Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
EYT’de görüşmeler hızlandı: Vedat Bilgin aralık ayını işaret etti - Eskişehirliyiz Biz Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  2 Ekim 2022 Pazar  
MODAV-ICA 2022 Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde sona erdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan Genel Kurul’a girince CHP ayağa kalkmadı
EPDK’dan Yaklaşan Kış Öncesi Önemli Karar
Yeni akademik yılın ilk gününde öğrencilerin belirlediği menü servis edilecek
EYT’de görüşmeler hızlandı: Vedat Bilgin aralık ayını işaret etti
11.8.2022 
.

EYT Platformu üyeleri, dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile bir araya gelerek EYT’nin bu yılın sonuna kadar çözülmesi için söz aldı.

Bakan Bilgin, Ülke TV Canlı Yayınında Küresel Dönüşüm Sürecini ve Türkiye'nin Rolünü Değerlendirdi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Ülke TV canlı yayınında gündeme ilişkin ve küresel dönüşüm sürecinde Türkiye’nin yerini değerlendirdi. Bilgin, Türkiye’nin tüm sosyal meselelerinin önünde dosya halinde durduğunu anımsatarak, “İşsizlikten geçici işçiler sorununa, sözleşmelilerin kadro sorunlarından, EYT’ye kadar hepsi dosya dosya önümüzde, bunları çözmek bizim görevimiz” ifadesini kullandı.

Bilgin, dünyada yaşanan krizler karşısında Türkiye’nin büyük dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Dünyadaki büyük yapısal değişmeyi görmeden Türkiye’de olup biteni anlamak mümkün değil. Bunun için meseleye önce makro çerçevede bakarak daha sonra mikro çerçeveye doğru daraltarak ele almak gerektiğini düşünüyorum. 2000’li yılların başından itibaren küreselleşme kavramı çok tartışılan bir kavramdı. Bu tartışmanın temel bakış açısının oturduğu zemin neoliberalizim üzerinden küreselleşmeyi değerlendirmek. Hatta onunla ilgili tahminlerde bulunmak. Küreselleşme tartışmalarında büyük çoğunlukla ortaya çıkan neoliberal iyimserlik dünyanın küreselleşeceğini, neoliberal ülkelerin bütün dünyada geçerli olacağını, sosyal hakların artık önemini yitirdiği, bireyin merkeze taşındığı, toplumsallığın kaybolduğu, ulus devletin yok olacağı şeklinde doğrusal bir analiz vardı. Bir de ‘küreselleşme diye bir şey yok’ diye karşıt tavır alanlar vardı. 2000’li yılların başında hâkim olan neoliberalizm 2008’den sonra, dünya ekonomik krizi ile birlikte birdenbire çöktü. Ardından yaşanan başka bir tartışma ise post endüstriyel çağa girdiğimizde yaşandı. Bu varsayım endüstri çağının sonunun geldiği, yeni bir dünya ekonomisi, çalışma ilişkileri, üretim şekli üzerine kurulu bir varsayımdı. Bu varsayım göz ardı edildi ama ben hala o analizin geçerli olduğunu, farklı bir toplum modeline doğru gittiğimizi, küreselleşmenin bu farklı toplumsal modellerinin bütün yerküreye yayılacak bir dinamizm kattığını düşünüyorum. Neoliberal tezler çökerken bunun göz ardı edilmesinin düşünsel bir problem olduğunu ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

