Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  4 Nisan 2020 Cumartesi  
Abdi İbrahim, korona ilacının üretimine başladı
PANCAR ÜRETİCİLERİNE ERKEN ÖDEME MÜJDESİ
Koronafobi ile baş etmenin püf noktaları!
Türkiye’de korona bilgilendirme ekranı açıldı
ÖRNEK MÜSLÜMANLAR VE NİKÂH
ÖRNEK MÜSLÜMANLAR VE NİKÂH
21.03.2020 

Asr-ı Saadette evlenme işleri ve işlemleri kolay bir şekilde yürütülür, evlenmek isteyen bir adayın önüne her hangi bir formalite konulmazdı. Evlenme talebi damat tarafından gelebildiği gibi gelin adayı tarafından da gelebilirdi.

Evin yiyecek, giyecek ve diğer giderlerini karşılama görevi kocaya aitti. Hanım ev işleri ile meşgul olur, engin merhametiyle çocukları yetiştirerek onları hayatın zorluklarına hazırlardı.

Asr-ı Saadette ele alacağımız ilk evlenme Hazreti Muhammed (s.a.v) ile Hazreti Hatice’nin evlenmesidir. Hz. Muhammed bir dönem Hazreti Hatice’nin ticaret kervanını yönetmiş, bu çalışmasında ahlâkı, çalışkanlığı, dürüstlüğü ve ağır başlılığı ile büyük takdir toplamıştı. Hz. Hatice, yakını bir hanımla Hz. Muhammed’in evlenme isteğinin olup olmadığını, olursa güzel, zengin ve asil bir ailenin kızıyla evlenip evlenemeyeceğini sordurdu. Hz. Muhammed, “Böyle bir şey mümkün müdür” demesi üzerine, aracı kadın, kendisinin buna yardımcı olabileceğini ifade etti. O sırada Hz. Hatice’nin 40 yaşlarında ve dul bir hanım olmasına mukabil Hz. Muhammed (s.a.v) 25 yaşında ve bekârdı.

Hz. Hatice validemizin vefatından sonra Peygamberimiz onun için; “Ondan daha hayırlı kadın görmedim. Herkes beni tekzip ederken (yalanlarken) o beni tasdik ediyordu” demiştir.

Sevde validemiz; yatalak olan ilk kocası ile birlikteyken, gördüğü bir rüyayı kocasına anlattı. Kocası ona; “Hanımım. Benden sonra benden daha hayırlı biriyle evleneceksin” demişti. Eski kocanın ölümünden ve belli bir süre “İddet” bekleyen Sevde validemizin Rüyası gerçekleşti ve o da Peygamberimizin eşi, bizim validemiz oldu.

Onlar ölümün hak olduğunu bilirler, ama kocası ölen bir kadının da hayatının kalan kısmını yalnız geçirmesine izin vermezlerdi. Çevresindekiler, nikâhsız kalan bir kimsenin hemen yardımına koşarlar, onun yeniden bir erkeğin nikâhı altına girmesini sağlarlardı. Böylece “Sizin şerlileriniz, nikahsızlarınız (bekar, dul ve boşanmış) dır” Peygamber hükmüne girmekten çok korkarlardı.

Asr-ı Saadet toplumu, evleneceği insanın bekâr, dul veya boşanmış olduğuna değil, insanlığına ve ahlakına bakardı.

İnsanların evlenmeleri ve boşanmaları da büyük formaliteler gerektirmez, bunlar kolay ve seri bir şekilde yapılırdı. Bir kadının nikâhı kimin üzerineyse boşamaya yetkili şahıs da o olurdu. Şu kadar ki, boşanma toplumun inançları açısından hoş karşılanmaz, Peygamberimizin, “bir talak (boşanma) olursa arş titrer” buyruğu evlilik hayatı boyunca eşler tarafından gözetilirdi.

