Eskişehirliyiz.biz Ana Sayfa Eskişehir Apart Yurt Rehberi  
Üye Ol Üye Giriş
Eskişehir Haber Eskisehir Haberleri Gundem Güncel Konular ve Tartışmalar
Eskişehir Haber
www.eskisehirliyiz.biz
Ana Sayfa
Güncel Polis Spor Politika Kültür-Sanat Ekonomi Otomobil Eğitim Sağlık Bilim Teknoloji Ekoloji Yaşam Magazin
  11 Aralık 2017 Pazartesi  
Etkin Koleji Bursluluk Sınavı
FRİGKÜM SEYİTGAZİ’DE TOPLANDI
KARNABAHAR GRİBİ TURP STRESİ ÖNLÜYOR
PEKİ PROJE BİTTİĞİNDE AĞAÇLAR GERİ GELECEK Mİ?
Aziz dostumun acı hayat tecrübesi
Aziz dostumun acı hayat tecrübesi
8.3.2017 

 Merhaba kıymetli dostlar, aziz okuyucular!..

  Bu yazımda sizlerle her zamanki yazılarımdan farklı bir tarzda, içimizden olan bir insanın, yakın bir dostumun başından geçen üzücü ve kahredici bir yaşam öyküsünü paylaşmak istiyorum. Aktarmaya çalışacağım bu hayat hikayesinde sizde kendinizden bir parça bulacaksınız diye düşünüyorum.

  Hikayesini paylaşacağım dostumla 30 yılı aşan bir arkadaşlığımız ve kader birliğimiz var. Doğal olarak pek çok sorun ve sıkıntılarımızı birbirimize anlatırız. Dostum yılların dert ve problemleriyle çok dolmuş olacak ki hem hüzünlendi hem sinirlendi bana bunları aktarırken… Tabii ben bu yaşadıklarını okurlarıma iletmek istiyorum müsaadenle diyerek izin almayı da unutmadım… Bu dramı yazmam için müsaade eden aziz dostum Hasan’a tekrar teşekkür ediyorum.

  Hasan 18 sene önce kıymetli Annesini kaybetti. Birkaç sene sonra Babası başka bir kadınla evlendi. Hasan Babasıyla aynı binada ikamet etmekteydi. Daha o zamanlardan problemler yaşanmaya başladı. Hasan ilk zamanlar bu evliliği kabullenemedi. Ama Babasının daha fazla üzülmesine gönlü razı olmadığından istemeyerek de olsa baş eğdi ve kabullendi. Bir gün bu kadının oğlu ailesiyle beraber Babasına misafir oldu. Hasan yine delikanlılık yapıp hoş geldiniz demeye Babasının evine çıktığında ne görsün, kadının oğlu olan adi herif Babasının yanında ayak ayak üstüne atmış sigara içiyor. Başından kaynar sular dökülmüş. Tam herife hamle yapacakken Babası farkına varıp Hasanı sakinleştirip yerine oturtuyor. Bu yetmezmiş gibi bu edepsiz kadın, rahmetli annesinden babasına karşı sesini yükseltmek, ters konuşmak, edepsiz hitaplarda bulunmak gibi şeylere hiç şahit olmamışken, bu kadın babasına karşı laf aralarında, ‘’salak’’, ‘’manyak’’ vb sözleri söylemekteymiş. Babasıyla bu durumu konuştuğunda oğlum ne yapacaksın bazı şeylerine katlanacağım deyip geçiştiriyormuş.

