Tarım Öldü!..
Türk Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, “Türk tarımı can çekişiyor demek yetmiyor. Artık işin şakası yok. Türk tarımı öldü. Hepimizin başı sağolsun. Allah rahmet eylesin” dedi.
Türk tarımını öldürenler kına yaksın!
Türk tarımının ölmesinin sebebi, ithalattır.
Tarımda kendi kendine yeten ülke, tarım ürünleri, hayvan ihraç eden… Artık ithal eden ülke haline getirildi.
RTE, “üretemiyorsan ithal et kardeşim” diyor.
Tarımı küçülen, ithalatla, sanal ekonomiyle büyüyen Türkiye…
Sadece son iki yılda bir buçuk milyon kişinin tarım üretiminden koparıldığı gerçeği karşısında duyarsız bir iktidar var. Duyarsızlık hafif kalır, bununla iftihar eden iktidar. Çünkü AB’yin telkinleri böyle.
Fındıkta, pancarda, buğdayda, pamukta… yünde, ette, sütte fiyat düşüşleri, üretim kayıpları.
Mazotta, tohumda, ilaçta… yemde sürekli artan fiyatlar…
Tarım yasası, tohumculuk yasası, haller… Halleri öz-elleştiren tek ülke olacağız. Üretene kazık, tüketene kazık…
Strasbourg’da, Başmüzakereci Ali Babacan, ''Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili sürecin, dünyanın dört bir yerinde yakından izlendiğini'' söylemiş.
İzlemez mi? İbretle izliyor dünya.
Osmanlı da böyle böyle çökertilmişti.
Babacan, “hükümetin, nisan ayında gelecek 7 yıl içinde AB ile ilişkiler konusunda yeni bir programı kamuoyuna açıklayacağını” ifade etmiş.
Yeni bir ıslahat fermanı desenize…
Babacan, ''Türkiye'nin üyeliği AB'ye küresel faydalar getirecek. AB'nin, güvenlik ve istikrarını güçlenmesinin dışında birlik, küresel anlamda da etkili bir oyuncu olacak'' demiş.
Kim bu küresel? Uluslararası sermaye.
Fayda kime? Söz konusu sermayeye…
Derdimiz, AB’yin güçlenmesi için etkili oyuncu olmak…
Babacan’dan çıkardığım bu.
Adamlar imtiyazlı olun, her dediğimizi yapın diyorlar. İmtiyaz sözcüğünün anlamını bile tersine çeviriyorlar.
Üretim, sanayi, tarım, çiftçi diyen var mı? Hayır, Türkiye hizmetler sektöründe yoğunlaşmalı deniyor. Bunun anlamı, biz üretiriz siz amele olun manasına mı?
Anadolu tarım, hayvancılık için bulunmaz bir coğrafya. Tarım ve hayvancılığın milli ekonomiye katkısı gerçektir. Hokus pokus ekonomisinin sanal rakamları değil. İstihdam demektir. Dışa bağımlılığı azaltır. Beslenme gibi stratejik önemi vardır. Sosyal dengelerin oluşmasına katkı sağlar.
Tarımımız ölüyor.
Ziraat Odası Başkanı Sayın Yetkin “öldü” diyor.
Tarımı öldüren, çiftçiyi bitiren politikalar.
AB’yin kriterleri, tavsiye ve telkinleri…
Eğitim, bilgilenme, planlama, koordinasyon, yönlendirme, değerlendirme, uygulamalar…
Bir yığın masal!
Tarımda yükselen değer, “Organik tarım”
Yani Türkçesi babadan kalma usuller.
Doğal tohum, doğal gübre, doğal şartlar, doğal ürün… Doğal beslenme.
Tarım öldü, ölüyor!
Çare çözüm;
AB’yden ithal kriterler; eğitim, bilgilendirme, koordinasyon, yönlendirme, değerlendirme masallarını uygula-ma!
Gümrükleri kevgir olmaktan kurtar.
İthal cenneti Türkiye olmaktan kurtul.
GDO’lu tohumları yasakla.
Tarımda ve hayvancılıkta organik ürün üret, pazarla…
Gör bakalım Türkiye’yi tutacak var mı?
Ülkenin kurtuluşu bir bakıma tarım ve hayvancılıkta.
Tarım ve hayvancılık politikaları olan bir siyasi parti var mı?
DSP’nin tarım kurultayını o nedenle dört gözle bekliyorum
Yetkililerine saygı ile duyurmak isterim.
Mahir Öztürk