            KADIN HAKLARI

Bir gün bir kadın, Allah Resulünün ve bazı sahabelerin bulunduğu bir topluma geldi ve “Ya Resülaallah. Ben nefsimi sana hibe ediyor ve mihirsiz olarak eşiniz olmak istiyorum” dedi. Bu sözünden sonra da uzun müddet ayakta bekledi. Peygamberimiz cevap vermeyince, oradaki mü’minlerden biri; “Ya, Resulallah. Bu kadını siz nikâhlamıyorsanız onu benimle evlendirin.” dedi. Peygamberimiz o şahsa, “Yanında mihir olarak verecek bir şeyin var mı” diye sordu. Adam; “Hiçbir şeyim yok. Ya Resulallah” diye cevap verdi. Allah Resulü; “Kur’an dan ezber bildiğin sureler var mı?” Adam da; “ Evet var, ya Resulallah. Şu şu sureleri bilirim” diye cevap verdi. Peygamberimiz de ona; “Ezber bildiğin sureleri ona öğretmen karşılığında bu kadını sana nikâhladım.” dedi. (Buhari 13. baskı 11/292–1803)

Bir hanım düşünün, birçok kişinin bulunduğu bir ortamda, gözüne kestirdiği bir erkeğe bir ciddiyet içerisinde seninle evlenmek istiyorum desin(!) Uzun müddet ayakta cevap beklesin. Kendisine, eşi olmak istediği bir insan değil de maddi hiçbir varlığı bulunmayan bir adam talip olsun. Hem de. Mihir kadının hakkıyken, Kur’andan sure öğretmek kadının mihri olsun.

Asr-ı Saadette her hangi bir kadının sahip olduğu “kadın hakkı”nı görüyor musunuz? Peygamberimizin de içinde bulunduğu 5–10 kişilik bir guruptan bir kişi çıkarak; “ Dur be kadın. Burası böyle taleplerin yapılacağı yer değil. Çık dışarı.” veya “ Behey kadın. Bu sözleri böyle mümtaz bir toplulukta söylemeye utanmıyor musun? diyerek onu kapı dışarı etmiyor.

Kadındaki medeni cesareti takdir ediyor musunuz?  Bugün yeryüzünde kendini medeni sayan hangi ülkede bir kadın bu ciddiyet içerisinde ve bu cesarette, evlenme gibi mahrem bir konuyu birçok kişinin ortasında açıkça isteyebilsin. Ve isteğinin yerine gelebilmesi için uzunca bir zaman ayakta beklesin. Yılışmasın ya da utanıp sıkılmasın. Eşi olmak istediği insan değil de, cebinde beş parası bulunmayan ve mihir olarak hiçbir şey veremeyen gayet fakir bir başka adamın kendine talip olmasına rıza göstersin.

            NİKÂHIN ÖNEMİ

Doğumlarda kız çocuklarının erkek çocuklarından daha çok doğmaları ve harplerde erkeklerin daha çok ölmeleriyle tarihin her döneminde ve her ülkede, kadın sayısı erkek sayısından fazla olduğu görülmektedir. Toplumlar kendi bireylerinin mutlu olmalarını sağlayacak yasalar çıkarmış, kurallar koymuşlardır. Tek eşle evlenme esasına göre hareket eden ülkeler de, evlenemeyerek açıkta kalan ve fakat en tabii insan hakkı olan, “Bir erkeğin nikâhı altında olmak, cinsel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak, yabancı erkeklerin şehvet ve zevk aracı olmamak, anne olabilmek ve evlat yetiştirmenin hazzını yaşamak gibi…” hakları kendi kadınlarına nasıl sağlamışlar? Asr-ı Saadette, bu türlü sorunlar, durumları uygun olanların bir den fazla evlenmelerine izin vererek sağlanmıştır ve buna “Taddüdü zevcat” demiştir.

İslamda yasak olan sadece zina değildir. Hüküm; “zinaya yaklaşmayınız” şeklindedir ve insanları zinaya götürebilecek bütün yollar (gözle bakmak, kulakla işitmek, burunla koklamak, elle tutmak ve ayakla gitmek gibi) kapatılmış, onlar da yasak kapsamına alınmışlardır. Bunun yan ısıra karşı cinsin tahrik olmasına sebep olabilecek her türlü davranışlar da aynı yasak kapsamında bulunmaktaydı.(Açıklık-saçıklık, karşı cinsi tahrik edecek koku, ellerin tutuşması, kulaklara gelen ve insanları tahrik eden sesler, şarkılar gibi.)

Zina; bir erkek ve kadının nikâh yolunun dışında nikâhsız olarak birlikte olmaları ve/veya cinsel ilişkide bulunmaları şeklinde ifade edilmektedir. Bu yasak yolun, sosyal bünyemizde sayılamayacak kadar çok tahribatı bulunmaktadır.

