Yaşlı Yakınlarına Destek Olurken Aşırıya Kaçmayın: Bağımsızlıklarını Ellerinden Almayın! - Eskişehir Haber

Eskişehir Sağlık

Yaşlı Yakınlarına Destek Olurken Aşırıya Kaçmayın: Bağımsızlıklarını Ellerinden Almayın!

Yaşlı Yakınlarına Destek Olurken Aşırıya Kaçmayın: Bağımsızlıklarını Ellerinden Almayın!
Yayınlama: 1 Ekim 2026 Perşembe
A+
A-

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, ailelerin yaşlı yakınlarına destek olurken bağımsızlık haklarını korumaları gerektiğine dikkat çekti. "Sen yorulma, ben yaparım" yaklaşımının zamanla yetersizlik ve değersizlik hissini tetikleyebileceğini belirten Tunçel; yaşlı bireylerin yerine hayatı yaşamak yerine, kararları birlikte alarak yanlarında olunması gerektiğinin altını çizdi.

YAŞLILARA DESTEK OLURKEN AŞIRIYA KAÇILMAMALI: "BEN YAPAYIM" YERİNE "BİRLİKTE YAPALIM"

Yaşlılık dönemi yalnızca fiziksel değişimlerin yaşandığı bir süreç değil; bireyin yaşamındaki rollerini, ilişkilerini ve kendilik algısını yeniden gözden geçirdiği hassas bir yaşam evresidir. Ailelerin iyi niyetle sergilediği aşırı korumacı tutumlar ise farkında olunmadan yaşlı bireylerde yetersizlik ve çaresizlik duygularını pekiştirebiliyor.

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü vesilesiyle açıklamalarda bulunan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, yaşlı yakınlarına sunulan desteğin onların bağımsızlık, karar verme ve sosyal yaşama katılım haklarını zedelemeden yapılması gerektiğine vurgu yaptı.

"Her Şeyi Onu Yerine Yapmak Yetersizlik Hissini Güçlendirir"

Toplumda sıkça başvurulan "Sen yorulma, ben yaparım" söyleminin niyet ve etki bakımından ayrıştırılması gerektiğini belirten Tunçel, şunları aktardı:

"Bu sözler çoğu zaman sevgi ve koruma amacıyla söylenir. Ancak yaşlı bireyin yapabildiği işleri sürekli olarak onun yerine yapmak, zaman içinde 'ben artık hiçbir şeyi yapamıyorum' düşüncesini güçlendirebilir. Gerçekten yardıma ihtiyaç duyduğu alanlarda destek olmak, fakat yapabildiği şeyleri onun yerine üstlenmemek gerekir. Örneğin 'Ben yapayım' demek yerine 'istersen birlikte yapabiliriz' yaklaşımı, hem desteği hem de bireyin yeterlilik duygusunu korur."

Karar Alma Süreçlerine Dahil Edilmeliler

Yaşlanmanın, bireyin kendi hayatı hakkındaki karar verme hakkını ortadan kaldırmadığını belirten Klinik Psikolog Tunçel, sürekli olarak kişinin yerine karar verilmesinin kırgınlık, öfke ve içe kapanmaya yol açabileceğini ifade etti. Temel yaklaşımın "onun için karar vermek" değil, "onunla birlikte karar vermek" olması gerektiğini söyledi.

Bakım Alan Değil, Ailenin Aktif Bir Üyesi

Yaşlı bireylerin yalnızca fiziki ihtiyaçlarının karşılanmasının yeterli olmadığını kaydeden Tunçel, sosyal ilişkilerin sürdürülmesinin psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisine değindi:

"Yaşlı bireyi sürekli 'bakım alan kişi' konumuna koymak yerine aile ve sosyal yaşamın aktif bir üyesi olarak görmek gerekir. Birlikte yemek yemek, sohbet etmek, yürüyüşe çıkmak veya arkadaşlarını ziyaret etmesini kolaylaştırmak oldukça değerlidir. Bazen düzenli ve samimi bir sohbet, maddi ya da fiziksel bir yardımdan çok daha büyük bir psikolojik destek sağlar."

Çocuklaştırıcı Dilden Kaçınılmalı

Ailelerin iletişimde dikkat etmesi gereken ilkelere de değinen Tunçel; yaşlı bireylerle konuşurken çocukla konuşur gibi, yüksek sesle veya aşırı yavaş konuşmak yerine bir yetişkinle iletişim kurar gibi doğal ve saygılı bir dil benimsenmesini önerdi. Tunçel, "Temel ilke oldukça basit; yaşlı bireyin yerine hayatı yaşamak değil, kendi hayatını mümkün olduğunca bağımsız şekilde sürdürebilmesi için yanında olmak" diyerek sözlerini tamamladı.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar