Karneye bakarken çocuğunuzu mu, yoksa kendi egonuzu mu görüyorsunuz?
2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk yarısı 16 Ocak'ta sona ererken, Eğitimci Adem Bican'dan velilere sarsıcı bir uyarı geldi. Bican, karnenin çocuğun kişiliğini değil, sadece o dönemki performansını gösteren bir "fotoğraf" olduğunu hatırlatarak, ebeveynlerin düşük notlara verdikleri aşırı tepkilerin kendi ego ve yetersizlik duygularından kaynaklanabileceğine dikkat çekti.
Sömestir tatilini 'Telafi Kampı'na çevirmeyin!
Tatil sürecinin bir ödül-ceza mekanizmasına dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Bican, ebeveynler için şu kritik başlıkları sıraladı:
-
Karne Tepkisi: Çocuk karneye değil, sizin yüzünüze bakar. Ona "yetersiz" hissettirirseniz, tatil boyunca sizinle bağ kuramaz.
-
Esneklik vs. Sınırsızlık: "Çocuk dinlensin" diyerek uyku saatlerini ve ekran sürelerini (Bültenimizin 78. sayfasındaki 'Bed Rotting' tehlikesine dikkat!) tamamen rafa kaldırmak, biyolojik ritmi bozar.
-
Yumuşak Geçiş: Okulların açılacağı 2 Şubat öncesindeki son 3 gün, uyku ve yemek düzeninin okul saatlerine göre yeniden ayarlanması "adaptasyon" için hayatidir.
"Karne Tepkisi Tatilin Atmosferini Belirler"
Sürecin karne günü başladığını hatırlatan Bican, ebeveynin karneye verdiği ilk tepkinin tatilin gidişatını belirlediğini söyledi. Notları düşük olan çocuğa kızmanın veya notları yüksek olan çocuğu aşırı yüceltmenin ebeveynin kendi egosundan kaynaklandığını belirten Bican, "Çocuk karneye değil, o an sizin yüzünüze bakar. Eğer karne günü çocuğunuza 'yetersiz' hissettirirseniz, tatil boyunca sizinle bağ kuramaz. Karne, çocuğun kişiliğinin değil, o dönemki performansının bir fotoğrafıdır ve tatil bu performansı cezalandırma veya ödüllendirme zamanı değil, dinlenme zamanıdır" ifadelerini kullandı.
"Kuralsız Tatil, Okul Dönüşünü Zorlaştırıyor"
Karne günü bozulan dengenin tatil rutinine de yansıdığını ifade eden Bican, tatilde yapılan en büyük hatanın "esneklik" ile "sınırsızlığı" karıştırmak olduğunu vurguladı. Bican, tatil disiplini konusunda şu uyarılarda bulundu:
"Ebeveynler tatilde 'çocuk dinlensin' düşüncesiyle uyku saatlerini, ekran sürelerini ve ev kurallarını tamamen rafa kaldırıyor. Ancak bu durum çocuğun biyolojik ritmini bozar. Özellikle 'misafir var' denilerek kuralların ihlal edilmesi veya ekranın sınırsız bir 'oyalanma aracı' olarak sunulması, tatil bitiminde çocuğun okula adaptasyonunu imkansız hale getirir. Tatil, kuralların bittiği değil, sadece esnetildiği bir zaman dilimi olmalıdır."
Dönüş İçin 'Yumuşak Geçiş' Uyarısı
Okulların açılacağı 2 Şubat tarihine dikkat çeken Bican, tatil rehavetinin son güne kadar sürdürülmemesi gerektiğini belirtti. Uzmanlar, okul açılmadan önceki son üç günün (Cuma-Pazar), uyku ve yemek düzeninin okul saatlerine göre yeniden ayarlanması için kritik olduğunu vurguluyor.
Gönderen: haber



