Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  18 Temmuz 2019 Perşembe  
Kurbanlık Hayvanlarda Yaşın Belirlenmesi
Rektör Çomaklı, ES TV ekranlarında FET֒yü anlattı
DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ ANMA PROGRAMI
Polis Sürücüleri Uyardı! CEZA YAZILACAK
İNANÇ VAR, HER ŞEY VAR
İNANÇ VAR, HER ŞEY VAR
11.05.2019 

Eğitim ve öğretimde çocuklarımıza ve geçlerimize artık yeteri kadar “Atasözleri ve vecizeler” öğretilmiyor. Tabii bunların ne manalara geldiklerinden de “bi haber” (habersiz) gençlerimiz. Sanki onlardan, binlerce yıl yaşanmış, doğrulukları tescillenmiş söz ve davranışların, kendilerinin 60 – 70 senelik kısa ömürlerinde tekrar yaşamalarını ve tecrübelerini kalıplaştırarak yeni vecizeler oluşturmalarını beklemekteyiz.

İkinci önemli hata dilimizde oluşturulmaktadır. Konuştuğumuz ve yazdığımız kelimelerde o kadar çok ve durmadan sürekli değişiklik yapılmaktadır ki dünkü nesil ile bu günkü nesil, bugünkü nesille yarın ki nesil birbirinin konuştuğunu ve yazdığını anlayamaz duruma düşmektedir.

1974 yılında CHP – MSP (Milli Selamet Partisi) koalisyonu kurulurken Sayın Ecevit ve arkadaşlarının protokol içerisine “Olanak, olasılık…” gibi birçok yeni kelimeyi doldurmak istemesi üzerine MSP tarafı, “Hükümet protokolünün, mevcut anayasada ki söz ve kelimelerle yazılması” esasına gidilmiş ve protokol kaleme alınmıştı.

BAZI ATASÖZLERİMİZ

Gençlerimizin atak, heyecanlı ve hareketli olmasına mukabil bilgi, görgü ve tecrübelerden henüz yeteri kadar istifade edememiş olması onun hata, kusur ve kabahate (suça) çok çabuk düşmesini sağlamaktadır.

Atalarımız bu konuda söylenmiş hemen aklımıza geliveren bazı güzel sözlerinde;

“Öfke (kızgınlık) gelir göz kararır, öfke gider yüz kararır”

“Öfke ile kalkan, ziyanla (zarar) oturur”

“Keskin sirke, küpüne zarardır”

“Men Dakka, dukka…”

“Çalma kapıyı, çalarlar kapını…” gibi sözler söylemişlerdir.

Kelam-ı Kibar da denilen güzel sözlerden biriside; “Ne yapacağım diye düşünmek, neden yaptım, diye pişman olmaktan iyidir” dir.  

Yakın ve uzak tarihte o kadar enteresan olaylar olmuş ki okuyunca siz de benim gibi hayret edeceksiniz. Bu arada bunların bana ulaşmasını sağlayan arkadaşlarıma teşekkürlerimi bir borç biliyorum. Bu bilgileri, arşivimde saklamak şüphesiz ki çok iyi bir şey ama “bir gizli hazine kime fayda sağlar ve bunun değerini kim bilebilir ki…

KÖTÜLÜĞÜN BEDELİ

Ankara Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Beyin Cerrahisi Bölümü'nde yedi yıl müstahdem olarak çalışan T. E. tayinini Trabzon'a yaptırır. Hastaneden ayrılırken de beyin ameliyatlarında kullanılan çok önemli bir cihazı çalarak, satar.

Aradan çok zaman geçmemiştir ki, hastane müstahdeminin iki yaşındaki kızı Ferdağ dikkatsizlik sonucu evinin balkonundan aşağıya düşer ve koma halinde alelacele Hacettepe  Hastanesi'ne getirilir.

