Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  30 Kasım 2022 Çarşamba  
ESOGÜ Dünya Sıralamalarında Yükselişini Sürdürüyor
Eskişehir’de Tarımsal Üretim Tozlaştırıcı Arılarla Dahada Artacak
Son günlerde en yaygın hastalık! İnfluenza geri geldi!
Polisten Kış Lastiği Uyarısı: Son Tarih 1 Aralık
ZEHİRLİ HAVAYI SOLUMAK...
ZEHİRLİ HAVAYI SOLUMAK...
6.12.2021 

Dünyanın her yerinden “Bizi kurtaracak kimse yok mu…” diye feryat eden insanların yardım arayan elleri… Sen hala yerinde oturuyor musun?

Uzun bir zamandan beri zehirli bir havayı soluyup duruyoruz. Eşimiz, evladımız, anamız, babamız, sevdiklerimiz, sevmediklerimiz ama herkes bu havayı soluyor. Bu hava etrafımızı çepeçevre kuşatmış, ondan kurtulmamız, yerine temiz ve yaşanabilir bir hava bulmamız da çok zor. Belki de mümkün değil. Ama biz bu yaşanabilir bir ortamı hazırlamak için çalışmamız lazım. Bu Müslüman olmanın ve daha önemlisi insan olmanın bir gereğidir.

Bu havayı değiştirmek ve yaşanabilir bir ortamı temin etmek için bu gayeler uğruna çalışacak olan ve hepimizin onun etrafında kenetlendiğimiz bir sosyal yapıyı kurabilirsek belki bu zehirli havadan kurtulabiliriz. Ama bu zehirli havadan medet uman, vatanımıza göz diken zalim ve inançsız insanlar, ellerine geçirdikleri sınırsız para, medya ve adamlarla bu çalışmalarımıza engel olmakta ve bizi bu havayı solumaya mahkûm etmektedirler. 

“Kendimizi bu havadan nasıl koruyabiliriz?” diye düşünüyoruz. Yaratıcımızın emirlerine kulak veriyoruz. Onun sevgilisi Peygamberimizin buyruklarına bakıyoruz. “Hepiniz, toptan Allah’ın ipine sarılın. Ayrılıp tefrikaya düşmeyin (Maide 103)” emr-i ilahisiyle karşılaşıyoruz.

Bazılarımız bu zehirli havadan korunmak için namaz kılmayı, oruç tutmayı, zekât vermeyi, hac ve umreye gitmeyi tercih etmekte ve çevrelerine de tavsiye etmektedirler. Zikir halkaları oluşturarak Allah’ı zikretmemiz bizi bu ortamdan kurtarır” diyenlerimiz de az değildir.

Elbette bunlar bizim görevlerimizdir ve biz bunları yapamaya mecburuz. Ama bunlar bizim bu zehirli havadan kurtulmamızı sağlamıyor. Belki bu şuurla bir araya gelmemizi temin ediyorlar. “Ben ibadetlerimi yapıyorum ya…” diyerek zehirli ortamdan gaflete düşmememiz, gene dinimizin bize bir emri olarak karşımıza çıkıyor.

Rabbimiz bize, “Yeryüzünde fitneden (zehirli ortam, zehirli hava) eser kalmayıncaya ve din (hüküm) tamamen Allah’ın oluncaya kadar cihat edin (Bir başa bağlı olarak bütün gücünüzle çalışın) (Bakara 193)” buyuruyor.

ZEHİRLİ HAVADAN NASIL KURTULUNUR

Bazılarımız bu zehirli havadan kurtulabilmek için başka yollar ve başka metotlar denemektedirler. Mesela “Vur patlasın, çal oynasın…" veya “Bu böyle gelmiş, böyle gider…” ataleti (durgunluğu) içine girmekle bu ortamdan kurtulacaklarını zannetmektedirler. Futbol stadyumlarına giderek veya TV’lere kilitlenerek “Gooool…” diye bağırarak heyecanından deşarj olunca kurtulacaklarına inanlarımız da çoktur.

Zavallı insanımız ortamın zehrinden kurtulamayınca bu durumdan canı sıkılanlar kendini sigaraya, uyuşturucuya veya içkiye kaptırıyorlar, kumar bataklığına batıyorlar, zina çukurun düşüyorlar, faiz belasında çırpınıyorlar ve çırpındıkça daha çok batıyorlar. Banka faizlerinden kurtulmak için bu sefer de tefeci faizi altında eziliyorlar…

“Kendimizi bu ortamdan nasıl kurtarabiliriz?” diyerek sapıtanlar, rüşvet alıyorlar, iltimas yapıyorlar, milletin parasını hortumluyorlar, hırsızlık ve dolandırıcılık yapıyorlar, yalan söylüyorlar, gıybet yapıyorlar, iftira atıyorlar, nemime (kovuculuk – laf taşıma) işine soyunuyorlar… Daha neler, neler yapıyorlar.

