Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  2 Nisan 2020 Perşembe  
PANCAR ÜRETİCİLERİNE ERKEN ÖDEME MÜJDESİ
Koronafobi ile baş etmenin püf noktaları!
Türkiye’de korona bilgilendirme ekranı açıldı
Başkan Erdoğan yeni tedbir paketini açıkladı
PEYGAMBERİMİZİN ÖZELLİKLERİ
PEYGAMBERİMİZİN ÖZELLİKLERİ
8.02.2020 

Allah resulü Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v) içinde yaşadığı, ashabını (arkadaşları) eğitip yetiştirdiği zamana, Asr-ı Saadet denmektedir. Bu dönemde Allah’ın biz kullarına dünya ve ahiret saadeti sağlayacak emir, yasak ve ölçülerini ihtiva eden kur’an-ı kerim inzal olmuş, peygamberimizin hadis-i şerifleri (sözleri) ve sünneti (hareketleri) kur’anın yorumu ve açıklaması şeklinde kayıtlara geçmiş ve bize kadar ulaşmıştır.

Bu kıymetli devir, kıyamete kadar bütün Müslümanlar tarafından takip edilecek ve karşılaşılan bütün iyi ve güzel hallerde olacağı gibi bütün zorluk ve güçlüklerde de örnek alınacaktır.

İslam ferdin, toplumun, dünya ve ahretini sağlayacak kurallar koymuş, kulun kullarla olan hak ve görevleri, kulun Allah’a ait görevlerinin ölçülerini bildirmiştir. Müslümanlar, başlarında da Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) olmak üzere kur’an ölçüleri kendilerine rehber alarak yaşamışlar ve bunları hayatlarına tatbik etmişlerdir. Öyle ki, “Hz. Aişe validemizden, Peygamberin ahlakı nasıldır? diye sorulunca, O; “Siz Kur’an okumuyor musunuz? Peygamberin ahlakı Kur’an ahlakıdır” demiştir.

İSLAM DEVLETİ

Asr-ı saadette döneminde Müslümanlar, Mekke’den Medine’e “hicret ederek” devletlerini kurmuş, bayrak ve âlemlerini tespit etmiş, ordularını hazırlamış, savaşlar yapmış,  karşılarındakilerle çeşitli anlaşmalar imzalamış, değişik illere valiler atamış, topraklarında yaşayanlardan vergiler toplamış, şahıslar arasında oluşan ihtilaflı konular, peygamberimiz veya onun tayin ettiği insanlar (vali ve yargıç) çözüme kavuşmuşlardır. Kısacası bir devlette alınması gereken bütün kararlar alınmış, yapması gereken her şey yapılmıştır.

Bu dönemde Müslümanlar, Peygamberimizin,  üç vasfı (konumu) bulunduğu biliyor, her bir vasfı için o vasfı karşılayacak davranış ve hareketlerde bulunuyorlardı. Bunlar; Nübüvvet (peygamberlik), İmamet (Devlet başkanlığı, ordu komutanlığı ve namaz imamlığı) ve Hâkimlik (kadılık, yargıçlık) vasıfları (özellikleri) idi.

Bir insanın Müslüman olabilmesi ve iman etmesi (kelime-i şahadet veya kelime-i tevhid ile) onun Nübüvvet (Peygamberlik) vasfını kabul ve tasdik etmiş olmasına bağlıdır.

AKABE BİATLARI

Bisetin (peygamberliğin) 12 ve 13. yıllarında Mekke de yeni bir durumla daha karşılaşılmış, olaylara “1. ve 2. Akabe’de biat’leri” denmiştir. Bu olayla, Peygamberimize yapılan bir başka bağlanma şekli ortaya çıkmaktadır. Ancak bu hareket peygamberimizin nübüvvet vasfına bağlanma değil, onun İmamet (imamlık, liderlik, reislik, başkanlık) vasfına karşı yapılan bir bağlanma şeklidir.

Müslümanlar, biatlerinde; “…her türlü zorluk karşısında, peygamberimizin yanında yer alacaklarını” ifade etmekte, onun elini tutarak yapmaktaydılar. Hanımlar da biat etmişler, onlar peygamberimizin eteğinden tutmak veya bir kap içerisinde bulunan su içerisine önce peygamberimiz sonra da hanımlar ellerini sokmak suretiyle yapmışlardır.

