Bu Kadar Baskın Oymaya Rağmen Kazanamadık Ama Neden? - Eskişehir Haber

Eskişehir Spor

Bu Kadar Baskın Oymaya Rağmen Kazanamadık Ama Neden?

Bu Kadar Baskın Oymaya Rağmen Kazanamadık Ama Neden?
Yayınlama: 14 Haziran 2026 Pazar
A+
A-

Bu Kadar Baskın Oymaya Rağmen Kazanamadık Ama Neden?

Çok Pas, Sıfır Şut ve "Youla" Kabusu!

Dün sabaha karşı tüm Türkiye ekran başına kilitlendiğinde, futboldan çok iyi anlayanından hayatında ilk kez maç izleyenine kadar herkesin dilinde tek bir cümle vardı: "Yahu bu kadar pas yapacağınıza bir kere de kaleye vurun!" Evet, 24 yıl sonra Dünya Kupası arenasına dönen A Millî Takımımız, Avustralya karşısında kağıt üzerinde ezici bir istatistik yakaladı. Topa sahip olduk, pas rekoru kırdık, rakibin 4-5 katı kadar gol girişimi denedik ama tabelada kocaman bir 2-0’lık mağlubiyetle sahadan ayrıldık. Peki, sahadaki o "baskın" ama "etkisiz" oyunun arkasında ne yatıyordu? Bir futbol dehası olmaya gerek yok; çıplak gözle izleyen her vatandaşın gördüğü bariz taktik hataları masaya yatıralım.

Sol Kanat Dünyası: Bitmeyen Bir İnat!

Maçın ilk düdüğünden itibaren Ay-Yıldızlı ekibimizde anlaşılmaz bir "sol kanat takıntısı" başladı. Oyun kurgusu tamamen sol çizgiye yıkıldı. İlk yarıda bu kanadı Barış Alper Yılmaz ile zorlamaya çalıştık. Ancak o kadar çok yan pas ve geriye pas yapıldı ki, topu bir türlü ceza sahasına, yani kaleye doğru gönderemedik. Adeta pas yapmaktan gol atmayı unuttuk.

Teknik direktörümüz ikinci yarıya başlarken bu kanattaki aksamayı gördü ve Barış Alper’i kenara alarak oyuna Kenan Yıldız’ı sürdü. Evet, Kenan topu daha iyi sakladı, sol kanat baskısını daha kontrollü ve akıllıca yaptı ama "strateji" hiç değişmedi. Avustralya teknik heyeti bu inadımızı çoktan çözmüştü. Sol kanada duvar ördüler ve bizim tüm baskılarımızın şuta/vuruşa dönüşmesini daha başlamadan boğdular. Sağ kanadı, merkezi neredeyse hiç kullanmadık; tek yönlü bir hücumla koskoskoca 90 dakikayı erittik.

Hücum Aşkı Defansı Unutturdu: "Youla" Nostaljisi

Maçın istatistiklerine bakıldığında Avustralya neredeyse top oynamadı, sadece bekledi. Biz tüm hatlarımızla, körü körüne bir taarruz moduna geçmiştik. İşte tam bu anlarda, modern futbolun en büyük cezası olan "kontra atak" devreye girdi. Türkiye hücum ederken arkada öyle büyük boşluklar bıraktı ve geriye dönmekte o kadar ağır kaldı ki, Avustralya elini kolunu sallayarak çıktığı iki net pozisyonu da affetmedi.

Avustralya’nın attığı o goller, Eskişehirspor taraftarının çok iyi bildiği, bir döneme damga vuran Souleymane Youla’yı hatırlattı. Es-Es’in o efsane kadrosunda Youla, rakip arkaya yaslandığı anda savunmanın arkasına bir rüzgar gibi sarkar, aldığı uzun topla kaleciyi çaresiz bırakırdı. Dün gece Kanada’da Avustralyalı Irankunda ve Metcalfe, bizim savunmamıza tam olarak "Youla kabusunu" yaşattı. Biz sahte bir baskıyla top çevirirken, onlar net ve akıllı iki hamleyle maçı kopardı.

Bundan Sonraki Maçlarda Bu Taktik Değişir Mi?

İnternetteki futbol otoritelerinin ve taktik analistlerinin yorumları da tam olarak bu yönde birleşiyor. Herkes millî takımın acilen bu "verimsiz pas oyunundan" vazgeçmesi gerektiğini söylüyor. İlerleyen maçlarda (ABD ve Paraguay karşısında) bu bariz hatadan dönülüp dönülmeyeceği tamamen teknik heyetin ders çıkarıp çıkarmayacağına bağlı.

Çünkü futbol sadece topa sahip olmak veya ceza sahasına körü körüne 40 tane orta kesmek değil; futbol bir denge oyunu. Eğer hücum ederken arkanı emniyete almazsan ve oyunu sahaya dengeli yaymazsan, elin oğlu gelir iki kere vurur, senin 20 tane gol denemeni çöpe atar. Umuyoruz ki "Bizim Çocuklar" bu şok mağlubiyetten gerekli dersi alır ve gruptan çıkma şansımızı sonraki maçlara taşır.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024