Önceki 26 Yıl "Yetim Hakkı" mı Yendi? Belediyede "Bütçe Fazlası" Kurnazlığı! - Eskişehir Haber

Eskişehir Magazin

Önceki 26 Yıl "Yetim Hakkı" mı Yendi? Belediyede "Bütçe Fazlası" Kurnazlığı!

Önceki 26 Yıl "Yetim Hakkı" mı Yendi? Belediyede "Bütçe Fazlası" Kurnazlığı!
Yayınlama: 1 Şubat 2026 Pazar
A+
A-

Eskişehir’de bazı medya organlarında yer alan "Büyükşehir yetimin hakkını korumuş" başlıklı yazı, yerel yönetimin 491 milyon liralık bütçe fazlasını bir "başarı hikâyesi" gibi pazarlamaya çalışırken, aslında 27 yıllık bir yönetim zafiyetini de itiraf etmiş oldu. Yazıda kullanılan "bütçe fazlası vermek yetim hakkını korumaktır" mantığı, Eskişehirlilerin zihninde tek bir soruyu doğurdu: "O halde 1999’dan beri bütçe fazlası vermeyen, şehri borç batağında tutan bu yönetim, geçen 26 yıl boyunca yetim hakkını mı yedi?"

Kasada Para Var, Sokakta Hizmet Yok!

Belediyeler kâr gütmek için kurulan ticari şirketler değildir. Halktan toplanan her kuruşun sokağa, yola, altyapıya ve sosyal yardıma dönüşmesi asıldır. Eskişehirli bugün Türkiye’nin en pahalı suyunu içerken (42,04 TL/m³), ulaşıma her geçen gün zam yapılırken ve kentin göbeğindeki trafik duba labirentleriyle felç edilmişken; belediyenin 491 milyon lirayı kasada tutması bir "tutumluluk" değil, halkın hakkı olan hizmeti ondan esirgemektir. Kasada duran o para, aslında yapılmayan yolların, açılmayan kavşakların ve indirim yapılmayan fahiş su faturalarının bedelidir.

Yeşil Alanı Satmak mı Yetim Hakkını Korumak?

Bütçe fazlasıyla övünenlerin, bu paranın hangi yöntemlerle biriktiğine bakması gerekir. Yerel seçim öncesi meclisten geçirilen 2 binden fazla imar maddesiyle mahalle aralarındaki nefes alanlarını, sosyal donatıları ve hatta şehitlerimizin adını taşıyan park alanlarını ticarete açıp ranta kurban etmek mi "yetim hakkını korumak"tır? Devletin ulaşımdaki 4 milyarlık devasa hibe desteğini (Sayfa 327) ideolojik mazeretlerle reddedip, halkın parasını kasada bekletmek; Eskişehirliyi trafiğe, pahalı suya ve bakımsız mahalle hayatına mahkûm etmektir.

Gerçek "Yetim Hakkı" Vatandaşın Cebindedir!

Mevcut yönetimin "para artırdık" güzellemesi, aslında halkın cebinden fazladan alınan paranın itirafıdır. Gerçek bir halkçı belediyecilik, o parayı belediyenin kasasında bekletip reklamını yapmak değil; su fiyatını %40 indirerek, ulaşımı ucuzlatarak ve modern kavşaklarla vatandaşın vaktini koruyarak o parayı asıl sahibi olan halkın cebinde bırakmaktır.

Hatipoğlu Suyu Yüzde 40 Ucuzlatmayı Vaat Etmişti

Eskişehir'in asıl meselesi; kasanın dolup taşması değil, sokaktaki vatandaşın cüzdanının boşalmasıdır. Nebi Hatipoğlu'nun "suyu %40 ucuzlatacağız" vaadi işte tam da bu 491 milyon liralık "fazlalığın" vatandaşın cebinde kalmasını hedefliyordu. Yani o parayı belediyenin kasasında değil, yetimin ve vatandaşın kendi cebinde "korumak" istiyordu.

Nebi Hatipoğlu’nun vizyonu, belediyeyi bir banka şubesi gibi "para biriktiren" bir yer olmaktan çıkarıp, her kuruşu Eskişehir’in çocuklarına, gençlerine ve sporcularına hizmet olarak döndüren bir "icraat makamı" haline getirmektir. Eskişehir, imar kurnazlığıyla kasasını dolduranları değil; şehit parkına sahip çıkan, suyunu ucuzlatan ve trafiğini çözen gerçek hizmeti hak ediyor.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024