Yanlış teşhise yanlış tedavi uygulayan bu adamlar bilmiyorlar ki bu dünyada karşılaştıkları ve her an soludukları bu zehirli havanın yanı sıra ahirette ki ebedi hayatları da kararmakta ve ebedi (sonsuz) bir felakete düşmektedirler.

HAVAYA BENZEYEN BİR VARLIK

Havanın özelliklerine sahip bir başka şey de yasalardır. Nasıl hava insanın ve toplumun etrafını sarmış, bir tek açık yer bırakmamışsa yasalar da aynen onun gibi her tarafımızı sarmış bir tek açık yer bırakmamıştır. İnsan, nasıl “Ben havasız da yaşarım” diyemezse, yasasız da yaşarım diyemez. İnsan havasızlığa karşı koyamazsa, yasasızlığa da karşı da koyamaz.

            Yasalar, insanlar arasında ki haksızlıkları giderir ve onlar arasında adalet sağlarsa elbette o toplum huzur bulur ve hayatiyetini devam ettirir. Ama yasalar, adaleti sağlamazsa, güçlüyü korur zayıfı ezerlerse, işte o zaman hayat yaşanmaz bir hal gelir.

Bir kişinin veya bir toplumun yaslara karşı koyma gücü yoktur. Ortamı yaşanmaz hale getiren ister ekonomik, ister ahlaki, ister ilmi ve ister hukuki yasalar olsun insanı, “Toprağın altı, üstünden daha iyidir” demeye götürür.

            Çok abartıyorsun, diyenlere yasanın gücü hakkında birkaç örnek sunmak isterim.

            Bu gün ülkemizde uygulanan vergi kanunlarına, hiç birimiz karşı koyabiliyor muyuz? İhtiyacımız olan bir şeyi alırken, “Arkadaş, ben KDV’siz mal almak istiyorum. KDV ödemeyeceğim” diyebiliyor muyuz? “Ben askere gitmeyeceğim veya bu askerlik kanununu takmıyorum” deme gücüne sahip miyiz? Trafik cezası geldi ama ben bunu ödemeyeceğim, diyebilenimiz var mıdır?

            Yasalar hakkında söyleyebileceğim bir ikinci özellik, yasanın devamlılığı özelliğidir. Yani yasa çıkaran hangi yasayı çıkarmışsa o yasanın çıkış tarihinden itibaren tekrar o yasanın kaldırılış tarihine kadar yasa geçerliliğini sürdürür.

            Çoğu zaman konuşurken; “2006 yılında zinan suç unsuru olmaktan çıkartıldı. Şimdi zina serbesttir” diyoruz. Muhatabımız; “Ha o mu?” diyor. “AB (Avrupa Birliği) uyum yasaları arasında çıkartıldı…” diyerek şimdi geçerliliğinin kalmadığını ima ediyor. Hâlbuki o yasa çıkartılmış ve henüz lagv edilmemiş (kaldırılmamış) olduğundan geçerliliğini sürdürmektedir. Bu çirkin suçu işleyenleri ne polis takip edebilmekte, ne savcı tutuklayabilmekte ve mahkemeye sevk edebilmektedir. Ne de Yargıç (hâkim) bir ceza verebilmektedir.

 

 

 

 