MUHAMMED ÜMMETİ

İslam’ın Medine döneminde insanlar iman ederek (Allahın varlığı ve birliği ile Hz. Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğunu kabul ederek) Müslüman oluyor, arkasından da Peygamberimizin kendisine veya onun vekiline (ordu komutanı, vali veya tebliğ elçisi) biat ediyorlardı. Böylece devlete bağlı olacağına ve itaat edeceğine söz veren teba (uyruk) meydana geliyordu. Bu sosyal yapıya millet denmekteydi. Sosyal yapının organize olmuş şekline (bir başa bağlı, kendisine görev verilmiş, emir ve kumanda ile hareket edenlere) ise “Ümmet” veya İslami bir terim olarak “Muhammed ümmeti” denmekteydi.

Millet kelimesi Arapça bir kelime olup, bir toplumdaki inanç birliğini anlatır. Kur’an-ı kerimde bir ayette, “millet-i İbrahim-i hanifa” yani İbrahim (a.s) in milleti denmektedir. Millet ifadesi, coğrafi farklılığı, çizilmiş sınırların içine sıkıştırılamaz. Yeryüzünün neresinde olursa olsun bir Müslüman topluluk “Ümmet” kavramı içinde zikredilir.  

Zamanımızda yanlış bir terim olarak, millet kelimesi, ulusallık karşılığı olarak kullanılmaktadır. Asr-ı saadet’te Arabî olan Hz. Ömer veya Hz. Ali ile Habeş-i olan (Habeşli bir eski köle) Bilal veya Faris-i (İranlı) olan Selman (r.a) arasında bir üstünlük bir farklılık olmadığı halde aynı milletin birer ferdi olarak eşit hak ve yetkilere sahip bulunmaktaydılar.

YARGIÇ PEYGAMBER

Peygamberimizin hâkimlik, kadılık (yargıçlık) vasfına yapılmış olan bağlanma ise onun verdiği kararları kabul ve uygulama şeklidir. İnsanlar arasındaki ihtilaflar Peygamberimize ulaştırılmış ve Peygamberimizin ilgili olaya verdiği çözüm kararı, taraflarca kabul edilmiş ve ihtilaflar çözüme kavuşmuştur.

Kelime-i şehadette “…abduhu ve rasüluhu” olarak belirtildiği gibi, kulluğun bir gereği her insan gibi Peygamberimiz de vefat etmiştir. “Hatemül enbiya” (son peygamber) olması sebebiyle de başka peygamber gelmeyecektir. O halde kıyamete kadar bir insan Müslüman olacaksa Peygamberimizin nübüvvetini kabul ve tasdik etmek zorundadırlar.

Ancak diğer iki vasfı (konumu) İmamet ve yargıçlık görevleri önce Halifelerine, (Hz. Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali) geçti. Müslümanlar halifelere(devlet başkanlarına) biat ettiler ve onlara itaat ettiler. İhtilaflı konularını onlara götürdüler ve çözümlerine razı oldular. Devletin sınırları genişleyip işleri artınca ihtilaflı tarafların murafaasını (duruşmasını)  kadılar (hâkim veya yargıç) yapmaya başladılar.

Zamanımızda âlim veya Şeyh efendilere yapılan bağlanma, biat olmayıp, “İntisap” adını taşımakta ve “o âlimin veya şeyhin ailesinden olma, eğitimine veya terbiyesine girme” manalarını anlatmaktadır. İman ve biat, haklarında açık ayetler olduğundan farzdır.