Dünyanın küresel ölçekte değiştiğini belirten Bakan Bilgin, “80 öncesi az gelişmiş ülkelerin neden sermaye çekemediği ve sermayenin gelişmiş ülkelerde dolaştığı tartışılırdı. Baktık ki yabancı sermaye Çin’e kadar gitmiş. Bunu ekonomik bakımdan değerlendirdiğimiz zaman üretim şeklinin değişmesinin arkasında sermayenin hareketliliği var. İkincisi belki de sermayeye bu dinamizmi kazandıran teknolojinin hareket hızıydı. Farkettik ki iletişim teknolojileri ekonomik üretim şekillerinin değişmesinde başat bir rol oynamaya başladılar. Teknoloji transferi bir anlamda bilgi transferi ile bilişim sistemlerindeki değişim ile oluyordu. Örneğin; ABD de icat edilmiş bir şey bu değişimlerden önce, çeyrek yüzyıldan sonra başka bir ülkeye çoğu da teknoloji casusluğu ya da eğitim yoluyla transfer ediliyordu. Şimdi Japonya’nın otomobil endüstrisine geçmesi konusunda hükümet kollarını sıvıyor, teşvik veriyor. Toyota aslında bir dikiş makinası ve dokuma tezgâhı üreticisi ama otomobil yapmaya soyunuyor sonra ona destek olup teşvik veriyorlar, dünyanın ünlü otomotiv fabrikalarında eğitim gören mühendisleri çalışma yapmaları için gönderiyorlar. İnşallah TOGG ile birlikte Türkiye de aynı sürece katılacak. Bilgi teknolojileri, bilişim endüstrisi, bilginin ulaşılmasını ve yayılmasını olağanüstü kolay hale getirmiştir ve hızlandırmıştır. Bir icat bulup saklarsanız paralel buluşlarla başka bir yerde başka biri buluyor ve zarar ediyorsunuz. Ülkeler arasındaki mücadele ve  hegemonya da değişmeye başlıyor. Neoliberal tezlerin çöküşlerine dair asıl nokta burası. Ülkelerin ulus devlet kimlikleri bu sürecin en önemli başat rekabet unsurlarını oluşturuyorlar. Bu da Batı’nın 200 yıllık egemenliğinin sarsılmasına yol açıyor. 20-25 sene önce yoksul bir ülke olan Çin, ‘Asya Kaplanları’ denilen ülkeler harekete geçiyorlar. Türkiye de harekete geçiyor. Türkiye’nin değişiminin arka planında bahsettiğim küresel dinamikler var. Bu dinamiklerin farkedilmesi ve yönetimin de süreci yönetmesi ile birlikte Türkiye de değişime katıldı” diye konuştu.  

Bilgin, ihracata dayalı ekonomi modelinin aslında Japonya, Güney Kore gibi Asya ülkelerinde uygulanan modeller olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Her birinin dünya çapında markaları var, bu modeli uyguladılar ve başardılar. Türkiye de bu değişimi yaratan dinamikleri fark etti ve kendisini bu süreci yönetecek şekilde yeniden yapılandırdı. Burada ulus devletlerin ya da milli devletlerin fevkalade önemi var. Ülkeler arasındaki yarışma, Batı egemenliğinin çökmesi, yeni ülkelerin tarih sahnesine çıkması Batı’da kolay kabul edilmedi. Bu defa siyasal müdahalelerle karşılık verdiler. Bu müdahaleler içerisinde iç savaş çıkarma, darbeler, doğrudan doğruya askeri müdahaleler var. Irak, Suriye, Afganistan durduğu yerde parçalanmaya başlamadı. Batı’nın hegemonyasının parçalanması ve  

Asya’nın yükselişi ile birlikte başlayan süreç aslında Batı’nın krizini ortaya çıkardı. Bu değişimin merkezinde yer alan ülkelerden birisi de tabii ki Türkiye’dir. Türkiye kendi haline bırakılacak bir ülke değildir. Batı sistemi Türkiye’yi hep kontrol altında tutmak istemiştir. Enerji kaynaklarının ticaret yolarının merkezinde olduğu dikkate alınınca, Batı zaten dikkate almış ve değerlendirmiştir. Önemli Batı düşünürleri bunların farkındadır hatta siyasetçileri, istihbaratçıları vs. hepsi bu ilişkilerin içindedir. Türkiye’de ki büyükelçiler, Batılı servislerin elemanlarının kendi ülkelerinde geldikleri yerleri gördüğümüz zaman şunu bilmemiz lazım, Türkiye ihmal edilecek bir ülke değildir ve Batı sisteminin hegemonik döneminde de kontrol altında tutulması gerekmektedir.”

