Eskişehir Turizminde "Butik Şehir" Kıskacı ve Kaçırılan Potansiyel
Eskişehir Turizminde "Butik Şehir" Kıskacı ve Kaçırılan Potansiyel: 25 Yıllık Termal ve Frigya Sessizliği
Eskişehir, sanayi ve kültürdeki öncü kimliğine rağmen turizmde gerçek potansiyelini bir türlü sahaya yansıtamıyor. Düzenlenen turizm çalıştaylarında sık sık dile getirilen "potansiyel var, icraat yok" eleştirileri, şehrin özellikle termal su ve Frig Vadisi gibi devasa değerlerini kullanamamasıyla somutlaşıyor.
25 Yılın Özeti: Termal Turizm Yerine "Hamam Müzesi" 1999 yılında göreve gelen Yılmaz Büyükerşen'in seçim vaatlerinin başında Eskişehir’in zengin sıcak su kaynaklarını termal ve sağlık turizmine kazandırmak geliyordu. Ancak aradan geçen çeyrek asırlık (5 dönem) süreçte, komşu iller Afyon ve Kütahya termal tesisleşmede dünya markası haline gelirken, Eskişehir bu konuda sadece bir "Hamam Müzesi" açmakla sınırlı kaldı. Şehrin merkezindeki sıcak su, modern tesislerle turiste sunulmak yerine adeta unutulmaya terk edildi.
Frig Vadisi’nde Komşu İllerin Gerisinde Kaldık Afyon ve Kütahya ile paylaşılan ortak miras Frig Vadisi’nde de durum farksız. Komşu iller bölgeyi uluslararası festivallerle tanıtırken ve köylerinde yabancı turist ağırlarken, Eskişehir tarafında 25 yılın sonunda sadece bir bağlantı yolu yapılması tepki çekiyor. Afyon'un köylüleri turizm sayesinde yabancı dil öğrenirken, Eskişehir’in Frigya ayağı atıl durumda bekliyor.
İlçeler Kendi Kaderine Terk Edildi Eskişehir’in sadece merkezden ibaret görülmesi, ilçelerin özgün değerlerini de gölgede bıraktı. Han ilçesinin tarihi geçiş yolları, Alpu’nun çiböreği ve kaz eti, Bozan’ın tescilli sucuğu, İnönü’nün sivil havacılık potansiyeli ve Mahmudiye’nin atçılık mirası turizm rotalarına dahil edilemedi. Şehrin ekonomisi bir dönem Bursa ile yarışırken, son yıllarda yürütülen "Butik Şehir" anlayışının bu büyük potansiyeli budadığı ifade ediliyor.
Bir Gezginin Sosyal Medya Notları: "Balaban Köfte Islama Köfteyi Tutmaz" Şehri ziyaret eden bir yazarın sosyal medyada paylaştığı eleştiriler ise turizmdeki "özgünlük" sorununu gözler önüne serdi. İsim vermeden paylaşılan o dikkat çekici notlar şöyle:
"Eskişehir kendi çapında güzel bir şehir ama hayal kırıklığı yaşatabiliyor. İnternet yorumlarına aldanıp ilk iki sıradaki yerlere gitmeyin, genelde öğrenci yorumları yanıltıyor. Vişneli ekmek kadayıfı Afyon'unkinin yanından geçmez ama meşhur etmişler. Balaban köfte, Turgutlu'nun ıslama köftesinin dengi değil. Devrim Arabaları Müzesi'nde sadece bir araba var; Modern Müze ve diğerlerinde müze kart geçmiyor ama içeride pek de görecek bir şey yok. Balmumu Müzesi ise daha çok 3-15 yaş grubuna hitap ediyor. Ancak bir lahitin kenarında 2.500 yıl önce bırakılan o tavsiye yazısı her şeye bedeldi. Eskişehirli arkadaşlar bana kızmasın..."
Gezginin bu gözlemleri, Eskişehir’in turizmde sadece "birkaç noktaya" ve "günübirlik turlara" sıkışıp kaldığını, özgünlükten uzaklaştığını ortaya koyuyor. Şehrin gerçek değerlerinin gün yüzüne çıkarılması için merkez odaklı bakış açısının ötesine geçilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Gönderen: haber