 


2800 defa okundu 




Paylaş

Bu habere yorumlar


Nevzat Laleli

Diğer Yazıları
İŞİ VERME, TAKİP VE SONUÇ ALMA
29 Mart 2020 Pazar
ÖRNEK MÜSLÜMANLAR VE NİKÂH
21 Mart 2020 Cumartesi
BİR SANAYİLEŞME AŞIĞI
7 Mart 2020 Cumartesi
GÖREVDE DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ (2)
29 Şubat 2020 Cumartesi
NEVZAT LALELİ (1)
22 Şubat 2020 Cumartesi
EHEMMİ MÜHİMME TERCİH
15 Şubat 2020 Cumartesi
PEYGAMBERİMİZİN ÖZELLİKLERİ
8 Şubat 2020 Cumartesi
GENÇLERİMİZ NE KADAR SOSYAL
1 Şubat 2020 Cumartesi
HAKLAR NASIL KORUNUR
25 Ocak 2020 Cumartesi
GEMİNİZİN ROTASI NEDİR
18 Ocak 2020 Cumartesi
HAYATIN GERÇEĞİ İMAN VE CİHAD
4 Ocak 2020 Cumartesi
MUTLULUK ADİL DÜZENDE
23 Aralık 2019 Pazartesi
İNSAN HAK’KI TERCİH ETMELİ
14 Aralık 2019 Cumartesi
BİR MÜSLÜMAN ÜÇ BAĞI
7 Aralık 2019 Cumartesi
ÜMMET GÜÇLÜ BİR YAPIDIR
30 Kasım 2019 Cumartesi
BİZE EVLENDİRME YARAŞIR
18 Kasım 2019 Pazartesi
İNSANLAR TOPLUMU OLUŞTURUR
16 Kasım 2019 Cumartesi
EMANET İÇİN GÜÇLÜ TOPLUM
9 Kasım 2019 Cumartesi
BİR MÜSLÜMAN ÜÇ BAĞI
4 Kasım 2019 Pazartesi
İSLAMDA BAŞIN YETKİSİ
2 Kasım 2019 Cumartesi
İSTİKAMETTE OLMAK ŞARTTIR
19 Ekim 2019 Cumartesi
EVLENDİRME ALLAH’IN EMRİ
12 Ekim 2019 Cumartesi
DÜZEN ADİL DEĞİLSE
5 Ekim 2019 Cumartesi
ÖRNEK SAADET ASRI
21 Eylül 2019 Cumartesi
NEREDE KIZ OKULLARIMIZ
11 Eylül 2019 Çarşamba
FUHUŞ KÖLELİĞİ ŞEBEKESİ
7 Eylül 2019 Cumartesi
FLÖRT YANGINI ön sözü
24 Ağustos 2019 Cumartesi
KIZLARIMIZI KORUYUN
17 Ağustos 2019 Cumartesi
MİLLİ DAVAMIZ KIBRIS
23 Temmuz 2019 Salı
KIZLAR AV OLMAYIN
20 Temmuz 2019 Cumartesi
BATAĞA NASIL DÜŞÜYORLAR
29 Haziran 2019 Cumartesi
BU ÇIĞLIKLARI DA DUYUN
15 Haziran 2019 Cumartesi
HER ŞEY BİR SİSTEM ÜZERİNEDİR
1 Haziran 2019 Cumartesi
NASIL EVLENDİRİYORUZ
25 Mayıs 2019 Cumartesi
İNANÇ VAR, HER ŞEY VAR
11 Mayıs 2019 Cumartesi
MUTLULUK KENDİ ELİMİZDE
27 Nisan 2019 Cumartesi
İSTİKAMETİNİZ NEREYE
20 Nisan 2019 Cumartesi
BU FERYATLARI KİM DUYACAK
13 Nisan 2019 Cumartesi

 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
Hüseyin DÜŞ
Bioenerji, Esma-ül Hüsna ve Dua
 
Hüseyin GÜVEN
MUAMMER KARAMAN KONUŞUYOR!
 
Konuk Yazar
RAPOR DEĞİL MAKALE
 
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
ELENEN ÖĞRENCİ DEĞİL SİSTEMİN KENDİSİDİR
 
Nevzat Laleli
İŞİ VERME, TAKİP VE SONUÇ ALMA
 
Özgür TIKIZ
Tülomsaş mı? 10 Santimetre Ne Kadar Önemliymiş Bir Kez Daha Düşünün..
 
 
 
 
 

Son Yorumlar
Bu belediye kanunları ile sorunlar çözülmez. Sürek... devamı
 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 352
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2020 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com