNA BOTOKS TEDAVİSİ

Diş ...

 
Radyoterapi Tümörü Öldürür Aşkı Değil!

BURNUNUZUN DIŞI BOZUKSA İÇİ DE SORUNLUDUR !

 


Sağlıklı nefes alabilmemiz burnumuzu doğru şekilde kullanmamız gereklidir. Sağlı...

Sünnet Hakkında Merak Edilen Her Şey!

Optik camınızı seçtiniz, peki ya kaplaması?

Optik camlarda ‘daha fazla görüş konforu ve dayanıklılık’ için ö...

VÜCUTTAKİ SAATLİ BOMBA: “AORT ANEVRİZMASI”

Nerede ve ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan ve genellikle belirti vermeyen aort anevr...

ÇAPRAŞIK DİŞLERİN TEDAVİSİ İÇİN YAŞ SINIRI YOK

ORTO...

Çocukluk ve ergenlikte ses kısıklığına dikkat

9 İlaç Daha Geri Ödeme Sistemine Eklendi

Bakan Selçuk: “Biri Lösemi, 4’ü Epilepsi Olmak Üzere 9 İlacı Da...

Verem Olarak Bilinen Tüberküloz Hastalığı Önlenebilen Bir Hastalıktır

Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası nedeniyle açıklama yapan Eskişehir İl Sağlık Müd...

Çocuğunuzun arkadaşı değil, anne-babası olun

PANKREAS EN KORKULAN KANSER TÜRÜ OLMAKTAN ÇIKIYOR

Bu tedaviler umut veriyor!...

Balkabağının faydaları saymakla bitmiyor

Kış aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan balkabağı, çorbadan tatlıya ...

AHEF: “HAYDİ BÜYÜKLER SİZ DE AŞIYA!”

Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Konferansı

Ağız ve Diş Sağlığı Hastanemizde “Diş Fırçalama Teknikleri ve Ağız Bakımı, İmplant U...

Büyüme çağındaki çocuklar için önemli bir besin: Tereyağı

 
 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
Hüseyin DÜŞ
Mayamız mı ekşidi?
 
Hüseyin GÜVEN
KUZEY VE GÜNEY…
 
Konuk Yazar
RAPOR DEĞİL MAKALE
 
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
ELENEN ÖĞRENCİ DEĞİL SİSTEMİN KENDİSİDİR
 
Nevzat Laleli
YUVA KURMAK SERAPA HAYIRDIR
 
Özgür TIKIZ
Canımızı Acıttın BÜYÜKŞEHİR
 
 
 
 
 

Son Yorumlar
Bu belediye kanunları ile sorunlar çözülmez. Sürek... devamı
 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 944
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2020 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com