Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
“Anne-bebek ilişkisinin etkileri, yaşam boyu sürer” - Eskişehirliyiz Biz Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  26 Kasım 2022 Cumartesi  
1.5 Milyona Yakın Öğrencinin 27 Milyar Liralık Borcu Kaldırıldı
MİLLİ MUHARİP UÇAĞIMIZ SON MONTAJ HATTINA GİRDİ!
BU KIŞ ÜÇLÜ SALGIN COVID-19 KADAR TEHLİKELİ OLABİLİR!
GRİPTEN KORUNMANIN 10 KURALI !
“Anne-bebek ilişkisinin etkileri, yaşam boyu sürer”
3.10.2022 

Çocukta Nesne Devamlılığı

“Anne-bebek ilişkisinin etkileri, yaşam boyu sürer”

İnsanın dünyaya uyum sağlamasında anne-bebek ilişkisinin önemi büyük. Altınbaş Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, sağlıklı bir insan gelişiminde 2 yaşa kadar olan zamanın çok önemli olduğunu belirtti. Bebeklerin zannedildiğinin aksine çevrelerinde olup biteni çok iyi anladıklarına dikkat çekti. Doğru kurulan anne-bebek ilişkisinin etkilerinin tüm yaşam boyu sürdüğünü dile getirdi.

Hemen hemen tüm gelişim alanlarının birbirleriyle paralel bir seyir izlediğini vurgulayan Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, öncelikle bilişsel açıdan insanın belli bir olgunluğa ulaşabilmesi için anne bebek arasında güvenli bağlanım ilişkisinin gelişmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, “Sizi anlamadığını düşündüğünüz bebekler, aslında her şeyi fazlasıyla anlar. Sadece onların anlama şekli, yetişkinlerden farklı olarak, kendine has bir düşünce süzgecine sahip özel sistemidir.” diyerek özgüvenli bireylerin yetişmesinde temel olan bebeklik çağına ilişkin önemli tespit ve tavsiyelerde bulundu.   

“Bebek, “annem gitse de geri gelecek” düşüncesini oluşturabilmeli”

Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, bebeklikte bilişsel gelişim açısından en önemli keşfin, nesne devamlılığı kavramı olduğunu iletti. Nesne devamlılığının, gerçek dünyadaki nesnelerin görüş alanı dışına çıktıkları zaman bile var olmaya devam ettiklerine ilişkin farkındalık durumu olduğu anlattı.  Yani bunun bir anlamda, bebek için, “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur” tabirinin bilimsel tanımı olduğunu söyledi. 1,5-2 yaş arasında bu yetinin kazandırılmış olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, “Bu kavramın bir diğer boyutu ise kişi devamlılığı’dır. Bebek için, “kişi” görüş alanında değilse, yok hükmündedir. Bebek için en önemli kişinin, onun her türlü ihtiyacını karşılayan ve ona bakım veren kişinin annesi olduğu düşünülürse, 1,5-2 yaşına kadar bebeğin, annesi gözünün önünden kaybolduğunda, yok olduğunu düşünerek kendisini parçalarcasına bu olayı protesto etmesi normaldir. Ancak bebek, nesne ve kişi devamlığını kazandığı andan itibaren, bulunduğu yerden başka yerlerde de yaşamın devam ettiğini algılayabilir, “Annem gitse de geri gelir” diyebilir.” şeklinde açıkladı. 

“Güvenli bağlanım, önemli bir rol oynar”

Öte yandan bebeklik döneminin sosyal gelişim özellikleri irdelediğinde, dönemin önemli kazanımlardan birinin, bebek ile anne arasında gelişen güvenli bağlanım ilişkisi olduğu vurgulayan Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, “Bebeğin kişi devamlılığı problemini olumlu bir şekilde çözebilmesinde, güvenli bağlanım, önemli bir rol oynar. Bir diğer deyişle, bilişsel açıdan gelişerek kişi devamlılığını kazanmış olan bebek, eğer o güne kadar annesini her ihtiyaç duyduğunda tutarlı bir şekilde yanında bulmuş ise o zaman ona karşı güvenli bir bağlanım sağlamış olur. Bu sayede de bebeğin düşünce sistemi “İnsanlar gözümün önünden kaybolduğunda yok olmuyorlar, artık bunu biliyorum. Annem de bugüne kadar her ihtiyaç duyduğumda benim yanımda olduğuna göre, annem şimdi gitse de geri gelir ve benim ihtiyaçlarımı karşılar...” şeklinde bir düşünce sistemine dönüşür.” diye konuştu.    