“27 Mayıs Anayasası Demokrasiyi Etkisiz Hale Getirmiştir”

Türkiye’nin demokratikleşmesinin tarihte de hep bir takım müdahalelerle kesildiğini söyleyen Bakan Bilgin, şunları kaydetti:

“Seçilmiş Başbakanını idam eden ilk ülke Türkiye’dir. 27 Mayıs’ın özeti budur. Bunu savunmaya kalkanların o Anayasanın bir militarist bir ideolojinin Anayasası olduğunu, arkasındaki demokratik güçleri sınırlandıran bir hükümet modeli kurduğunu unutmamaları gerekir. Bu ifadeyi kullananların biraz da utanması gerekir. 27 Mayıs Anayasası en kibar söyleyişle demokrasiyi etkisiz hale getiren bir model kurmuştur. Bunu masum göstermek mümkün değildir. Birincisi NATO karargâhı üzerinden düzenlenmiş kararlar, ikincisi de Türkiye’nin ekonomisini denetim altında tutacak ilişkiler. Bunları da etkili bir şekilde IMF, Dünya Bankası gibi mekanizmalar üzerinden Türkiye’nin hem ekonomik hem siyasal bakımdan bağımsızlığını engelleyen, müdahaleye açık ve kontrol altında tutulan bir ülke konumuna getirmeye çalışıyorlar.”

“Türkiye, Evrensel Bilgiye Ulaşacak Kanalları Açmıştır”

Bilgin, son 20-25 yılda Türk toplumsal yapısında olağanüstü değişimler yaşandığının altını çizerek, “Bu değişimleri görmeden bütün bu siyasal reformları, Türkiye’nin değişimini anlamamız mümkün değil. Yani esas toplumsal değişim olmadan bunların başarılması mümkün değil. Neden Menderes idam edilirken toplum ayağa kalkmadı da 15 Temmuz’da toplum ayağa kalktı? Bu soru bütün bu değişimin ülkeyi nasıl güçlü hale getirdiğini, Cumhuriyeti güçlü hale getirdiğini, demokratikleştikçe önünün açıldığını, insanların yurttaşlık bilincini eyleme dönüştüremediğini gösteren veya dönüştürdüğünü gösteren olaylardır. Birisi 27 Mayıs’ta sessiz kalan köylü toplum diğeri de 15 Temmuz’da demokratik sisteme yabancı bir servisin devşirilmiş bireylerinden yapılan işgal girişimine verilen cevaptır. Toplumsal değişimi çok iyi anlamalıyız. Köylü toplum yapısında hareketlilik düşüktür. Bu düşüklüğün sebebinin birisi meslekleşme düşüktür diğeri de eğitim seviyesi düşüktür. 1970’lerden itibaren Türkiye’nin sanayi ile tanışması, mesleklerin, eğitimlerin Türkiye’nin her kasabasında, her köyünde açılan liselerle, bölgesel üniversitelere, eğitim sistemine katılımda aşağıdan yukarıya yaşanan hareketlilik eğitim sorunun hızlı bir şekilde aşılmaya başladığını gösterir. Üniversite sayısının artmaya başlaması değişimin başka bir göstergesidir. Pandemi öncesi Türkiye’nin sadece yurt dışındaki doktora öğrenci sayısı 25 bindir. Türkiye’nin dünyanın sayılı her üniversitesinde eğitim gören öğrencisi vardır. Türkiye evrensel bilgiye ulaşacak kanalları bu değişim ile açtı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı özellikle muhalefet tarafından negatif bir dil kullanıldığını kaydeden Bilgin, “Ben buna negatif politizasyon diyorum. Niye? Yaratıcı değil. Alternatif koymadan, Türkiye’nin yaşadıklarını değerlendirerek üretilen bir siyasal dil değil. Karşı çıkarak, reddederek, karalayarak oluşturulan bu dil Türkiye’ye katkı yapmıyor, simetrik bir çıkmaza dönüştürüyor” değerlendirmesinde bulundu.

