Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  28 Şubat 2020 Cuma  
1.231 PROJEYE 310 MİLYON TL HİBE SAĞLANACAK
13 BİN YENİ OKUL BİNASI İÇİN BAĞIŞ KAMPANYASI
Anadolu Üniversitesi uyarıyor
Bilge, Coronavirüsün Eskişehir’de tespit edildiği iddilarını YALANLADI
YUVA KURMAK SERAPA HAYIRDIR
YUVA KURMAK SERAPA HAYIRDIR
11.01.2020 

Bir millet, kendi değerlerini korudukça millet olma vasfını (özelliğini) devam ettirir. Ne zaman özenti ve taklitçilik tarafına geçerse o zaman taklit ettiği milletin şekline dönmeye başlar. Bu süreç bir kere başladı mı artık geri dönülemez bir yola girilmiştir. Milletin çocuklarının beyinlerinde, taklit edilen milletin daha üstün oldukları ve üstün medeniyet kurdukları imajı meydana gelir, bu imaj kanseri yavaş yavaş büyür ve hayatın bütün dilimlerini kaplar. Artık geride millet diye bir şey kalmaz, erir, yok olur.

Taklitçi bir millet, araştırma ve ilmi çalışma yapamaz. Onun için telif eserler de yazamaz, kopya ve tercümelerle meşgul olur. Yeni buluşlar yapamaz, bulsaydı taklit ettiğim millet bulurdu gibi duygularla meşgul olur. Kendi sanayisini kuramaz, montajcılık yapar veya kârlı sanayi kuruluşlarını “Özelleştirme” adı altında taklit ettiği milletin patronlarına satar. Kendisi orada sadece işçilik ve amelelik yapar. Neticede taklit ettiği milletin ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi ve askeri istilasına uğrar, tarih sahnesinden silinir gider

Taklitçi bir millettin bütün mukaddes değerleri de yozlaşmıştır. Ne vatan duygusu, ne bayrak sevgisi, ne milletin kutsallığı ve bu kutsallar için gerekirse canın verilmesi onda bir his uyandırmaz. (Avrupa Birliği hayranlarının kulakları çınlasın)

Millet olma, milli değerlerine sahip olma çabası bir şahsiyettir, izzettir, şereftir. Milletimiz tarihin en asil bir milletidir. Yedi asır dört kıtada hak’kı, adaleti, insanlığı, ilmi ve ahlakı bütün insanlığa öğretmiştir.

DÜNÜRBAŞI

Nur suresi 32. ayette Cenabı hak; “ İçinizden bekâr (nikâhsız) olanları (dulları ve boşanmışları) köle ve cariyelerinizden ibadetli ve ahlaklı olanları evlendirin. Eğer onlar fakirlerse, Allah onları fazlıyla zenginleştirir. Allah geniş lütuf sahibidir. Her şeyi çok iyi bilendir” ayeti, evlenin olarak değil, evlendirin emriyle bizlere hitap etmektedir. Bekârları kimlerin evlendirmesi gerektiğini araştıran âlimlerimiz şu üç sınıfı bu konuda mesul tutmuşlardır. Bunlar; iman sahibi bütün müminler, iş yerinde sürekli çalışan işçi ve amelelerin patronları (eskiden köle çalıştıran ağalar) ile devlet ve hükümet yetkilileridir. 

Toplumumuzda, “bekârlarınızı evlendirin...” hükmü geçerli iken ve bu uğurda çaba gösterenler “dünürbaşı” ilan edilerek büyük hürmet görür, kız ve oğlan tarafı birbirlerine “dürü” adında hediyeler verirken dünürbaşıyı da unutmaz, ona da dürü verirlerdi. Hâlâ ülkemizin bazı bölgelerinde “kirve” ile “dünürbaşı” aynı şekilde hürmet görmektedir.

Dünürbaşı, emin bir insandır. Kendisine güvenilir. O da elinden geldiğince tarafların güvenini sarsacak hareketlerden kaçınır.

Sevilen, sayılan bir insandır.  Sadece gençlerin evlendirilmeleriyle değil onların hayatları boyunca karşılaşacakları aile içi kırgınlıklarda her iki tarafın hakemi olarak aralarını bulmada onlara yardımcı olur, yuvanın yıkılmasını önler.

Dünürbaşı sır saklayan bir insandır.  Tarafları ait sırlar ve eğer bunlar uygun bir zamanda söylenmeyecekse, gerekirse kendisiyle birlikte kabire girer.     