“Bebek, annesinin ayrı bir varlık olduğunu keşfetmeli”

Bebeklik döneminin benlik gelişimi olarak tanımlayabileceğimiz parçasının da yine bebeğin ayrılıklara vereceği tepkiler olduğuna işaret eden Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, “Bebek, 1,5-2 yaşına kadar, davranışları ile bu davranışların sonuçları arasındaki ilişkileri keşfetmekle meşguldür. Örneğin, bir nesneyi yakalamak için ne kadar uzanması gerektiğini, yemek tabağını masanın kenarından aşağı ittiğinde neler olabileceğini, ellerinin vücudunun bir parçası olduğunu, fakat karyola parmaklığının vücudunun bir parçası olmadığını öğrenir.” dedi. Tıpkı karyola parmaklığının vücudunun bir parçası olmadığını öğrenmesi gibi, bebeğin, bu süre zarfında annesinin de ayrı bir varlık olduğunu anlaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özen, henüz bunun farkına varamayan bebeğin, annesi gözünün önünden kaybolduğunda, hem “Giden geri gelmez” düşüncesi hem daha annesiyle olan önceki deneyimleri çerçevesinde tepki verdiğini anlattı. Bebeğe, “Annem zaten bugüne kadar hiçbir zaman ihtiyaç duyduğumda benim yanımda olmadı ki” düşüncesi yerleşmişse buna bir de “annesinin kendisinden ayrı olmaması gerektiği, onun bir parçası olduğu”na olan inancı da eklendiğinde, ortaya çıkan durumun içinden çıkılmaz bir hal aldığına dikkati çekti.   Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen “Kişi devamlılığı”nı kazanan bebeğin, annesinin kendisinden ayrı bir varlık olduğunu anlaması ve en önemlisi de annesiyle kurmuş olduğu ilişkisine güven geliştirmiş olmasının önemini vurguladı. Ancak bu şekilde bebeğin, annesinden ayrıldığında sükunetini koruyabildiğini, “Bir işi olduğu için gitti ama gitse de geri gelir, o beni bırakmaz, bugüne kadar da hep böyle olmadı mı?......”şeklinde düşünceler geliştirir, aynı mekanda olmasa da onun döneceğini hissedebilir. Bu güven ilişkisi, bireyin tüm hayatını etkileyecek çok önemli bir süreçtir.” dedi.

“Bebek, yetişkin bakış açısıyla yargılanmamalı”

Prof. Dr. Özen, bebeğin 2 yaşına kadar bu tepkileri vermesinin normal olduğunu asıl problemin, iki yaşını geçtiği halde bu tepkileri vermeye devam etmesi olduğu tespitinde bulundu. “Şu hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, bebek bir yandan kişi devamlılığını kazanırken bir yandan da annesiyle kurduğu ilişkiyi test edebilmek için birtakım girişimlerde bulunur. Yetişkinlerin bunları anlaması çok kolay değildir. Kendi içinde farklı kurallar ve bakış açıları içerir. Onun için hiçbir zaman bir bebek, yetişkin bakış açısı temel alınarak yargılanmamalı, bebeğin verebileceği çok doğal tepkiler, “çok huzursuz bir bebek” ya da “huysuz” şeklinde etiketlenmemeli.” tavsiyelerinde bulundu. Bir bebeğin yaşadığı bir olaya herhangi bir şekilde tepki vermesinin, kendisine göre bir anlam ifade ettiğini dile getirerek, bunun yetişkinlerin düşünce sistemine uymaması, böyle bir tepkinin anlamsız olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Bebek için bir anlamı olan bu tepkilerin, yetişkinler tarafından anlaşılmaya ve anlamlandırılmaya çalışılması gerektiğini ifade etti. 