“15 Temmuz, Toplumsal Ekonomik Değişimlerin Devrimsel Nitelikteki İfadesidir”

Türkiye’nin toplumsal yapısının temel dinamiklerinin analiz edilerek bulunabileceğini belirten Bilgin, “Türkiye’nin her yerinde devlet ile toplum arasında bir ilişki biçimi vardır. Bu ilişki demokratik olarak, yurttaşın rızası alınarak kurulur. Modern zamanlarda demokrasiye geçmemiş toplumlarda devlet ile toplum arasındaki farklılaşma açık hale gelir. Modernleşme süreci devlet ve toplumu karşı karşıya koyar. Sorun devletin sivil toplumun taleplerine göre dönüşümüdür. Bu dönüşüm devlete siyaset sürecinde yansır. Siyaseti dışarda bırakıp kurumları esas alırsanız o dönüşümün sağlayacağı etkiyi yok sayarsınız. Bu aynı zamanda demokratikleşme sürecinin karşısında yer almaktır. Çünkü aslında devlet dediğimiz şey soyut bir mekanizmadır. Onun örgütlenmesini sağlayan 2 temel unsur vardır. Birincisi beşeri unsur yani bürokrasidir diğeri ise hukuki yapıdır. Bu yapıyı belirleyen devletin içinde örgütlenmiş olan beşeri grup var, burada ciddi sorunlar vardır. Tek partili rejimlerin en büyük problemleri budur. Türkiye’nin son 20 yılda yaşadığı değişimlerin geldiği noktada Türkiye toplum hangi partiye oy verirse versin, yurttaş olmanın hak ve özgürlüklerini kullanmak açısından bürokrasinin siyasal gücünü elinden alıp topluma vermiştir. Esas demokratik dönüşüm budur. Türkiye bunu başardığı için 15 Temmuz’dan sonra NATO karargahına sığınan alçakları mağlup etmiştir. Bu tesadüfen olan bir şey değildir, dünyada örneği de yoktur. Türkiye’nin uzun bir devlet geleneği ve devletin içinde başka bir sembolik değer olan bağımsızlık bilinci vardır. Türk halkı bu bilinci demokratikleşme sürecinde devletiyle yeniden inşa etmiştir. 15 Temmuz’un toplumsal ekonomik değişimlerin devrimsel nitelikte bir ifadesi olarak görülmesi lazım” ifadelerini kullandı.

“Türk Sanayisi Ultramodern Teknolojilerle Üretim Yapan Bir Yapıya Doğru Hızla İlerliyor”

Bakan Bilgin, kontrol altına alınmış Türkiye’nin ekonomi modelinin devam etmesinin mümkün olmayacağına vurgu yaparak, şu bilgileri aktardı:

