Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  25 Şubat 2020 Salı  
Anadolu Üniversitesi uyarıyor
Bilge, Coronavirüsün Eskişehir’de tespit edildiği iddilarını YALANLADI
100 bin sosyal konut sahiplerini buluyor
TÜRKİYE’DEKİ YAŞLI NÜFUSU ARTTI
ÜMMET GÜÇLÜ BİR YAPIDIR
ÜMMET GÜÇLÜ BİR YAPIDIR
30.11.2019 

Bir dünya görüşünün küçük nüanslar ile uygulamaya ait bir takım değişiklikler göstermesi mümkündür. İşin aslı korunmak şartıyla bu küçük nüanslara müsamaha edilmektedir. Bu küçük değişiklikler genellikle insanları yaratılışlarıyla ve karakterleriyle, yaşadıkları asırla ve bulundukları konumlarla ilgilidir. Zira bazı insanlar yaratıştan ince ruhlu ve nazik, bazı insanlar sert karakterli, bazı insanlar müdekkik (tetkik edici-araştırıcı) olabilmekte, bazı insanlar değişik asırlarda yaşamakta araçlar ve vasıtalar (at yerine otomobil) değişebilmekte, bazı insanlar şehirlerde veya kırlık arazilerde yaşamakta olabilirler.

İnsan fıtratına (yapısına) en uygun bir din (dünya görüşü) olan İslam, bu incelikleri de bünyesinde barındırmakta, esaslardan taviz vermeden teferruatlarda (detaylarda) Müslümanlara müsamaha göstermektedir.

Bizim inanç ve itikatta mezhebimiz, “ehl-i Sünnet vel cemaat” dediğimiz Allah’ın (c.c) emirleri, Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (s.a.v) in sözleri ve hareketleri ve üzerinde olmaktır. Çünkü İslam’ı en güzel açıklayan ve yorumlayan ve yaratıcının insanlara örnek olarak gönderdiği insandır ki hiç şüphesizdir ki onu en iyi bilendir ki bu insan Allah elçisi Hazreti Muhammed’dir (s.a.v).

MEZHEPLERİN DOĞUŞU

Amelde yani uygulamada mezhebimiz (faklılıklarımız) ise esaslardan taviz vermeyen dört mezheptir ki bunlar, Hanefi, Şafii, Maliki ve Hambeli mezhepleridir. Bu mezhepler isimlerini onun imamlarının (görüşlerini sistemleştirenler) isimlerine göre almışlardır. Bu konuda bir örnek vermek gerekirse;

“Peygamberimiz (s.a.v) bir namaz kılarken Aişe validemiz, onun alnında bir kan kabarcığı görmüş. Namaz devam ederken kendi eliyle o kan kabarcığını oradan almış. Peygamberimiz namazını bozarak gitmiş yeniden abdest alarak namazını kaza etmiştir

İşte mezhep imamları bu olayı yorumlarlarken, İmam-ı Azam Ebu Hanefi hazretleri;

Peygamberimizin namazını bozması ve yeniden abdest alması, kanın dağılması şeklinde yorumlarken İmam-ı Şafi hazretleri; Peygamberimiz namaz kılarken vücuduna bir kadın elinin değmesi onun namazının ve abdestinin bozulmasına sebep olmuştur” yorumunu yapmıştır. Böylece abdestin bozulması ve dolayısıyla namazın bozulmasında ayrı iki kural ortaya çıkmıştır.

Onun için Hanefiler vücutlarında dağılan bir kan kabarcığı görmeleri halinde abdestlerinin bozulduğunu kabul ederlerken, Şafii mezhebini benimseyenlerin vücutlarına her hangi bir kadın elinin değmesi onların abdestlerinin bozulmasına sebep olmaktadır. Bu hükümlerden şehirlerde yaşayanlar daha çok Hanefi mezhebini, göçebe olarak dağlarda, bayırlarda yaşayanlar ise Şafii mezhebini benimsemelerine yol açmıştır.

TARİKATLER

Tarikatlar, yaşayışta İslam’ın ölçülerine dikkat etmek ve Allah’ı (c.c) zikretmek amacıyla bir Mürşit (dini iyi bilen) etrafında toplanarak ondan faydalananlardır. Tarikat İslam’ın ölçülerine sıkı sıkıya sarılmayı gerektirir. Eğer kendisine Mürşit denilen cahil birisi olursa ve müritlerine İslami ölçüler vaaz edemiyorsa artık o tarikat olmaktan çıkar ve yapılan iş zındıklık olur. Çünkü tarikatlar, şeriat dairesi içerisinde olmak zorundadırlar.