“Anneciğim sen gidince bir daha dönmeyeceğini düşünüyorum ve çok korkuyorum”

Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, bebek davranışlarına örnekler vererek annelere önerilerde bulundu. “İki yaşına geldiği halde, bir bebek, annesi işe gittiğinde huzursuzluk yaratıyor ve anne geri döndüğünde de ona nefes aldırmayacak ölçüde bire bir ilgi talep edecek davranışlarda bulunuyor ise, bunun onun “Anneciğim sen gidince bir daha dönmeyeceğini düşünüyorum ve çok korkuyorum…” mesajını veriş şekli olduğu düşünülmeli.  Bu noktada bebek ile anne arasında bugüne kadar kurulan ilişkinin niteliğinde problem olduğunun, gelişmesi gereken güven ilişkisinin oluşmadığı anlaşılır.” diye konuştu.

 “Anne, tutarlı tepkiler vermeli”

Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, bunun çözümü için öncelikle, anne-bebek etkileşiminde “yeniden yapılandırılma” çalışmalarının başlatılmasını önerdi. Annenin tutarlı ve sözünde duran bir profil çizmesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen sözlerine şu şekilde devam etti.  “İlişkinin güven temeline oturtulması, annenin, bebeğin ihtiyaçlarına zamanında ve tutarlı tepkiler vermeye başlaması, işten dönüş saatlerinin belli bir düzende olmasına dikkat edilmesi, dışarı çıkarken bu ayrılışın kaçarak, çocuğu aldatarak değil, ona açıklama yaparak gerçekleştirilmesi, geri dönüldüğünde de “İşte bak sana söylemiştim şu kadar saat gideceğim sonra döneceğim ve bak döndüm…” şeklinde “sözünde duran bir anne” olunduğunun bebeğe hissettirilmesi gerekir. Bebeklerin kollarında yetişkinler gibi bir saat olmayabilir ya da onlar, bir yetişkin kadar, yapılan açıklamaları anlamıyor görünebilirler. Ancak şu hiçbir zaman unutulmamalı ki, onların da kendi kafalarında bir saat var ve bu saat, çevresinde yaşanan olaylar belli bir düzende işlediği koşullarda, çok da dakik bir saattir. Her akşam 6’da işten dönen bir annenin, bebeğini kapıda onu beklerken bulması ve 5.30’dan itibaren onu her gün beklediğini öğrenmesi, şaşırtıcı değildir. Ayrıca, o sizi anlamadığını düşündüğünüz bebekler, aslında sizi fazlasıyla anlamakta. Sadece onların anlama şekli, yetişkinlerden farklı, kendi süzgecine sahip bir düşünce sistemidir.”

Gönderen: journal
428 defa okundu 





Paylaş

Bu habere yorumlar


Sağlık Haberleri
En Çok Okunanları
Propolis vücut direncini güçlendiriyor
Ani ve şiddetli ses, işitme kaybına yol açıyor!
Eskişehir Şehir Hastanesi Geriatri Atölyesi Açıldı
ESOGܒden Orijinal ve Yerli Plazma Kalem
HAMİLELİKTE ENFEKSİYONLARA KARŞI BU ÖNLEMLERE DİKKAT!
Detoks suları mucize yaratmıyor
ESOGÜ Hastanesi’nde Hasta Hakları Günü Kutlandı
Sağlıklı yaşam meme kanseri riskini azaltıyor
16 Yaşındaki Hastanın Beyin Kanaması Ameliyatı Başarı İle Yapıldı
ŞEHRİN HASTANESİ ESKİŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ 4.YAŞINI TAMAMLADI
Mobbingle Mücadele Destek Hattı Açıldı
DEHB’li çocuklar sporun hangi branşıyla ilgilenmeli?
BAYILMA CİDDİ KALP HASTALIĞI BELİRTİSİ OLABİLİR !
EKSİK DİŞLER MİDE SORUNLARINA ZEMİN HAZIRLIYOR !
Sürekli Yeme İsteğinizin Altında Leptin Direnci Olabilir!
 