Yavrucağızın felç olmaktan kurtarılabilmesi için derhal ameliyata alınması gerekmektedir. Fakat kaderin tecellisine bakın ki, çocuğun felç olmaktan kurtarılabilmesi için beyindeki kan pıhtısının temizlenmesi gerekmektedir. Bunun için de, babasının daha önce hastaneden çaldığı cihaza ihtiyaç vardır.

Hastanenin doktorları çaresizlik içinde kızın babasına: "Kızını kurtarabilirdik ama ameliyat cihazımız çalındığı için elimizden bir şey gelmiyor" cevabını verirler.

Baba T. E. utançtan kıpkırmızı olmuştur. Vicdan azabı içinde: "İtiraf ediyorum ameliyat aletini ben çalmıştım, şimdi size onu bulup getireceğim, yeter ki kızım kurtulsun." diyerek dışarı fırlar. Derhal cihazı sattığı dükkâna koşup aleti alıp getirir ama iş içten geçmiştir. Cihaz yetişinceye kadar iki yaşındaki Ferdağ felç olmaktan kurtulamamıştır.

BİR BAŞKA MÜTHİŞ OLAY

Tarihler 1912 Nisan'ını gösterdiğinde, Titanic isimli gemi İngiltere'nin Southampton Limanı'ndan New York istikametine  hareket eder. 17 bin kişinin emeği ile inşa edilen bu yolcu gemisi zamanın en büyük gemisidir. Gemiyi yapan mühendisler bu geminin asla batırılamayacağını iddia ederler ve herkese, her şeye meydan okurlar.

Kendilerine o kadar güvenir ve kendileri ile o kadar gurur duyuyorlar ki, geminin ismini bile Yunan mitolojisindeki bir Tanrının ismini verirler. Geminin kaptanı Smith daha da ileri giderek, "Tanrı bile bu gemiyi batıramaz" diye bir ifade kullanır.

Gemi inşa edilirken her şey düşünülmüş, içinde, Paris'in ünlü kafelerinin bir benzeri Cafe de Parisien, Türk hamamı, çölde geziniyor izlenimi edinmek isteyenler için düğmesine basınca yürüyen deve ve Lyon usulü pişirilmiş tavuk çeşitleri de konmuştur.

Mühendislere göre, bu muhteşem teknoloji harikasının tabanı birbirinden bağımsız kompartımanlardan meydana gelmiştir. Herhangi bir sebeple (iki geminin çarpışması ve geminin buz dağına çarpması) gemi alttan bir darbe alması halinde bile, sadece darbeyi alan bölüm su dolacaktır. Bu durumda da geminin batması en az üç gün sürer denmektedir.

Bu kadar uzun zamanda da mutlaka bir yerden kurtarma için yardım gelebilir. Üstelik dünyanın en kaliteli çeliği bu gemi için kullanılmıştır.

Mühendisler, geminin önden veya arkadan darbe alacağını hesaplamıştır ama geminin yandan darbe alabileceğini hesap etmemişlerdir. “Azap, ummadıkları yerden gelmiş" (Nahl 26) ve gemi içindekilerle birlikte sulara gömülmüştür.

 

 

 