DÜNÜRBAŞI ÇÖPÇATAN OLDU

Batılılaşma cereyanından dünürbaşı da nasibini aldı. İnsanların evliliğe, sadece cinsel açıdan bakmaları sebebiyle dünürbaşının adı “çöpçatan” oldu. Yapılan işler hafife alınmaya hatta alay konusu yapılmaya başlandı.

Bekârların evlendirilmeleri, toplumda her kesin görevli olması gerektiği gerçeğini unutan bazı insanlar, kendi atıl durumlarının hesaplarını nasıl vereceklerini düşünmeden, bu konuda çalışma yapmaya istekli olanlarında önünü kesmeye kalkışmaktadırlar.

“Sana çöpçatan derler. Sakın sen bu işlere karışma” veya “iyi çıkarsa kendilerinden, kötü çıkarsa senden bilirler” şeklindeki yalan-yanlış tavsiyeleri çevrenizde birçok kişiden duyarsınız. Bu tip sözler sizin şevkinizi kırar, evlendirme konularında yardımcı olamaya korkarsınız. Böylece “bekârlarınızı evlendirin” hükmü yürürlükten kalkmış olur ve çevreniz birçok bekâr insan oluşmaya başlar. Diğer taraftan da “Bekârlık sultanlıktır” tekerlemesi ile bu kıvılcım ateşlenir. Hâlbuki “Evlilik sultanlıktır.” Evlenip yuva kurmak, sevincinizi ve üzüntünüzü paylaşan bir eşe sahip olmak, çocukları olmak ve onların sevgisini paylaşmak gibi mutluluk düşünülebilir mi hiç?

Ve eğer bekârlık sultanlık olsa idi, Hz. Âdem’i Cennet gibi bütün ihtiyaçlarını zahmetsizce karşıladığı bir yerde yaratan Allah (c.c) ona, Hz. Havva gibi bir eş yaratarak onu yalnızlıktan kurtarır mıydı?

DERDE DEVA OLMAK

Uzun yıllar topluma ve bilhassa gençliğe hizmet amacıyla çalışmış bir kardeşiniz olarak toplumdaki bu dertleri bilmeme rağmen 2000 yılı başlarında kurmuş olduğum Yuvamız Evlendirme Bürosu ile dertleri daha yakından tanıma imkânına sahip oldum.

Evlendirme çalışmalarına büro olarak başladığım günlerde bazı arkadaşlarım ve akrabalarım, yukarıda da belirttiğim sözlerle gibi cümlelerle beni alaya almaya başladılar. Çalışmalarımı topluma duyurmaya uğraştım. Haber bültenleri neşrettim. Röportajlar yaptım. Makaleler hazırladım. Reklâmlar vermeye çalıştım. Her seferinde basın ve yayın organlarında zorluklarla karşılaştım. Hatta parasını ödeyerek reklâm vermek istediğim bir gazetenin Ankara reklâm müdürü; “ Biz bu reklâmı neşredemeyiz. Sonra bize ne derler?” demez mi?

Yaptığım işin haram, yanlış ve yasa dışı olmadığını bildiğimden, kimseden çekinmeden çalışmalarıma devam ettim. Şimdi çalışmalarımız 20 yılını doldurmuş ve 84 çift 168 kardeşimiz yuvalarını kurmuş bulunmaktadırlar. Çok şükür… Bir insanın inandığı doğruları hayata hâkim kılmasından daha tabii ne olabilirdi.

Şimdi çalışmalarımızı HAY-DER Hayırda Yarışanlar Derneği bünyesine de aldık ve çalışmalarımızı daha da geliştirerek “YUVAYI KURUYOR VE KORUYORUZ” şekline getirdik. Çünkü kurulan yuvaların madden ve manen desteklenmesi ve yıkılmasının önlenmesi de gerekiyordu.

 

 

 

 