  Kadının tekin pabuç olmayan bir kızı varmış. Evli olmasına rağmen girdiği işlerde rahat durmuyor ve insanların yuvalarını yıkıyormuş. En sonunda boşanmış. Kadının ısrarıyla Hasanın Babası bu kızı kendi binasındaki boş daireye yerleştirmiş. Ama kız burada da rahat durmamış. Peşine adam takıp getirmeler gece geç saatte eve gelmeler başlamış. Hatta bir gün o kadar ileri gitmiş ki Hasan ve Babasının gözleri önünde eve yabancı bir erkeği almış. Daha önceki birkaç olayda olduğu gibi o gece de Babası kadın ile tartışmış. Kızın böyle edepsizlikler yapamaz benim hanemde, ben Hocayım, Hacıyım ne derler sonra benim hakkımda. Şıllık kızın defolsun gitsin, istemiyorum böyle birini hanemde demiş. Normalde bir anneden ne beklenir. ‘’Kızım yapma etme, benim yuvamı da yıkacaksın, aklını başına al’’ demesi gereken kadın şöyle söylemiş ‘’ Kızım giderse bende giderim’’…

 Bu ve buna benzer olaylar yaşanıp Babası hem bu kadını hem de kızını kovma aşamasına gelmişken, ‘’her şey bitti çok şükür bu çirkef insanlardan hem Babam hem de biz kurtulacağız artık, bu kez Babam kesin def etti bunları’’ dediklerinin ertesi günü işler tersine dönüyormuş. Bir akşam önce oğluna gelip, ‘’ bu şerefsizleri def ettim, Allah cezalarını versin’’ diyen adam bir akşam sonra kadın ve kızıyla gülüşmeler, sohbetler ediyormuş. Ve buna şahit olan Hasan, Babasına hayırdır ne oluyor baba demek için yanına çıktığında Hasanın babası Hasana ve Hasanın küçücük çocuklarına ‘’yani torunlarına’’ bile düşmanca ve sinirli ses tonuyla cevap verip Hasanı yanından kovuyor ve defolun gidin, çıkın evimden kiralarda burnunuz sürtsün demiş… Buna benzer kaç deneyim yaşamış Hasan. Başlarda anlam verememiş. Ama sonra taşlar yerine oturmuş. ‘’Babama büyü yapıyor bu kansızlar demiş’’, bunun başka bir açıklaması olamaz değil mi?

  Hasanın babası 2 sene evvel kanser hastalığına tutulmuş. Tedavi sürecinde birkaç kez ameliyat geçirmiş. Son aylarında da kemoterapi uygulanmış. Hasanın abisi yıllardır ortada yokken babasının rahatsızlığı döneminde birden peydah olup babasını o düşkün halindeyken bile maddi manevi mağdur edip sırra kadem basmış. Birde ablası var Hasanın, normal zamanlarda hiç Hasan ile bağ kurmayan bir abla. Eniştesi ablasını üzdüğünde ablası babasından önce Hasanın kapısını çalmış. Hasan her şeye rağmen ablasına kapısını kapatmamış. Ablasının sorununu dinleyip Babasına ablasının mağdur olduğunu uygun bir şekilde anlatıp bu evliliğin yürüyemeyeceğini aktarmış. Ablasına ağabeylik yapmış, kol kanat germiş tabiri caizse…  İşte bu ablada Hasanın babasının bu rahatsızlığı döneminde Babasının yanında refakatçi kalınması gereken dönemlerde gönülsüzce zoraki birkaç kez refakatçi kalmış. Babasının karısı olacak o hain kadın refakatçilikten bıktım, babanıza birazda siz bakın demeye getirmiş durumu. Zaman zaman kadını dinlendirmek için Hasan işlerinin yoğunluğuna rağmen refakatçi kalmaya gayret ediyormuş. Zaten kadın da hep Hasana şunu söylüyormuş ‘’Hasan nerde, Hasan gelsin yanıma’’ hep seni istiyor Baban diyormuş. Kadının dırdırları devam ettiği son dönemlerde Hasanın ablası tek başına yaşayıp, hiçbir sorumluluğu olmamasına karşın işinden ayrılıp ta babama ben bakarım dememiş. Babası da kızının kendisine karşı olan ilgisizliğini zaten biliyor ve yanında pek istemiyormuş. Hasan ise o dönemde eşi ve çocuklarının sorumluluğuna rağmen işi bırakma aşamasına kadar gelmiş, yeter ki Babam bu lanet kadının eline mahkum olmasın diye…

