Çocuk İçin Uzun Zaman Değil Nitelikli Zaman Önemli!
Çocuk Gelişiminde Sevgi Kadar Tutarlılık da Şart: "Anne-Babanın Söz Birliği Olmalı"
Çocuk Gelişiminde Sevgi Kadar Tutarlılık da Önemli: "Her Ailenin Kuralı Farklıdır"
Uzmanlar, anne-baba ve çocuk arasındaki ilişkinin sağlıklı temeller üzerine kurulmasının çocuğun zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminde kritik rol oynadığını belirtiyor. Güvenli bağlanmanın koşulsuz kabulle sağlandığını belirten Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım; ebeveyn tutarsızlığının çatışmalara yol açtığına, sorumluluk duygusunun küçük yaşta kazandırılması gerektiğine ve aile içi net sınırların önemine dikkat çekti.
NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım; sağlıklı anne-baba-çocuk ilişkisinin dinamiklerini, güvenli bağlanmayı, çocuk merkezli karar süreçlerini, çalışan anne-baba ilişkilerini ve tutarlı ebeveyn davranışlarını tüm detaylarıyla değerlendirdi.
1. Bağlanma: Bireyin "Psikolojik Doğumu"
Anne ile çocuk arasındaki ilişkinin en temel taşının bağlanma olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım, bağlanmayı bir bireyin "psikolojik doğumu" olarak tanımladı.
Bebeklikten itibaren belirli bir kişiye karşı olumlu duygular besleme ve onunla vakit geçirme isteğinin doğal olduğunu belirten Yıldırım, şunları söyledi:
"Korku yaratan bir durum veya nesne karşısında çocuk hemen bağlanma figürünü arar. O kişinin varlığını hissetmek bile bebekte ve çocukta anında bir rahatlama yaratır. Çocuk büyüdükçe bireysel adımlar atmak, keşfetmek ister; birkaç adım ileri gider ama hemen arkasına dönüp bağlanma figürünün orada olup olmadığını kontrol eder. Bu nedenle bağlanma, çocuğun dış dünyayı güvenle keşfetmesi için hayati bir pusuladır."
2. Güvenli Bağlanmanın Temeli: Koşulsuz Kabul
Bağlanma sürecinin bazen hamilelik haberinin alınmasıyla hemen başlayamayabileceğini veya sonradan güçlendirilebileceğini belirten Yıldırım, önemli olanın bu bağı korumak ve beslemek olduğunu söyledi.
Koşulsuz kabullenmenin çocuk tarafından hissedildiğini ifade eden uzman isim; sevgi dolu ses tonu, oyun oynarken aktif olarak yanında bulunma, çocuğun tercihlerine uyum sağlama ve her koşulda bakım veren kişinin onun yanında olacağını hissettirmesinin güvenli bağlanmayı inşa ettiğini vurguladı.
3. "Demokratik Tutum" ile Söz Hakkı Tanıyın
Eski ebeveynlik anlayışı ile günümüz yaklaşımı arasındaki farklara değinen Aybeniz Yıldırım, geçmişte çocukların düşüncelerini aktarmakta zorlandığını ancak günümüzde "çocuk merkezli" ve "demokratik" tutumların öne çıktığını belirtti.
Yıldırım, "Burada kontrolü tamamen çocuğa devretmekten bahsetmiyoruz. Seçenekleri anne ve babalar sunar ancak karar aşamasında çocuğun da görüşünün alınması ve karar süreçlerine dahil edilmesi ona kendini değerli ve güvende hissettirir" dedi.
4. Çalışan Ebeveynlere Mesaj: Uzun Zaman Değil, Nitelikli Zaman
Çalışan anne ve babaların sıklıkla yeterince zaman ayıramama kaygısı ve suçluluk duygusu yaşadığına dikkat çeken Yıldırım, zamanın miktarından çok kalitesinin önemli olduğunu vurguladı:
"Çocuk için önemli olan saatlerce aynı odada kalmak değil, gerçekten 'orada' olabilmektir. Elinizde telefonla ya da başka bir işle uğraşarak geçirilen uzun saatler yerine; günde 15-20 dakika bile olsa sadece çocuğa odaklanılmış, birebir paylaşılan nitelikli zaman çocuğun duygusal deposunu doldurmaya yeterlidir."
5. Sorumluluk Duygusu Küçük Yaşta Başlamalı
Ortaokul ve lise çağına gelmiş çocuklarda sıklıkla yaşanan "Ders çalış, ödevini yaptın mı?" tartışmalarına değinen Yıldırım, bu durumun temelinde sorumluluk bilincinin geç yaşlara bırakılmasının yattığını söyledi.
Sorumluluk duygusunun çok küçük yaşlardan itibaren çocuğa verilmesi gerektiğini belirten uzman, ilerleyen yaşlarda sürekli ders uyarısı yapmanın aile içi iletişimi yıprattığını ve süreci zorlaştırdığını ifade etti.
6. Anne ve Baba "Aynı Şeye" Evet veya Hayır Diyebilmeli
Ebeveynler arasındaki tutum farklılıklarının çocuk tarafından çok hızlı fark edildiğini ve manipüle edildiğini belirten Aybeniz Yıldırım, çelişkili ebeveyn davranışlarının tehlikelerine karşı uyardı:
"Çocuk, talebine kimin 'evet', kimin 'hayır' diyeceğini çok iyi çözer. 'Bunu anneme sorsam hayır der ama babamdan daha kolay izin alırım' düşüncesi gelişir. Bu durum çocukta kafa karışıklığına ve çatışmalı iletişim dinamiklerine yol açar. Çok basit gibi görünse de uygulamada en çok zorlanılan nokta şudur: Anne ve babanın aynı konularda ortak tutum sergileyip, aynı şeylere 'evet' veya 'hayır' diyebilmesi gerekir."
7. "Ama Arkadaşımın Ailesi İzin Veriyor!" Demagojisine Karşı Net Kurallar
Çocukların sık sık arkadaşlarını emsal göstererek ebeveynlerinin sınırlarını esnetmeye çalışabileceğini belirten Yıldırım, bu manipülasyonun önüne geçmek için aile kurallarının net olması gerektiğini söyledi.
Böyle bir durumla karşılaşıldığında verilmesi gereken en sağlıklı mesajın "Evet, arkadaşın bunu yapıyor olabilir; onun ailesinin kararı böyledir. Ancak bizim aile kurallarımız gereği bu durum bizim için uygun değil ve biz buna izin vermiyoruz" şeklinde olması gerektiğini belirten Yıldırım, her ailenin kendi kural zinciri olduğunun çocuklara küçük yaşlardan itibaren öğretilmesinin şart olduğunu sözlerine ekledi.
Gönderen: haber