2010 defa okundu 




Paylaş

Bu habere yorumlar


Nevzat Laleli

Diğer Yazıları
EVLENMEDE AKIL ÖNE ALINMALI
28 Kasım 2022 Pazartesi
HAY-DER’DEN ANKARA VALİSİNİ ZİYARET
21 Kasım 2022 Pazartesi
TOPLUMUN TEMELİ AİLEDİR
14 Kasım 2022 Pazartesi
MİLLETİMİZİN GÖRÜŞÜ MİLLİ GÖRÜŞ
7 Kasım 2022 Pazartesi
NİKÂHTA KERAMET VARDIR
31 Ekim 2022 Pazartesi
VERİRKEN GERİ ALMAK
24 Ekim 2022 Pazartesi
VE YUVAMIZI KURDUK
17 Ekim 2022 Pazartesi
SADAKAT FETHİN ANAHTARIDIR
10 Ekim 2022 Pazartesi
YOLUNACAK KAZ VAR MI
7 Ekim 2022 Cuma
ÇELME TAKAKARAK FİREN OLMAK
3 Ekim 2022 Pazartesi
ÇALIŞMALARIMIZ DÜNYA ÇAPINDADIR -4
26 Eylül 2022 Pazartesi
YUVAYI SAĞLAM KURMAK ESASTIR (3)
19 Eylül 2022 Pazartesi
YUVAMIZ KURULUYOR (2)
12 Eylül 2022 Pazartesi
HAY-DER, SAĞLAM AİLE VE YUVAMIZ
5 Eylül 2022 Pazartesi
Bİ ŞEY YAPMALI
29 Ağustos 2022 Pazartesi
MUTLULUĞUN SIRRI NİKÂHTIR
22 Ağustos 2022 Pazartesi
ASR-I SAADETTE BİR EVLİLİK
15 Ağustos 2022 Pazartesi
MÜSLÜMANLIKTA EVLENME
8 Ağustos 2022 Pazartesi
EVLENDİRİN GÖREVİ HEPİMİZİN
1 Ağustos 2022 Pazartesi
ÖRNEĞİMİZ ASR-I SAADET
25 Temmuz 2022 Pazartesi
HERŞEY MUTLULUK İÇİN
18 Temmuz 2022 Pazartesi
ADİL DÜZENE GEÇERKEN
4 Temmuz 2022 Pazartesi
İSRAF İHANETTİR
27 Haziran 2022 Pazartesi
TARİHİNE BAĞLI OLMAK
20 Haziran 2022 Pazartesi
BİZ HAKKI ÜSTÜN TUTARIZ
14 Haziran 2022 Salı
GENÇ NEFİS TERBİYESİ YAPMALIDIR
6 Haziran 2022 Pazartesi
MANEVİYATÇI OLMAK
30 Mayıs 2022 Pazartesi
SİSTEM HAK ÜZERİNE OTURMALIDIR
23 Mayıs 2022 Pazartesi
MİLLİ DEĞERLERİMİZ
16 Mayıs 2022 Pazartesi
KUVVET HAKTA OLMALIDIR
9 Mayıs 2022 Pazartesi
KAPİTALİZMİN SIRITMASI
22 Nisan 2022 Cuma
HEDEFİMİZ SEVGİ TOPLUMU
18 Nisan 2022 Pazartesi
İNSAN TOPLUM HALİNDE YAŞAR
11 Nisan 2022 Pazartesi
YÜKÜ KOLON VE KİRİŞ TAŞIR
4 Nisan 2022 Pazartesi
GÜÇLÜ TOPLUM OLMAK
28 Mart 2022 Pazartesi
SİSTEMLERİN TEMELLERİ
14 Mart 2022 Pazartesi
HER ŞEYİN BAŞI AHLAK
8 Mart 2022 Salı
İLAH OLMAKTAN SAKINALIM
28 Şubat 2022 Pazartesi
SİSTEM VE SİSTEMSİZLİK
7 Şubat 2022 Pazartesi
SİSTEM VE SİSTEMSİZLİK
7 Şubat 2022 Pazartesi
GÖREV İSTENMEZ VERİLİR
31 Ocak 2022 Pazartesi
İYİLİKLERİN KAYNAĞI
10 Ocak 2022 Pazartesi
ALTIN SÖZLER 3
3 Ocak 2022 Pazartesi
ALTIN SÖZLER 1 - 2
27 Aralık 2021 Pazartesi
ADİL DÜZENE DOĞRU
20 Aralık 2021 Pazartesi
ZEHRİ ALTIN KUPA İÇİNDE SUNARLAR
13 Aralık 2021 Pazartesi
ZEHİRLİ HAVAYI SOLUMAK...
6 Aralık 2021 Pazartesi

 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
BU KOCA ŞEHİRDE EVSİZİM
 
MATEMATİK TEMEL ZAYIFLIĞI VE ÇÖZÜMÜ
 
Beyaz çay tüketiyor musunuz?
 
Suriyeli Mehmetçikler
 
GÜNDOĞDU YILDIRIM
BU ÜLKENİN OKUMUŞU
 
Hüseyin DÜŞ
Biyolojik alanımız ve şifa
 
Hüseyin GÜVEN
40 YALAN!
 
 
 
Konuk Yazar
BİR FESTİVAL VE 2 EYLÜL SENDROMU
 
Nevzat Laleli
EVLENMEDE AKIL ÖNE ALINMALI
 
Özgür TIKIZ
Açıklıyorum! Ben de Başkanlığa Adayım 26 Söz Veriyorum!...
 
 
 

 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 783
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2022 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com