Sağlık Haberleri
 
 
Gözlerde Katarakt Sorunu Çocukları da Etkiliyor! Nelere Dikkat Edilmeli?
Gözlerde Katarakt Sorunu Çocukları da Etkiliyor! Nelere Dikkat Edilmeli?
TOPLADIĞINIZ MANTARLARIN RENGİ VE KOKUSU ALDATICI OLABİLİR
GRİP VE ZATÜRREDEN AŞI İLE KORUNMAK MÜMKÜN
Günümüzde kadına yönelik şiddet artmaya devam ediyor
Kadına yönelik şiddetle mücadelede aile, “psikolojik” yönden güçlendirilmeli
Vakalar artıyor! “ACI BAKLA, GİZLİ BİR ALERJENE DÖNÜŞTܔ
KIŞIN CİLDİ KORUMANIN 8 ETKİLİ YOLU!
“85 bin yeni çalışma arkadaşımızla, 115 bin ilave personel istihdamı sağlayacağız”
Uzmanlar uyarıyor: Uzun süre aç kalmak metabolizmayı bozuyor!
Deprem fobisi, depremi yaşamadan da oluşabilir
Düzce’de dün meydana gelen deprem, özellikle depremi yaşayan kişilerde panik ve...
BU KIŞ ÜÇLÜ SALGIN COVID-19 KADAR TEHLİKELİ OLABİLİR!
Havaların soğumaya başladığı bugünlerde üst solunum yolu enfeksiyonları da hızla artıyor v...
INFLUENZA HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKEN 7 ÖNEMLİ NOKTA!
Domuz gribi (Influenza-A) çocuklara göz açtırmıyor!Anne babalar dikkat! Bu hatala...
Fırçalama ilk süt dişi ile başlamalı…
Bakımlı ağız, sağlıklı ilişkinin ayrılmaz bir parçası! Bakımlı ağız, sağlıklı bir ilişki...
GRİPTEN KORUNMANIN 10 KURALI !
Dr.Fevzi Özgönül konu hakkında önemli bilgiler verdi.Grip özellikle yaşlıla...
 


Önceki Başlıklar
Deprem korkusu herkeste farklı olabilir
Son aylarda İzmir ve Düzce’de meydana gelen depremler korkuya yol açtı. Depre...
AKCİĞER KANSERİ AMELİYATINDA TEK KESİ DÖNEMİ
Akciğer kanserinde tedavinin başarı oranı yüzde 70’lere varıyorTek Port VATS ile ayn...
Stent Sonrası Beslenmeye Dikkat! Nelere Dikkat Edilmeli?
Uzman Diyetisyen Didem Yıldız Küçük konu hakkında bilgiler verdi. Ka...
YANLIŞ UYKU POZİSYONU AĞRILARA NEDEN OLABİLİYOR !
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında ö...
SIK GEÇİRİLEN ENFEKSİYONLAR KRONİK BRONŞİTE NEDEN OLUYOR
Havaların soğuması ile daha sık görülen bronşit, çoğunlukla enfeksiyon kaynaklı ols...
SÜREKLİ ESNİYORSANIZ NEDENİ BU OLABİLİR !
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım konu hakkı...
Depremi yaşayanların yüzde 20’sinde travma oluşuyor
Kişiyi aşırı derecede korkutan, dehşet içinde bırakabilen, yoğun bir çaresizlik hissi ...
BU SALGIN GRİP Mİ, YOKSA COVİD Mİ, NASIL ANLAYACAĞIZ?
Prof. Dr. Şevket Özkaya, bunu klinik olarak ayırt etmenin çok zor olduğunu söyleyer...
GÖZLÜK NUMARANIZ HIZLA ARTIYORSA DİKKAT !
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Eyüp Özcan konu hakkında bilgiler verdi. Keratok...
Beyin tümöründe en sık görülen 7 belirti
Beyin tümörlerinin hemen hemen her yaş aralığında görülebildiğine, ancak 10 yaş ...
Kumar Bağımlılığı Neden Olur? Nelere Dikkat Edilmeli?
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Cemil Çelik konu hakkında bilgiler verdi. Ku...
GEÇMEYEN KAS HASTALIKLARINDA TİMOMA ARAŞTIRILMALI!
Göğüs kafesinin arkasında akciğerler arasında bulunan küçük bir organ ola...
Duruş bozukluğuna karşı 6 önemli öneri
Tablet ve telefon kullanımı kamburluğu arttırdıMasa başı çalışanlar 30 dakikada bir mola veri...
Dikkat! Akciğer embolisi riski taşıyor olabilirsiniz…
Uzmanlar uyarıyor:Hayati tehlikesi oldukça fazla…Genelikle kan pıhtısı nedeniyle bir v...
Tek bir çiçek kaynağından üretilen bal şeker hastalığına iyi geliyor
Toronto Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, ham ve tek bir çiçek kaynağından...
 