1171 defa okundu 




Paylaş

Bu habere yorumlar


Nevzat Laleli

Diğer Yazıları
NEVZAT LALELİ (1)
22 Şubat 2020 Cumartesi
EHEMMİ MÜHİMME TERCİH
15 Şubat 2020 Cumartesi
PEYGAMBERİMİZİN ÖZELLİKLERİ
8 Şubat 2020 Cumartesi
GENÇLERİMİZ NE KADAR SOSYAL
1 Şubat 2020 Cumartesi
HAKLAR NASIL KORUNUR
25 Ocak 2020 Cumartesi
GEMİNİZİN ROTASI NEDİR
18 Ocak 2020 Cumartesi
YUVA KURMAK SERAPA HAYIRDIR
11 Ocak 2020 Cumartesi
HAYATIN GERÇEĞİ İMAN VE CİHAD
4 Ocak 2020 Cumartesi
MUTLULUK ADİL DÜZENDE
23 Aralık 2019 Pazartesi
YARATICISIZ VARLIK YOKTUR
21 Aralık 2019 Cumartesi
İNSAN HAK’KI TERCİH ETMELİ
14 Aralık 2019 Cumartesi
BİR MÜSLÜMAN ÜÇ BAĞI
7 Aralık 2019 Cumartesi
ÜMMET GÜÇLÜ BİR YAPIDIR
30 Kasım 2019 Cumartesi
BİZE EVLENDİRME YARAŞIR
18 Kasım 2019 Pazartesi
İNSANLAR TOPLUMU OLUŞTURUR
16 Kasım 2019 Cumartesi
EMANET İÇİN GÜÇLÜ TOPLUM
9 Kasım 2019 Cumartesi
BİR MÜSLÜMAN ÜÇ BAĞI
4 Kasım 2019 Pazartesi
İSLAMDA BAŞIN YETKİSİ
2 Kasım 2019 Cumartesi
İSTİKAMETTE OLMAK ŞARTTIR
19 Ekim 2019 Cumartesi
EVLENDİRME ALLAH’IN EMRİ
12 Ekim 2019 Cumartesi
DÜZEN ADİL DEĞİLSE
5 Ekim 2019 Cumartesi
BATI BATIYOR
28 Eylül 2019 Cumartesi
ÖRNEK SAADET ASRI
21 Eylül 2019 Cumartesi
NEREDE KIZ OKULLARIMIZ
11 Eylül 2019 Çarşamba
FUHUŞ KÖLELİĞİ ŞEBEKESİ
7 Eylül 2019 Cumartesi
ŞİDDETLİ BATI RÜZGÂRI
31 Ağustos 2019 Cumartesi
ŞİDDETLİ BATI RÜZGÂRI
31 Ağustos 2019 Cumartesi
FLÖRT YANGINI ön sözü
24 Ağustos 2019 Cumartesi
KIZLARIMIZI KORUYUN
17 Ağustos 2019 Cumartesi
KIZLARIMIZI HİMAYE EDİN
17 Ağustos 2019 Cumartesi
MİLLİ DAVAMIZ KIBRIS
23 Temmuz 2019 Salı
KIZLAR AV OLMAYIN
20 Temmuz 2019 Cumartesi
MİLLİ GENÇLİK VE ZAKİR TAŞDEMİR
6 Temmuz 2019 Cumartesi
BATAĞA NASIL DÜŞÜYORLAR
29 Haziran 2019 Cumartesi
EVLENMEK YARATILIŞTANDIR
22 Haziran 2019 Cumartesi
BU ÇIĞLIKLARI DA DUYUN
15 Haziran 2019 Cumartesi
HER ŞEY BİR SİSTEM ÜZERİNEDİR
1 Haziran 2019 Cumartesi
NASIL EVLENDİRİYORUZ
25 Mayıs 2019 Cumartesi
İNANÇ VAR, HER ŞEY VAR
11 Mayıs 2019 Cumartesi
MUTLULUK KENDİ ELİMİZDE
27 Nisan 2019 Cumartesi
İSTİKAMETİNİZ NEREYE
20 Nisan 2019 Cumartesi
BU FERYATLARI KİM DUYACAK
13 Nisan 2019 Cumartesi
İSTİKAMETTE OLMAK ŞATTIR
6 Nisan 2019 Cumartesi
YOL YÜRÜYEREK ALINIR
30 Mart 2019 Cumartesi
DOĞRU YOL İÇİN ÜÇ ŞART
23 Mart 2019 Cumartesi
NEYE NASIL BAKIYORSUNUZ
9 Mart 2019 Cumartesi

 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
Hüseyin DÜŞ
Bioenerji, Esma-ül Hüsna ve Dua
 
Hüseyin GÜVEN
KUZEY VE GÜNEY…
 
Konuk Yazar
RAPOR DEĞİL MAKALE
 
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
ELENEN ÖĞRENCİ DEĞİL SİSTEMİN KENDİSİDİR
 
Nevzat Laleli
NEVZAT LALELİ (1)
 
Özgür TIKIZ
Canımızı Acıttın BÜYÜKŞEHİR
 
 
 
 
 

Son Yorumlar
Bu belediye kanunları ile sorunlar çözülmez. Sürek... devamı
 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 903
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2020 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com