 


3845 defa okundu 




Paylaş

Bu habere yorumlar


Nevzat Laleli

Diğer Yazıları
İŞİ VERME, TAKİP VE SONUÇ ALMA
29 Mart 2020 Pazar
ÖRNEK MÜSLÜMANLAR VE NİKÂH
21 Mart 2020 Cumartesi
BİR SANAYİLEŞME AŞIĞI
7 Mart 2020 Cumartesi
GÖREVDE DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ (2)
29 Şubat 2020 Cumartesi
NEVZAT LALELİ (1)
22 Şubat 2020 Cumartesi
EHEMMİ MÜHİMME TERCİH
15 Şubat 2020 Cumartesi
PEYGAMBERİMİZİN ÖZELLİKLERİ
8 Şubat 2020 Cumartesi
GENÇLERİMİZ NE KADAR SOSYAL
1 Şubat 2020 Cumartesi
HAKLAR NASIL KORUNUR
25 Ocak 2020 Cumartesi
GEMİNİZİN ROTASI NEDİR
18 Ocak 2020 Cumartesi
HAYATIN GERÇEĞİ İMAN VE CİHAD
4 Ocak 2020 Cumartesi
MUTLULUK ADİL DÜZENDE
23 Aralık 2019 Pazartesi
İNSAN HAK’KI TERCİH ETMELİ
14 Aralık 2019 Cumartesi
BİR MÜSLÜMAN ÜÇ BAĞI
7 Aralık 2019 Cumartesi
ÜMMET GÜÇLÜ BİR YAPIDIR
30 Kasım 2019 Cumartesi
BİZE EVLENDİRME YARAŞIR
18 Kasım 2019 Pazartesi
İNSANLAR TOPLUMU OLUŞTURUR
16 Kasım 2019 Cumartesi
EMANET İÇİN GÜÇLÜ TOPLUM
9 Kasım 2019 Cumartesi
BİR MÜSLÜMAN ÜÇ BAĞI
4 Kasım 2019 Pazartesi
İSLAMDA BAŞIN YETKİSİ
2 Kasım 2019 Cumartesi
İSTİKAMETTE OLMAK ŞARTTIR
19 Ekim 2019 Cumartesi
EVLENDİRME ALLAH’IN EMRİ
12 Ekim 2019 Cumartesi
DÜZEN ADİL DEĞİLSE
5 Ekim 2019 Cumartesi
ÖRNEK SAADET ASRI
21 Eylül 2019 Cumartesi
NEREDE KIZ OKULLARIMIZ
11 Eylül 2019 Çarşamba
FUHUŞ KÖLELİĞİ ŞEBEKESİ
7 Eylül 2019 Cumartesi
FLÖRT YANGINI ön sözü
24 Ağustos 2019 Cumartesi
KIZLARIMIZI KORUYUN
17 Ağustos 2019 Cumartesi
MİLLİ DAVAMIZ KIBRIS
23 Temmuz 2019 Salı
KIZLAR AV OLMAYIN
20 Temmuz 2019 Cumartesi
BATAĞA NASIL DÜŞÜYORLAR
29 Haziran 2019 Cumartesi
BU ÇIĞLIKLARI DA DUYUN
15 Haziran 2019 Cumartesi
HER ŞEY BİR SİSTEM ÜZERİNEDİR
1 Haziran 2019 Cumartesi
NASIL EVLENDİRİYORUZ
25 Mayıs 2019 Cumartesi
İNANÇ VAR, HER ŞEY VAR
11 Mayıs 2019 Cumartesi
MUTLULUK KENDİ ELİMİZDE
27 Nisan 2019 Cumartesi
İSTİKAMETİNİZ NEREYE
20 Nisan 2019 Cumartesi
BU FERYATLARI KİM DUYACAK
13 Nisan 2019 Cumartesi

 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
Hüseyin DÜŞ
Bioenerji, Esma-ül Hüsna ve Dua
 
Hüseyin GÜVEN
MUAMMER KARAMAN KONUŞUYOR!
 
Konuk Yazar
RAPOR DEĞİL MAKALE
 
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
ELENEN ÖĞRENCİ DEĞİL SİSTEMİN KENDİSİDİR
 
Nevzat Laleli
İŞİ VERME, TAKİP VE SONUÇ ALMA
 
Özgür TIKIZ
Boş Binalar Ne Olacak ONU DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
 
 
 
 
 

Son Yorumlar
Bu belediye kanunları ile sorunlar çözülmez. Sürek... devamı
 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 640
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2020 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com