  Hasanın babası vefatından 40 gün kadar önce tüm banka hesaplarını, şifrelerini Hasana vermiş ve çevredeki alacaklarını bir bir Hasana anlatmış. Oğlum bu hesaptaki para ve alacaklarım senin hakkın, kesinlikle bu şeytanlara yedirme. Bunun kızı edepsizlik yaparsa fırsat verme. İnsan gibi oturacaksa otursun, kirasını da al. Evlere de sahip çık demiş. Hasan tabii baba merak etme, sen iyi olacaksın inşallah sen bunları düşünme demiş. Ama babası oğlum ben hissediyorum, vaktim yaklaştı. Ama eğer iyi olursam hal çaresine bakacağım.

  Bu yaştan sonra bu kadını boşayamam çünkü etraftan ayıplarlar demiş. Ablan ile abin olacak o rezillere de yapacağımı biliyorum demiş. 4 daireden 2 sini sana vereceğim. Maaşımı da ablan ile bu kadın paylaşacaklar zaten. Bu şeytan kadın, ablan ve abin de kalan 2 daireyi paylaşsınlar, birbirlerini yesinler demiş. Ama eğer bunlara güç yetiremeden bu paylaşımı yapamadan ölürsem hakkını helal et. Ben seni hep geri plana attım, ‘’sen abinin tırnağı olamazsın’’ deyip seni üzdüm. Ama şimdi görüyorum ki rahmetli annenin dediği doğru çıktı. ‘’Bize bir tek Hasan dan fayda var bey’’ derdi bana demiş…  

  Yine bir gün babasının son 5 günü kala hastanede oldukları bir sırada hain kadın ile Hasan arasında şu diyalog yaşanmış. Kadın gene ‘’off sıkıldım, daraldım’’ diye dırdır ederken Hasan kadını koridora almış ve ‘’sen çok sıkıldın, bunaldın’’, ‘’İyisi mi sen git dinlen’’, ücreti neyse bir şekilde karşılayacağım ve ben babama bakıcı tutacağım seninle de yolumuza ona göre devam edeceğiz demiş Hasan. Kadın tabii şeytan, anlamış Hasanın mesajını. ‘’Aaa Hasan, o benim kocam, ben ona bakarım, yeter ki iyi olsun da’’ diye gevelemeye başlamış.

  Heyhat Hasanın babası hakkın rahmetine kavuşmuş. Hasanın çok yakınında oturan Dayısı, yengesi ve kocaman çocukları vefat haberini alınca gece yarısı üst kata çıkıp timsah gözyaşları döken hain kadını avutmaya gitmişler. Hasan vefat haberinin şokunu üzerinden atıp cenazeyi nasıl alacağını düşündüğü 25,30 dakikalık süre içinde ne dayısı nede yeğenlerinden bir destek alamayınca uzaktaki bir arkadaşını arayıp yardım istemiş. Arkadaşını da alıp koca İstanbul da yoğun bakımlarda yer olmadığı için evlerinden 50 km uzaktaki bir özel hastaneye yatırılmak zorunda kalınan babasının cenazesini teslim almış. Yalandan timsah gözyaşlarıyla ağlayan hain kadın ve avanesi cenaze evin önüne getirildiğinde tabuta kapanıp bağrışmaya başladığında Hasan onlara çıkışmış, kovmuş. Bu zaten iplerin koptuğu Hasan ve ailesinin çilesinin başladığı günmüş.