“O model ithal ikamesi modeliydi. Değişen Türkiye birçok şeyi ithal etmekten vazgeçti. Dünyanın birçok yerinde ithal ikame başarılı olmuştur fakat bizde başarılı olmamıştır. İthalata bağımlılıktan çıkaran bu model Türkiye’de bağımlılığı arttırmıştır. Bunun sebebi ise IMF, Dünya Bankası vs. ve bunların olumsuz yönlendirmelerinden kaynaklanmaktadır. 2000’li yıllarda ben Devlet Demiryolları Genel Müdürüyken demiryollarını nasıl modernize edeceğimize dair bir çalışmam vardı. Hızlı tren teknolojisini Türkiye’ye getirmeden bunu yapmak anlamsız olacaktı. O zamanlar dünyada saatte 300 km saatte giden trenler vardı, daha hızlısı 350’ye çıkan bir trene binmiştim ben. Paris- Fransa ile İngiltere arasında aynı şeyler bütün dünyada var. Bu Türkiye’de neden yok? Dünya Bankası’nın demiryolları ile ilgili bir yöneticisi geldi ve toplantı yaptık. Bir araştırma yaptırmışlar, çalışmada Ankara-İstanbul arasındaki yol hariç Türkiye’nin demiryollarının kapatılması lazım bu Türkiye’ye zarar veriyor diyor. Dünya Bankası, bu raporda Türkiye’ye demiryollarından vazgeçin diyor. Demiryollarından vazgeçmiş ve kalkınmış bir ülke var mı? Sanayileşmenin alt yapısında ulaşım, ulaşımın merkezinde de demiryolları var. Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Paşa Cumhuriyet’in fert başına düşen milli geliri çok düşükken kalmış 3000 km’ye yakın demiryolu yapmış. Türkiye imparatorluk döneminde 25 yıl önce demiryollarına el atsaydı, tarih değişirdi. Gazi Paşa’nın yaptığı demiryolunu kapatın ihtiyacınız yok diye bir teklifte bulunuyorlar. Diğer projelere, Türkiye’ye önerilenlere baktığımız zaman da bütünü ile ithalata bağımlı model ortaya çıkıyor. Önemli sektörlerde Türkiye ara malı girdisini ithal ediyor ama Türkiye son 20 yılda onu hızlı bir şekilde aşağı çekti. Türkiye’nin bu modeli, bağımlılık ilişkileri uluslararası finansal kurumlar tarafından denetleniyordu. O zaman Türkiye’de 10 yılda bir enflasyon artıyor, devalüasyon oluyor, IMF’ye müracaat ediliyor, para politikası uygulanıyor, faiz artırılıyor, ücretler kısıtlanıyor, emekçiler eziliyordu. Türkiye bu çemberin dışına çıkma arayışına girdi, ihracata dayalı büyüme modeli bu çemberin dışına çıkma modeli oldu. Batılılar bu çıkış modelinden rahatsız olmuşlardır. IMF’nin kontrolünden çıkmış Türkiye’nin bağımsız hareket etmesi Batı sisteminin yaşadığı krizde Türkiye üzerindeki kontrolün sağlanamaması onlar açısından tehlikeyi gündeme getiriyor. 15 Temmuz’da bunlardan birisidir. Bizim talihsizliğimiz salgın döneminde 2 yıl kaybetmiş olmamızdır. Bütün sanayi kuruluşları kapansın diyenler vardı buna rağmen Türkiye ayakta kaldı fakat krizin giderek enerji maliyetleri üzerinde yoğunlaşması ve Türkiye’yi enerjiden vurdu. Enerji maliyetlerini dışarda bıraktığımız zaman cari fazla veren bu modelin başarılı olduğu ortaya çıktı. Türkiye, 250 Milyar Dolar ihracatı, kendi ithalatını finanse edecek ihracata dayalı büyüme modeli içerisinde gerçekleştirmiştir. Ben sık sık fabrikaları, çalışanları ziyaret ediyorum. Fabrikalarda çeşitli vesilelerle bir araya geliyoruz, üretim tesislerini ziyaret ediyorum. Türkiye ultramodern diyebileceğimiz üretim teknolojilerine ve üretim tesislerine sahip. Türkiye TOGG’u yapıyor. Türk sanayisi ileri teknolojilerle üretim yapan bir yapıya doğru hızla ilerliyor. Bütünü ile bilişim istemleri tarafından kontrol edilen, ileri teknolojilerle üretim yapan bir ülkeyiz.”

İhracata dayalı büyüme modeli ile Türkiye’nin en önemli başarılarından birinin kendi dövizini üretmesi olduğuna değinen Bilgin, “Türk ekonomisi yeni teknolojileri transfer ediyor. Türkiye yüzde 5’in üzerinde büyüdüğü zaman yaklaşık 700-800 bin, yüzde 7’nin üzerinde büyüdüğü zaman 1 milyonun üzerinde yeni istihdam yaratıyor. Bu sene rekor kırmış durumdayız. Bizim ilk çeyrekte 7.1 büyüdük. Türkiye yılın ilk altı ayında yaklaşık 1 milyon istihdam yarattı, yılsonu itibariyle de 1.5 milyon istihdam yaratmasını tahmin ediyoruz. Yüzde 11 civarında işsizlik var, Türkiye 1 milyon ya da üzerinde bir istihdam üretiyorsa, ekonomi büyüyorsa genç nüfusun fazla olmasına rağmen işsizlerinin sayısını düşürüyorsa, işsizliğe karşı temel politikasını doğru kurmuş demektir. İşsizleri eğitime katarak, meslek edinmesini sağlayacak yeni istihdam politikalarıyla meslek kazandırarak, işsizlik oranını belli bir şekilde düzenleyebileceğimiz tek bir formül Türkiye’nin büyüyerek istihdam üretmesidir” diye konuştu.

“31 Milyon İstihdam İle Tarihin En Yüksek Rakamına Ulaştık”

Mevcut durumda 31 milyon insan istihdam edildiğini belirten Bakan Bilgin, bu rakamın tarihin en yüksek rakamı olduğuna vurgu yaptı.

