Yanlış Diyetler Karaciğeri İflasa Sürüklüyor: Hollywood Diyeti Bilim Dışıdır!
Yanlış diyetler sağlığı tehdit ediyor!
Popüler kültürün dayattığı "Hollywood diyeti" ve "ünlü diyeti" gibi tek tip beslenme modellerinin bilimsel hiçbir temeli olmadığı ve hayati organlara zarar verdiği açıklandı. Son dönemde ünlü oyuncu Ufuk Özkan’ın yanlış diyet nedeniyle karaciğer nakli aşamasına gelmesi, kontrolsüz beslenme programlarının tehlikesini bir kez daha kanıtladı.
"ALKOLLÜ SİROZ KADAR TEHLİKELİ"
Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, protein ve sağlıklı yağlardan yoksun, sadece meyve veya sıvıya dayalı diyetlerin karaciğer üzerinde yıkıcı etkileri olduğunu belirtti. Hatunoğlu, "Meyve ağırlıklı beslenmede aşırı fruktoz alımı, karaciğerde büyük bir yük oluşturur. Bu durum alkol kullanılmasa bile karaciğer yağlanmasına ve siroza kadar ilerleyen bir tabloya neden olabilir" dedi.
KİLO DEĞİL, KAS VE SU KAYBI
Sadece detoks veya meyve suları ile yapılan diyetlerin kalıcı çözüm sunmadığını vurgulayan uzmanlar, kaybedilen ağırlığın yağdan değil kas dokusundan olduğunu ifade etti. Bu yöntemlerin bağışıklık sistemini doğrudan zayıflattığı, B12, demir ve çinko eksikliğiyle birlikte halsizlik ve konsantrasyon bozukluğuna yol açtığı bildirildi.
Karaciğerin Altyapısı mı, Şehrin Altyapısı mı?
Beslenme uzmanlarının karaciğer sağlığı hakkındaki uyarıları, aslında Eskişehir yerel yönetiminin "şehri yönetme" biçimiyle ilginç bir paralellik gösteriyor.
-
Denge Bozulursa Sistem Çöker: Vücudun dengeli protein, yağ ve karbonhidrata ihtiyacı olduğu gibi, bir şehrin de dengeli bir bütçe ve hizmet planlamasına ihtiyacı vardır. ESKİ’nin pazar günü suyu kesip musluktan çamur akıtması, aslında belediyecilik sisteminin "metabolizmasının" bozulduğunun işaretidir.
-
"Doğal" Denilen Aldatmaca: Diyetlerin "doğal ve temiz" diye pazarlanıp sağlığı bozması gibi, Eskişehir’de de "sosyal belediyecilik" ve "bütçe fazlası" söylemleriyle halkın en temel ihtiyacı olan temiz suyun ihmal edilmesi bir illüzyondan ibarettir.
-
Sessiz İlerleyen Tehlike: Uzmanlar karaciğer hastalığının "sessiz" ilerlediğini söylüyor. Eskişehir'in altyapısı da yıllardır sessizce çürüdü; borular bakım görmedi, yedek su depoları (Sarısungur ve Ilıca) sisteme entegre edilmedi. Sonuçta; tıpkı bir karaciğer iflası gibi, pazar gecesi kentin su sistemi de iflas sinyali verdi.
-
Mazeret mi, Çözüm mü? Nasıl ki karaciğer yetmezliği çeken birine "suçu yan organlara at" demek tedavi sağlamıyorsa; ESKİ’nin de suçu "yan derelere" veya DSİ’ye atması Eskişehirliyi temiz suya kavuşturmuyor.
Gönderen: haber