  Babasının tabiriyle bu şeytanlar ‘’Bundan sonra rahat gün göstermediler a dostum’’ dedi Hasan bana… Onun o durumu çok koydu bana. Eski günlerimize gitti kafam. Bende biliyordum ve şahit olmuştum Hasan ve ailesinin o binayı nasıl yokluklarla meydana getirdiklerini. Lise yıllarımız dahil harçlık nedir bilmediğini. Abisinin eskiyen pantolonlarını, annesinin yamalayıp Hasan’a giydirdiğini. Evlerinin inşaatlarında 9, 10 yaşlarındayken dahi tuğla taşıdığına, kum çektiğine ben de şahidim. Ne zorluklarla o evlerin yapıldığını ben de biliyorum…

  Hain kadın ve kızı hiç rahat durmamışlar babasının vefatından sonra. Meydan onlara kalmış tabii. Babasının haz etmediği insanları davet edip geç saatlere kadar hoplayıp zıplamalar, kahkahalar, türlü rezilliklerle dolu aylar geçmiş. Üst katta tepinmişler bir şey yapamamış. Bir şeyler söylemiş ama ne çare. Onlar da yüz ne arar daha da kudurmuşlar. Hasanın eşi demiş ki, ‘’aman bey, bu çirkeflerle uğraşma, iftira ederler, bu şeytanlar büyüde yapar yuvamızı yıkarlar’’ yapma etme deyip sakinleştirmiş Hasanı…             

  Hasan ne yazık ki dişleriyle tırnaklarıyla meydana getirdikleri, rahmetli Annesi ve Babasının emaneti olan kendi hanelerinde sanki el gibi bir hale düşmüş. Sonra kadının kızı evlenmiş. 10 ay kirasını da vermediği daireyi boşaltmış. Kira vermediği yetmezmiş gibi son faturalarını da ödememiş. Elektrik, su ve doğalgaz borcundan dolayı kapatılmış. İnsanların ben Müslüman’ım deyip de nasıl bu kadar alçaldığının, insanlık onurunun nasıl ayaklar altına alındığının tecrübe edilmiş acıklı bir hikayesi bu.

  Bu kadar kelamdan sonra şu söylenebilir ey anneler babalar ve vasiyet edecek mülkü ve parası olanlar ne olur adil ve güzel bir paylaşım ile orta yolu bulun ve öz evlatlarınızın (eğer size karşı isyankar değillerse) mağdur olmasına sebep olacak durumlara yol açmayın…

  Daha güzel, hayırlı günlerde buluşmak duasıyla…

 

 