Bilgin, enflasyonun önemli tahribatlarının olduğunu söyleyerek, “İnsanların bireysel ve gündelik hayatlarını sürdürme konusunda sorunlu bir tablo içerisinde yaşıyoruz. Enflasyonun tahribatlarını uyguladığımız politikalarla aşacağımızın altını çizmek istiyorum. Enflasyonun en önemli sebeplerinden birisi pandemi sonrasında küresel sistemde yaşanan krizler ve birçok girdinin üretilmesini sağlayan sistemin çökmesi. İkincisi bunun enerji fiyatlarına yansıması, dünyada büyük bir enerji krizi var. Türkiye’nin dövize olan talebini yerli kaynaklardan ne kadar karşılarsak kurlar o kadar aşağı iner. Türkiye’de şu anda ihracat önemli bir kalem, ikinci bir kalem ise turizmdir. Pandemi etkisiyle turizm gelirlerimiz azalmıştı, savaşın da etkisi var ama bütün bunlara rağmen bu yılsonuna kadar 40 Milyar Dolar turizm girdisini tahmin ediyoruz. Türkiye’de sorun büyük ama ihracatla, turizm ile üreteceğiz, bilgimiz ile yurt dışındaki müteahhitlerin vs. transferleri ile Türkiye’nin gücü ile üreteceğiz. Türkiye’nin üretim gücü artarak devam ettiği sürece sorunları mutlaka çözeceğiz. Bu sorunların arkasındaki sebepleri biliyoruz, mücadele konusunda da kararlılığımızı ortaya koymalıyız. Biz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak sosyal politikalar ile çalışanlarımızın hayatlarını olumsuz etkileyen şartları nasıl düzeltebiliriz bunu çalışıyoruz. Asgari ücreti düzenleyerek, istihdam yaratarak, çalışanların gelirlerini arttıracak 3600 vs. birçok çalışma ile bunları da uyguluyoruz, uygulamaya da devam edeceğiz” dedi.

Sosyal politikanın amacının ekonominin yarattığı tahribatı düzenleyecek bir mekanizma zinciri olduğuna değinen Bilgin, asgari ücrette yapılan düzenlemeler ve diğer sosyal politikalarla bunu her alanda uyguladıklarının altını çizdi.

Bakan Bilgin, Türkiye’nin tüm sosyal meselelerinin önünde dosya halinde durduğunu anımsatarak, “İşsizlikten geçici işçiler sorununa, sözleşmelilerin kadro sorunlarından, EYT’ye kadar hepsi dosya dosya önümüzde, bunları çözmek bizim görevimiz” ifadesini kullandı.

Gönderen: journal
629 defa okundu 





Paylaş

Bu habere yorumlar


Ekonomi Haberleri
En Çok Okunanları
Eskişehirli firmalar, 2022’nin dünya ölçeğindeki en büyük ev ve mutfak eşyaları fuarında!
TÜRK HAVACILIK VE UZAY SANAYİİ ISIF’TE 36 ÖDÜLÜN SAHİBİ OLDU
ALIŞVERİŞ YAPMADAN ÖNCE BUNLARA DİKKAT
Doğal gaz bağlantı bedeline 4 taksit Fırsatı
Elektrik ve doğalgaza zam geldi
Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Ağustos Ayı İhracat Rakamlarını Açıkladı
GAZİRAY’DA KULLANILACAK ARAÇLARIMIZ YERLİ VE MİLLİ
Anadolu’nun Kadim Mesleklerine KOSGEB Desteği VİDEOLU
BUĞDAY VE ARPA HASADI GECİKEN BÖLGELERDE TMO’YA SON ÜRÜN TESLİM SÜRESİ UZATILDI
ETO AKADEMİ’DE YÜZ YÜZE EĞİTİM VE SEMİNERLER YENİDEN BAŞLIYOR
Türkiye, Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi konumunu koruyor
Artan Enerji Maliyetleri Üretimi Etkileyecek
Coğrafi işaretli ürün başvurusunda yüzde 120 artış
ETO’DA SEÇİM TARİHİ NETLEŞTİ
SİVRİHİSAR BELEDİYESİ’NDE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ SEVİNCİ
 