Tuz stres yapıyor
Yeni bir bilimsel çalışma, çok fazla tuz içeren bir beslenmenin stres seviyeler...
Yemekleri tekrar tekrar ısıtmak doğru mu?
Nelere dikkat etmek gerekiyor?Diyetisyen Muhammed Şahin konu hakkında bilgiler verdi. ...
Dikkat! Sosyal medyadaki bilgi akışı FOMO’ya sebep oluyor
Deneyimsiz yatırımcılarda sürü davranışı görülüyor…Borsada yatırım y...
PANKREAS KANSERİ HAKKINDA DOĞRU SANILAN 11 YANLIŞ BİLGİ!
KASIM AYI-PANKREAS KANSERİ FARKINDALIK AYIİşte bilimsel gerçekler! Toplumsal ve bireysel...
Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası
Eskişehir İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Uğur Bilge’nin “Toplum Ağız Diş Sağl...
DİŞ ÇÜRÜKLERİ VE DİŞ KAYBINI ÖNLEMEK İÇİN BUNLARA DİKKAT EDİN!
Ağız ve diş sağlığı genel sağlığın önemli bir parçasını oluşturuyor ve yaşam kalitesini ...
Fizik Tedaviye Erken Başlanılmazsa Felcin Kalıcılık İhtimali Artıyor
Türkiye’de yılda ortalama 140 bin kişi felç geçiriyor. Felç ge&ccedi...
Havalar Soğudukça Kalp ve Damar Hastalıkları Artıyor!
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Muharrem Arslandağ konu hakkında bilgiler verdi.Bilimse...
Sigara akciğer kanseri riskini 20 kat arttırıyor
Akciğer kanseri her yıl dünyada 1.7 milyondan fazla insanın ölümüne neden olan c...
GÖZ KAPAĞI DÜŞÜKLÜĞÜ CİDDİ HASTALIKLARIN BELİRTİSİ OLABİLİR!
Bu belirtiler varsa, dikkat!‘Göz kapağı ameliyatı’ olmadan önce mutlaka&hellip...
Tütünle etkin mücadele edilirse akciğer kanseri önlenebilir
TÜSAD AKCİĞER KANSERİ FARKINDALIK AYI’NDA BİR KEZ DAHA UYARDI2020 yılında tüm dü...
Türk bilim insanının Covid başarısı: Dünyada ilk 10’dayız!
Geneis Kurucusu ve Tıbbi Genetik Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Erçelen ve ekibi, Covid dönemin...
Cilt lekeleri kabusunuz olmasın
Çeşitli sebeplerle ciltte oluşan lekelerden kurtulmanın yollarını açıklayan Dermatoloj...
18 Kasım Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası
Eskişehir İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Uğur Bilge’nin “Dünya Antibiyot...
KAHVEYİ YEMEKTEN SONRA İÇMEYİN !
Uzman Diyetisyen Melike Çetintaş konu hakkında önemli bilgiler verdi.Kahv...
 
 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
BU KOCA ŞEHİRDE EVSİZİM
 
MATEMATİK TEMEL ZAYIFLIĞI VE ÇÖZÜMÜ
 
Beyaz çay tüketiyor musunuz?
 
Suriyeli Mehmetçikler
 
GÜNDOĞDU YILDIRIM
ÖĞRETMENİN SUÇU NEDİR?
 
Hüseyin DÜŞ
Biyolojik alanımız ve şifa
 
Hüseyin GÜVEN
MİHALIÇÇIKSPOR (FUTBOL) ÜVEY EVLAT MI?
 
 
 
Konuk Yazar
BİR FESTİVAL VE 2 EYLÜL SENDROMU
 
Nevzat Laleli
HAY-DER’DEN ANKARA VALİSİNİ ZİYARET
 
Özgür TIKIZ
Açıklıyorum! Ben de Başkanlığa Adayım 26 Söz Veriyorum!...
 
 
 

 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 342
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2022 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com