15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor! - Eskişehir Haber

Eskişehir Sağlık

15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!

15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!
Yayınlama: 14 Eylül 2026 Pazartesi
A+
A-

Erkeklerin Sinsi Tehlikesi Prostat Kanseri: Uzmanından 5 Kritik Uyarı

  • Belirti Vermeden İlerliyor: Prostat Sağlığında PSA ve Düzenli Muayene Hayati Önem Taşıyor

15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Engin Kaya, hastalığın erken dönemde hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Kaya, prostat kanseriyle mücadelede hayati önem taşıyan 5 kritik bilgiyi paylaştı.

Prostat Kanseri Sinsice İlerliyor: Erken Tanı İçin 5 Kritik Bilgi

Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinin başında gelen prostat kanseri, özellikle ilk evrelerinde hiçbir şikâyete yol açmadan sessizce seyredebiliyor. Eylül ayının "Prostat Kanseri Farkındalık Ayı" olması vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Engin Kaya, belirtilerin ortaya çıkması beklenmeden kişisel risk faktörleri ve yaş doğrultusunda düzenli muayene olunması gerektiğinin altını çizdi.

Hastalık Hiçbir Belirti Vermeyebilir

Erken dönemde hiçbir yakınmaya yol açmayan prostat kanseri, ilerleyen safhalarda idrar yapma düzeninde belirgin değişikliklerle kendini gösteriyor. Prof. Dr. Engin Kaya; sık idrara çıkma, geceleri sık uyanma, idrar başlatmada zorlanma, kesintili veya zayıf idrar akımı, idrarda kan ya da yanma hissi gibi şikâyetlerin görülmesi durumunda zaman kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı. Hiçbir belirtinin olmamasının da hastalığın bulunmadığı anlamına gelmediği ifade edildi.

PSA Yüksekliği Tek Başına Kanser Anlamına Gelmez

Prostat Spesifik Antijen (PSA) testinin tanı sürecinde önemli bir parametre olduğunu belirten Prof. Dr. Kaya, yüksek değerlerin her zaman kanser işaretçisi olmadığını söyledi. İyi huylu prostat büyümeleri veya enfeksiyonların da PSA'yı yükseltebileceğini aktaran Kaya; test sonuçlarının hastanın yaşı, aile öyküsü, muayene ve emar (MR) bulgularıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Parmakla Rektal Muayene ve Modern Tanı Yöntemleri

Gerekli görülen durumlarda uygulanan parmakla rektal muayenenin prostatın boyutu, kıvamı ve yüzeyindeki şüpheli yapıları saptamada kritik rol oynadığına değinildi. Şüpheli durumlarda kesin tanı için biyopsiye başvurulduğunu belirten Prof. Dr. Kaya, günümüzde MR eşliğinde yapılan hedefli biyopsi ve transperineal yöntemler sayesinde daha hassas ve güvenilir sonuçlar alındığını kaydetti.

Tedavi Her Hasta İçin Kişiselleştirilmelidir

Prostat kanserinde tek bir standart tedavi modelinin bulunmadığını ifade eden Prof. Dr. Engin Kaya, planlamanın tamamen kişiye özel yapılması gerektiğini vurguladı. Tedavi kararında; hastalığın evresi, Gleason skoru, hastanın genel sağlık durumu, yaşı ve yaşam kalitesi beklentilerinin göz önünde bulundurulduğu aktarıldı.

Cerrahi Ve Fokal Tedavilerde Yeni Nesil Teknolojiler

Cerrahi müdahale gereken durumlarda artık daha küçük kesilerle işlem imkânı tanıyan robotik ve laparoskopik cerrahi yöntemlerin öne çıktığı belirtildi. Hastalığın evresine ve yapısına bağlı olarak yalnızca kanserli dokuyu hedef alan fokal tedavi yöntemlerinin de kullanıldığını aktaran Prof. Dr. Kaya; ses dalgalarıyla tedavi (HIFU), dondurarak tedavi (kriyoablasyon) ve elektrik dalgalarıyla tedavi (IRE) gibi modern seçeneklerin uygun hastalarda başarıyla uygulandığını dile getirdi.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024