Tarikatlar, nefis terbiyesi adı verilen çalışmalarla insanın iç âlemini (maneviyatını) olgunlaştırır ve müritlerini “başkalarına faydalı insanlar olmalarını” sağlarlar. Çünkü insan ve Müslüman olmanın gereği başka insanlara faydalı olmaktan geçmektedir.

Tarikatların sayısında bir tahdit (sınırlama) yoktur. Her bir âlimin veya şeyhin etrafında ona uyan insanlar bir tarikatı oluştururlar ve bu sayının fazlalığı o toplumun İslam açısından makbul (övülen) bir toplum olduğunu gösterir. Bu sayının azalması ise o toplumun ilimden uzaklaştığını gösterir.

Nitekim Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde; “Allah, aranızdan ilmi kaldırmayı isterse âlimlerin ruhunu kabzeder (alır)” buyurmaktadır.

Burada bir soru akla gelebilir. “Her bir âlim veya şeyhin etrafında az çok bir insan toplanmışsa o toplumda birlik nasıl sağlanır. Çünkü her âlim, kendi bağlılarını bir tarafa çekecektir?

Endişeler doğrudur. Ama İslam bunu da çözümünü de göstermiştir. Âlimlerin kendi bağlıları ile oluşturduğu topluluklara “Cemaat” derken, bütün cemaatleri (tabii başlarındaki âlim veya şeyhlerin de) bir emir (imam, baş) etrafında toplanmalarından oluşan topluluğa da “Ümmet” adını vermiştir.

Osmanlı İmparatorluğu ve mesela Sultan Fatih devri ümmet yapısına sahip bir devirdir. Bir tarafta Akşemseddin, Molla Gürani, Molla Hüsrev, Gelenbevi hazretleri gibi Fatih’in hocaları ve şeyhleri varken, bu hocalar ve şeyh efendilerin bütün öğrenci ve müritleriyle Sultan Fatih’in emirliğinde birleşmişler ve Osmanlı Ümmet yapısını oluşturmuşlardır.

BİRLİĞE AKIL ERDİREMEYENLER

Bazı tarikatların üyelerinde bir benzetme yapılır. “Efendim, nasıl ki orduların kara, deniz, hava askerleri ve jandarması var ve bunların hepsi kendi sahalarında çalışıyorlarsa, bizler de her bir kuruluş, bunlar gibi ayrı ayrı sahalarda çalışmaktayız” demektedirler. Bunların söyledikleri bu söz bir dereceye kadar doğrudur.

Ancak bunlar hiç düşünmezler midir ki, örnek verdikleri bu askerî kuruluşlar sonuçta tek bir Genelkurmaya veya tek bir karargâha bağlıdırlar. Bunların sevk idareleri Genelkurmayca alınan kararlara göre yapılmakta ve bütün askeri teşkilatlar Genel Kurmayca verilen emre uymak zorunda bulunmaktadırlar. İşte bahsettiğiz İslam’da Ümmet yapısı da buna benzemektedir.

Tarikatların müntesipleri (bağlıları), Müslümanların birliğini sağlayacak insanın kendi Şeyh efendileri olduğunu sanıyorlarsa, yanılmaktadırlar. Zira her bir mürit, kendi şeyhini üstün insan olduğunu bilmesi kendi feyzinin artmasına sebep olursa da bu, aynı zamanda tarikat sayısınca Müslüman topluluğunun var olduğuna işaret etmektedir.

 

 