Ekonomi Haberleri
 
 
ETB’de Başkan Zeydan ve Ekibi Güven Tazeledi
ETB’de Başkan Zeydan ve Ekibi Güven Tazeledi
Eylül ayı üretici market ve girdi fiyatları
Metin Güler yeniden ETO Başkanı seçildi
Karadeniz Gaz Sahası’ndaki üretimi kontrol edecek kablo gemisi, İstanbul Boğazı’na geldi
ÇİFTÇİ KAYIT SİSTEMİ’NE BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILABİLECEK
Tarım Kredi’den üreticiye borç yapılandırması
ESKİŞEHİR E-TİCARET MERKEZİ’NİN TANITIMI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
EPDK’dan Yaklaşan Kış Öncesi Önemli Karar
KURAKLIĞA KARŞI 88 YER ALTI BARAJI
Yaşayan Kültür Mirası İşletmeler Destek Programı’na Başvurular Devam Ediyor
Kültür Ve Turizm Bakanlığı tarafından ön başvurusu kabul edilen 602 işletme, 30 Aralı...
Eskişehir Tasarım ve İnovasyon Merkezi (ETİM) açılıyor
Geleceğin Sanayi Tasarımı Eskişehir’den YükseliyorAvrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriy...
“Yayalara Öncelik Duruşu, HAYATA SAYGI DURUŞU”
“Yayalara Öncelik Duruşu, HAYATA SAYGI DURUŞU” Etkinliği Gerçekleştirildiİ&c...
TEPEBAŞI ÇİFTÇİSİNE %75 HİBELİ 30 TON ARPA TOHUMU
Tarım ve Orman Bakanlığının Tarım Alanlarının Kullanımının Etkinleştirilmesi projeleri kapsamında y&...
İnönü’de çiftçilere büyük destek
İnönü’de çiftçilere büyük destek... Tohumlar çift&cce...
 


Önceki Başlıklar
21. KALİTE ŞÖLENİ VEHBİ KOÇ KONGRE MERKEZİ’NİN EV SAHİPLİĞİNDE GERÇEKLEŞTİ
Türkiye’nin ve Eskişehir’in önde gelen firmalarının üst düzey yö...
10 ADIMDA GIDA İSRAFINI NASIL ÖNLERİZ?
Dünya üzerinde 829 milyon insan açlıkla mücadele ediyor  Gün&uu...
BAKAN MURAT KURUM, CANLI YAYINDA SORULARI YANITLADI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İlk Evim İlk İş Yerim Projesi̵...
TARİHİNİN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE
Bakan Varank, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Küresel İnovasyon Endeksi 2022 Raporu...
BAKANDAN ORTA GELİR GRUBUNA İLİŞKİN SOSYAL KONUT PROJESİ AÇIKLAMASI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, orta gelir grubu için sosya...
DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN KALBİ ASTANA’DA ATTI
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye olarak dijitalleşme alanındaki bütü...
%75 HİBE DESTEKLİ 103 TON ARPA ÜRETİCİYE TESLİM EDİLDİ
Tarım ve Orman Bakanlığının Tarım Alanlarının Kullanımının Etkinleştirilmesi projeleri kapsamında y&...
BEBKA, BÖLGE PLANI İÇİN SAHAYA İNDİ
BEBKA, İL ÇALIŞTAYLARININ İLKİNİ ESKİŞEHİR’DE DÜZENLEDİBEBKA, 2024-2028 Bölge...
BEBKA’nın Belediyelere Destekleri Devam Ediyor
SEYİTGAZİ BELEDİYESİ’NİN “TAŞLIK ÇİFTLİK KÖY” BEBKA PROJESİ KABUL EDİL...
Çalışanların enflasyona ezdirilmemesi için gelir vergisi dilimlerine düzenleme getirilmeli
Maaş zamlarının kalıcı refah sağlayabilmesi için gelir vergisine düzenleme şart&...
Rüzgarda Avrupa’nın ve bölgenin yeni üretim ve inovasyon merkezi olmayı amaçlıyoruz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin, rüzgar enerjisi sek...
Hazar’ın doğusunu ve batısını birleştirmeliyiz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türk devletleri arasında daha fazla elektri...
ÜLKE TARIMINDA MODERN SULAMA SİSTEMLERİ HIZLA YAYILIYOR
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NIN MODERN SULAMA SİSTEMLERİNDEKİ DESTEĞİ 1 MİLYAR TL’Yİ AŞTIYA...
BOĞAZDAN TAŞINAN YÜK MİKTARI YÜZDE 40 ARTTI
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, denizyolunda gelişen teknolojiyle birlikte daha az gemiyle daha fazl...
ALMANYA’DA TÜRK RÜZGARI
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, küresel temiz enerjiye geçişte rüzgar en...
 