2949 defa okundu 




Paylaş

Bu habere yorumlar


Nevzat Laleli

Diğer Yazıları
MİLLİ GENÇLİK VE ZAKİR TAŞDEMİR
6 Temmuz 2019 Cumartesi
BATAĞA NASIL DÜŞÜYORLAR
29 Haziran 2019 Cumartesi
EVLENMEK YARATILIŞTANDIR
22 Haziran 2019 Cumartesi
BU ÇIĞLIKLARI DA DUYUN
15 Haziran 2019 Cumartesi
HER ŞEY BİR SİSTEM ÜZERİNEDİR
1 Haziran 2019 Cumartesi
NASIL EVLENDİRİYORUZ
25 Mayıs 2019 Cumartesi
İNANÇ VAR, HER ŞEY VAR
11 Mayıs 2019 Cumartesi
MUTLULUK KENDİ ELİMİZDE
27 Nisan 2019 Cumartesi
İSTİKAMETİNİZ NEREYE
20 Nisan 2019 Cumartesi
BU FERYATLARI KİM DUYACAK
13 Nisan 2019 Cumartesi
İSTİKAMETTE OLMAK ŞATTIR
6 Nisan 2019 Cumartesi
YOL YÜRÜYEREK ALINIR
30 Mart 2019 Cumartesi
DOĞRU YOL İÇİN ÜÇ ŞART
23 Mart 2019 Cumartesi
NEYE NASIL BAKIYORSUNUZ
9 Mart 2019 Cumartesi
MC HÜKÜMETLERİ DÖNEMİ
12 Ocak 2019 Cumartesi
SANAYİNİN TEMELİ MOTOR
5 Ocak 2019 Cumartesi
SANAYİLEŞME VE ÜRETİM
29 Aralık 2018 Cumartesi
AĞIR SANAYİ VE ÜRETİM
22 Aralık 2018 Cumartesi
CHP – MSP HÜKÜMETİ
8 Aralık 2018 Cumartesi
MİLLİ SELAMET GENÇLİĞİ
1 Aralık 2018 Cumartesi
İKİNCİ ASKERİ DARBE
24 Kasım 2018 Cumartesi
İLK SİYASİ AKSİYON MNP
10 Kasım 2018 Cumartesi
MİLLİ GÖRÜŞÇÜ OLMAK
27 Ekim 2018 Cumartesi
SIRAT-I MÜSTEGİYM DE OLMAK
20 Ekim 2018 Cumartesi
TOPLUM VE SİYASET
13 Ekim 2018 Cumartesi
TOBB MACERASI
6 Ekim 2018 Cumartesi
GÜMÜŞ MOTOR VE ERBAKAN
29 Eylül 2018 Cumartesi
OMUZ OMUZA BİR ÖMÜR
22 Eylül 2018 Cumartesi
MARİFET EN İYİSİNİ SEÇMEK
15 Eylül 2018 Cumartesi
OY VERMEK ONAYLAMAKTIR
8 Eylül 2018 Cumartesi
RÜŞVET VE İSRAF ÖNLENMELİDİR
1 Eylül 2018 Cumartesi
TAKDİR EDİLECEK HİZMETLER
29 Ağustos 2018 Çarşamba
ÇÖKÜŞ KAÇINILMAZDIR
17 Ağustos 2018 Cuma
BELEDİYECİLİKTE BİR EFSANE
15 Ağustos 2018 Çarşamba
İLAHİ YARDIMI TALEP ETMEK
11 Ağustos 2018 Cumartesi
BAŞKAN AHLAKLI OLMALIDIR
4 Ağustos 2018 Cumartesi
BELDE-İ EMİN SEÇECEĞİZ
30 Temmuz 2018 Pazartesi

 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
BATUHAN ÇİTEMEL
KURBAN BAYRAMINDA SAĞLIKLI BESLENMENİN PÜF NOKTALARI
 
Hüseyin DÜŞ
Bioenerji ile şifalan
 
Hüseyin GÜVEN
41. GELENEKSEL MİHALIÇÇIKLILAR GÜNÜ VE KİRAZ FESTİVALİ...
 
Konuk Yazar
RAPOR DEĞİL MAKALE
 
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
ELENEN ÖĞRENCİ DEĞİL SİSTEMİN KENDİSİDİR
 
Nevzat Laleli
MİLLİ GENÇLİK VE ZAKİR TAŞDEMİR
 
 
 
Özgür TIKIZ
Yerel İsrafa DUR DEMEYECEK MİSİNİZ?
 
 
 

Son Yorumlar
Durak boş olsa da yanaşmıyor otobüsler, hiç olmazs... devamı
 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 500
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2019 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com