7491 defa okundu 




Paylaş

Bu habere yorumlar


Hüseyin DÜŞ

Diğer Yazıları
Boş yere yaratılmadın!..
26 Eylül 2017 Salı
Piknik notları ve İlkyardım
2 Ağustos 2017 Çarşamba
Aziz dostumun acı hayat tecrübesi
8 Mart 2017 Çarşamba
İŞTE ÇAY SİMİT HESABI, İŞTE EKONOMİMİZ!..
29 Kasım 2016 Salı
Ne Günlere Kaldık
21 Ekim 2016 Cuma
İlkyardımcılara kim yardım edecek!..
8 Nisan 2016 Cuma
Akıllı Adam Olmak!
1 Mart 2016 Salı
Nereye Gidiyoruz, Hani Kalkınma!..
16 Aralık 2015 Çarşamba
Kim bu Fos Osmanlıcılar...
28 Ekim 2015 Çarşamba
KÖTÜ YÖNETİCİ VE DECCAL
2 Eylül 2015 Çarşamba
Müslümanların Helakı!..
14 Temmuz 2015 Salı
Kimse yapamaz, Ak Parti yapar!..
22 Mayıs 2015 Cuma
YALANCI MAĞRURLAR BİZE YABANCI
29 Nisan 2015 Çarşamba
Memleketi Mahveden Beceriksizler
26 Mart 2015 Perşembe
Kepazelik diz boyu, hangisini sayalım?
27 Şubat 2015 Cuma
İDEAL TOPLUM HAYAL Mİ?
3 Ocak 2015 Cumartesi
Dönüşen Dönüşsün, Sen Dönüşme!..
25 Kasım 2014 Salı
Türkiye’nin ateşle dansı!..
25 Ekim 2014 Cumartesi
Osmanlı geçinen, Aslından Kopuk Paçozlar
17 Eylül 2014 Çarşamba
Hayır, hayır yüz bin kere hayır!..
6 Ağustos 2014 Çarşamba
İSLAM, SİYASET, YÖNETİM
24 Haziran 2014 Salı
Siyonizm-Türklere Karşı Yahudinin Pis Oyunları
22 Mayıs 2014 Perşembe
Bir Gençlik!..
11 Nisan 2014 Cuma
OY’un BÜYÜK, İYİ AMA KİME OY VERELİM?
24 Mart 2014 Pazartesi
Ben Kimden Tarafım 2
28 Şubat 2014 Cuma
1997 ile 2014 arasında fark görebiliyor musunuz?
29 Ocak 2014 Çarşamba
CEMAAT, HÜKÜMET, MENFAAT
30 Aralık 2013 Pazartesi
YALAN YANLIŞ EĞİTİMİMİZ!..
26 Kasım 2013 Salı
Kanlı Ellerin Kanlı Projesi: BOP
30 Ekim 2013 Çarşamba
Dünya Liderini Dinliyorum!..
21 Eylül 2013 Cumartesi
Ah O Gemide Bende Olsaydım!..
13 Temmuz 2013 Cumartesi
Tarlaya Neler Ektik?..
11 Mayıs 2013 Cumartesi
Saptırıcı Liderler
26 Mart 2013 Salı
İslam’a dönen Müslümanlar
20 Şubat 2013 Çarşamba
Asgari Ücret ile Asgari 3 Çocuk mu?
23 Ocak 2013 Çarşamba
Politika Tesadüf Mü, Komplo Mu?
26 Aralık 2012 Çarşamba
AŞK ADAMI MI?.. KAÇIP FIRDÖNEN Mİ?..
19 Kasım 2012 Pazartesi
KIYAMET NE ZAMAN?
22 Ekim 2012 Pazartesi
Sadıklarla olmak
2 Ekim 2012 Salı
Fitre ve Çay Simit Hesabı
28 Ağustos 2012 Salı
Canlı Müslüman İstiyoruz!..
24 Temmuz 2012 Salı
Cinsi Bozuklar
28 Haziran 2012 Perşembe
Karakterli Müslüman!..
1 Haziran 2012 Cuma
Aslından Koparılmış Protestanlar
2 Mayıs 2012 Çarşamba
Haktan Yana Olmak
21 Mart 2012 Çarşamba
Lider ve Sistem 2
24 Şubat 2012 Cuma
LİDER ve SİSTEM
4 Şubat 2012 Cumartesi
KISSADAN HİSSE!..
11 Ocak 2012 Çarşamba
Allah İçin Çalışmak!..
26 Aralık 2011 Pazartesi
Cihad Ne Demek?
10 Aralık 2011 Cumartesi
Batı:Tek Dişi Kalmış Canavar!..
4 Kasım 2011 Cuma
HAYIRLARA MOTOR, ŞERLERE FREN
15 Ekim 2011 Cumartesi
DEĞİŞİM : “Tekamül mü, Tahribat mı?”
16 Eylül 2011 Cuma
İnandığın Gibi Yaşa Türkiyem
22 Ağustos 2011 Pazartesi
BEN KİMDEN TARAFIM?..!..
25 Temmuz 2011 Pazartesi
Bereket Dönemi "28 Haziran 1996 ile 2 Temmuz 1997"
7 Temmuz 2011 Perşembe
Ya Güdersin Ya Gidersin
19 Haziran 2011 Pazar
Seçim Sonuçları Ne Gösterdi?
13 Haziran 2011 Pazartesi
Seçime Doğru;"Arz-ı Mev’ud ve Horoz Dövüşü"
10 Haziran 2011 Cuma
Erbakan’ı Sevmek!.. Tavizi Sevmemek!..
6 Haziran 2011 Pazartesi
Hedef 2023, İstanbul Ayasofya Maratonu
1 Haziran 2011 Çarşamba
Hayalüstü Hayaldi!.. Gerçek Oldu!..
25 Mayıs 2011 Çarşamba
NE HALLERDEYİZ 2
19 Mayıs 2011 Perşembe
2.Abdülhamit, Erbakan ve Tekerrür
11 Mayıs 2011 Çarşamba
Hak ile Batılı karıştırmayalım 2
28 Nisan 2011 Perşembe
DÜNYANIN EN BÜYÜK ADALET SARAYI
8 Nisan 2011 Cuma
Hak İle Batılı Karıştırmayalım
26 Mart 2011 Cumartesi
ORGANİK MAYAMIZ “İSLAM !..”
17 Mart 2011 Perşembe
DİYALOG VE TOPRAK SATIŞININ PERDE ARKASI
6 Mart 2011 Pazar
SUCUĞUNDA TADI KAÇTI!..
28 Şubat 2011 Pazartesi
Ne Hallerdeyiz ?
11 Şubat 2011 Cuma
Ya AKP Olmasaydı !..
1 Şubat 2011 Salı