Türkiye hane başına gıda israfında dünyada 16. sırada”
MÜMSAD Başkanı Ebru Akdağ gıda krizine dikkat çekiyor: “Türkiye hane başına g...
SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI’NA ULAŞIM ARTIK HIZLI VE KOLAY OLACAK
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: 2 EKİM’DE SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI MET...
TEI Ailesi Piknikte Buluştu
Türkiye’nin lider motor şirketi TEI, çalışanları ve çalışanlarının aileleri...
Başkan Erdoğan müjdeleri sıraladı! Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor
Başkan Erdoğan, kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, milyonlarca kişiyi ilgilend...
Afyonkarahisar TSO TOBB Uyum ve Arabuluculuk Merkezi hizmete girdi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Afyonkarahisar Ticar...
Şişecam, Glasstec Fuarı’nda Yeni Ürünleriyle Yerini Aldı
Ar-Ge alanında yaptığı çalışmalar ve geliştirdiği ürünlerle enerji verimliliğini &o...
“Blok mermerde dünya lideriyiz”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Afyonkarahisar Ticar...
İhracat Desteklerine Yönelik Prefinansman Modeli Hayata Geçiriliyor
Ticaret Bakanı Mehmet Muş, ihracatçıların finansman yükünü ortadan kaldırmak i...
PTT E-DEVLET HİZMETLERİ İLE VATANDAŞLARA ANINDA İŞLEM YAPMA İMKÂNI SUNUYOR
PttBank, PttAVM ve PttKargo hizmetlerine dair birçok işlem, PTT iş yerlerine gitmeden e-Devle...
YENİLİKÇİ PROJELER YATIRIMCIYLA BULUŞUYOR
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TechAnkara Proje Pazarı etkinliğinin, Ankara’nın gi...
KOSGEB’e D-8 Daveti
KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt, Gelişen Sekiz Ülke Teşkilatı (D-8) Genel Sekreteri Büy&uu...
TÜRKİYE-KAZAKİSTAN İŞ FORUMU ALMATI’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ
MÜSİAD İhracatı Geliştirme Komisyonu ve MÜSİAD Yurt Dışı Teşkilatlanma Komisyonu koordinas...
Tarım Kredi’de hububat eksperliği eğitimleri devam ediyor
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri İnsan Kaynakları ve İletişim Daire Başkanlığı Kurumsal İleti...
Türkiye’den çığır açacak projeler: Seri üretimi başlıyor
Enerji Bakanlığı’ndan çığır açan yeni projeler geliyor. Bunlardan biri de yü...
Marmaray, Başkentray ve İZBAN İle 1 Milyar 663 Milyonu Aşkın Yolcu Seyahat Etti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı üç büyükşehirde Marmaray, Başkentray ve İZBAN i...
 
 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
BU KOCA ŞEHİRDE EVSİZİM
 
MATEMATİK TEMEL ZAYIFLIĞI VE ÇÖZÜMÜ
 
Pekmezle pişirilen ürünler sağlığa zararlı mı?
 
Suriyeli Mehmetçikler
 
GÜNDOĞDU YILDIRIM
16 YAŞINDA
 
Hüseyin DÜŞ
Biyolojik alanımız ve şifa
 
Hüseyin GÜVEN
BU ÇOCUK BANA FAZLA EŞYAM OLDUĞUNU ÖĞRETTİ!
 
 
 
Konuk Yazar
BİR FESTİVAL VE 2 EYLÜL SENDROMU
 
Nevzat Laleli
ÇALIŞMALARIMIZ DÜNYA ÇAPINDADIR -4
 
Özgür TIKIZ
Açıklıyorum! Ben de Başkanlığa Adayım 26 Söz Veriyorum!...
 
 
 

 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 493
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2022 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com