1767 defa okundu 




Paylaş

Bu habere yorumlar


Nevzat Laleli

Diğer Yazıları
NEVZAT LALELİ (1)
22 Şubat 2020 Cumartesi
EHEMMİ MÜHİMME TERCİH
15 Şubat 2020 Cumartesi
PEYGAMBERİMİZİN ÖZELLİKLERİ
8 Şubat 2020 Cumartesi
GENÇLERİMİZ NE KADAR SOSYAL
1 Şubat 2020 Cumartesi
HAKLAR NASIL KORUNUR
25 Ocak 2020 Cumartesi
GEMİNİZİN ROTASI NEDİR
18 Ocak 2020 Cumartesi
YUVA KURMAK SERAPA HAYIRDIR
11 Ocak 2020 Cumartesi
HAYATIN GERÇEĞİ İMAN VE CİHAD
4 Ocak 2020 Cumartesi
MUTLULUK ADİL DÜZENDE
23 Aralık 2019 Pazartesi
YARATICISIZ VARLIK YOKTUR
21 Aralık 2019 Cumartesi
İNSAN HAK’KI TERCİH ETMELİ
14 Aralık 2019 Cumartesi
BİR MÜSLÜMAN ÜÇ BAĞI
7 Aralık 2019 Cumartesi
ÜMMET GÜÇLÜ BİR YAPIDIR
30 Kasım 2019 Cumartesi
BİZE EVLENDİRME YARAŞIR
18 Kasım 2019 Pazartesi
İNSANLAR TOPLUMU OLUŞTURUR
16 Kasım 2019 Cumartesi
EMANET İÇİN GÜÇLÜ TOPLUM
9 Kasım 2019 Cumartesi
BİR MÜSLÜMAN ÜÇ BAĞI
4 Kasım 2019 Pazartesi
İSLAMDA BAŞIN YETKİSİ
2 Kasım 2019 Cumartesi
İSTİKAMETTE OLMAK ŞARTTIR
19 Ekim 2019 Cumartesi
EVLENDİRME ALLAH’IN EMRİ
12 Ekim 2019 Cumartesi
DÜZEN ADİL DEĞİLSE
5 Ekim 2019 Cumartesi
BATI BATIYOR
28 Eylül 2019 Cumartesi
ÖRNEK SAADET ASRI
21 Eylül 2019 Cumartesi
NEREDE KIZ OKULLARIMIZ
11 Eylül 2019 Çarşamba
FUHUŞ KÖLELİĞİ ŞEBEKESİ
7 Eylül 2019 Cumartesi
ŞİDDETLİ BATI RÜZGÂRI
31 Ağustos 2019 Cumartesi
ŞİDDETLİ BATI RÜZGÂRI
31 Ağustos 2019 Cumartesi
FLÖRT YANGINI ön sözü
24 Ağustos 2019 Cumartesi
KIZLARIMIZI KORUYUN
17 Ağustos 2019 Cumartesi
KIZLARIMIZI HİMAYE EDİN
17 Ağustos 2019 Cumartesi
MİLLİ DAVAMIZ KIBRIS
23 Temmuz 2019 Salı
KIZLAR AV OLMAYIN
20 Temmuz 2019 Cumartesi
MİLLİ GENÇLİK VE ZAKİR TAŞDEMİR
6 Temmuz 2019 Cumartesi
BATAĞA NASIL DÜŞÜYORLAR
29 Haziran 2019 Cumartesi
EVLENMEK YARATILIŞTANDIR
22 Haziran 2019 Cumartesi
BU ÇIĞLIKLARI DA DUYUN
15 Haziran 2019 Cumartesi
HER ŞEY BİR SİSTEM ÜZERİNEDİR
1 Haziran 2019 Cumartesi
NASIL EVLENDİRİYORUZ
25 Mayıs 2019 Cumartesi
İNANÇ VAR, HER ŞEY VAR
11 Mayıs 2019 Cumartesi
MUTLULUK KENDİ ELİMİZDE
27 Nisan 2019 Cumartesi
İSTİKAMETİNİZ NEREYE
20 Nisan 2019 Cumartesi
BU FERYATLARI KİM DUYACAK
13 Nisan 2019 Cumartesi
İSTİKAMETTE OLMAK ŞATTIR
6 Nisan 2019 Cumartesi
YOL YÜRÜYEREK ALINIR
30 Mart 2019 Cumartesi
DOĞRU YOL İÇİN ÜÇ ŞART
23 Mart 2019 Cumartesi
NEYE NASIL BAKIYORSUNUZ
9 Mart 2019 Cumartesi

 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
Hüseyin DÜŞ
Bioenerji, Esma-ül Hüsna ve Dua
 
Hüseyin GÜVEN
KUZEY VE GÜNEY…
 
Konuk Yazar
RAPOR DEĞİL MAKALE
 
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
ELENEN ÖĞRENCİ DEĞİL SİSTEMİN KENDİSİDİR
 
Nevzat Laleli
NEVZAT LALELİ (1)
 
Özgür TIKIZ
Canımızı Acıttın BÜYÜKŞEHİR
 
 
 
 
 

Son Yorumlar
Bu belediye kanunları ile sorunlar çözülmez. Sürek... devamı
 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 751
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2020 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com