 
En Çok Okunanlar
Eskişehir Apartlar Yurtlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...

YAZARLAR
 
TAŞLAR NE ZAMAN YERİNE OTURACAK?
 
BATUHAN ÇİTEMEL
SPOR YAPANLAR İÇİN 10 ÖNEMLİ BESİN
 
Berk DİLEK
Eskişehir de yapilan hizmetlerde neden belediye ve devlet işbirliği yapmiyor.
 
Dr. Erasmus
KİŞ AYİNDA BİR ESKİŞEHIR KLASIĞÎ
 
GÜNDOĞDU YILDIRIM
HAVVA’NIN ÜÇ KIZI
 
Hüseyin DÜŞ
Boş yere yaratılmadın!..
 
Hüseyin GÜVEN
…ve AŞK
 
 
 
Konuk Yazar
10 milyon kesseniz ne olur!
 
Mehmet KIZILKAYA
Düşmanın En Zor Olanı “Nefis”
 
Mehti Saraç
SÜPERBAHİS(BAHİS SİTESİ)CİDDİ ŞEKİLDE DOLANDIRIYOR
 
Nevzat Laleli
ABD NEREYE KOŞUYOR
 
Ödem ÖZDEMİR
ETO Seçim Süreci
 
Özgür TIKIZ
Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!)
 
ÖZLEM PÖLENT
RENGİ DE KENDİ DE GÜZEL MEYVELERİMİZDEN BİR TANESİ: NAR
 
 
 

Son Yorumlar
Yeni takım daha güçlü olucak geçen seneya göre. devamı
Şimdi o beton yeşil beton, sayın k. Kurt keşfetmiş... devamı
Rakuna okuma yazma öğretmişler, uyarı levhalarını ... devamı
Mahmudiye yarış tayı i̇dman merkezi projesini... devamı
Bir de kentsel dönüşümden geçen arka sokakların ha... devamı
Mahmudiye yarış tayı i̇dman merkezi projesi ,... devamı
Hediyelerimize volkan bisikletten 5 adet zefal sul... devamı
Ulen ne severmişiniz ağaç kesmeyi insanliğin yüz k... devamı
Acizliğemi giden onca paramızama beceriksizliklerm... devamı
Chp li belediye başkanı sana soruyorum geldiğinden... devamı
 

 

 

Eskişehir Kültür Sanat
online ziyaretçi: 296
online üye: 0
 
Telif hakkı saklıdır © 2000-2017 Eskişehir Reklam
Eskişehirliyiz.biz Anasayfa | Giris Sayfan Yap | Sık kullanılanlara ekle| WebMaster Kodu | İletişim  
eskişehir

eskisehir@eskisehirreklam.com
 
eskişehir apartlar  eskişehir günlük kiralık