Aldatmadık, aldanmadık(!) - Eskişehir Haber

Aldatmadık, aldanmadık(!)

Aldatmadık, aldanmadık(!)
Yayınlama: 28 Mart 2007 Çarşamba - 1.361
A+
A-

Tarım ölmüş, sanayi el değiştirmiş, esnaf krizde, işçi perişan…

2003 seçimlerinde oy isterken RTE, ne demişti?

Millet, “al ananı git” diyeceğini bilse oy verir miydi?

RTE, “aldatmadık, aldanmadık” diyor.

Değil RTE, anketler, gazeteler, televizyonlar, bir güzel aldanmamızı sağladılar.

Aldattılar!

Bu yazıdaki konumuz ise RTE’nin aldanması üzerine…

Konu vahim, konu derin!

24 Mart tarihli Hürriyet gazetesi haberine göre Dış İşleri Bakanı Gül, soykırım yalanını uluslararası mahkemeye götüreceklerini, mahkemenin kararlarına da saygılı olacaklarını belirtmiş.

Türkiye, soykırım yalanıyla ilgili olarak Lahey Adalet Divanı veya Uluslararası Tahkim’e gitmemelidir.

Recep Tayip Erdoğan!

Reklâm panolarında, afişlerle ilan ettiğin gibi, “ayına yıldızına kurbansan” eğer,

Türkiye’yi Lahey’e gönderirsen, en hafif tabirle aldanıyorsun demektir.

Uluslar arası mahkemenin nasıl karar vereceğini sanıyorsun?

İsviçre’deki doksan kilo belgenin, doksan gramlık kısmını dahi okumamışken…

Ön yargılara, yalanların kuyruğuna takılanlara, bir propagandaya, kurbanı edilemez Türkiye.

24 Nisanı “soykırımı anma günü” ilan etmişler.

Yok ki böyle bir soykırım…

24 Nisan’da olan, Hınçak, Taşnak kalıntısı komitacıların tutuklanmasıdır, o kadar.

Bu tutuklamaların arkasında, katliamlar yapan, köyleri basan, şehirlerde olaylar, isyanlar çıkaran komitacılar var.

Ayrıca, emperyalist saldırıya karşı ülkesini savunan ordunun gerisindeki Ermeni çetelerinin faaliyetleri var. Ordunun haberleşmesini sabote eden, erzak, malzeme intikalini cephe gerisinden bozan, köylerde katliamlar yapan Ermeni eşkıya çeteleridir bunlar. Ermeni köylerinden gönüllü, gönülsüz beslenen, barınan…

Komutanların ısrarı üzerine tehcir kararı alan hükümet, aslında Ermenileri savaşın hercümerci içinden kurtarmıştır. Yine ülke toprakları içinde Ermenileri sakin bölgeye kaydırmıştır.

Ermeni yalanlarından bir tanesi de bir buçuk milyon Ermeni telef olmuştur yönünde. Ne yazık ki kimi yerli uşaklara da tasdik ettirilmekte... Ödüllendirilerek, teşvikler verilerek.

İnsaf demek lazım!

El insaf!

Osmanlıda nüfus kayıtları tutulurdu.

Son Osmanlı nüfus sayımında Ermeni papazların nüfusu fazla gösterme çabalarına rağmen topu topu bütün Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeniler dokuz yüz bin kadardı.

Geçen on, on beş yılda, savaşların, Ermeni ayaklanmalarının, olayların olduğu, salgın hastalıkların çıktığı, göçlerin yaşandığı topraklarda nüfus nasıl dörde, beşe nasıl katlanır?

Kayıtlar var. Üç yüz bin ermeni tehcire tabi tutulmuş, on altı bin kayıp.

Dağlarda çeteler saldırmış konvoylara…

Çiçek, tifo gibi salgın hastalıklar çıkmış…

Savaştan, salgından, Ermeni katliamından Türkler, milyon milyon telef olurken… Soykırım suçlaması yapılacaksa, doğru yapılmalı.

Doğu Anadolu’da kuyular var; seksen, doksan Müslüman Türk doldurularak üzeri kapatılmış. Şimdi kemikleri duruyor.

Tez elden açılmalı.

Yüz yıl önce Emperyalist devletlerin şımarttığı Hınçak, Taşnak Komitalarının yaptığı propaganda, söylediği yalanlar bir bir çıkarılıp yüzlerine vurulmalı.

Yüz yıl sonra Asala terör örgütü ve Diaspora!

Onlarca diplomatımızı şehit eden Asala…

Şimdi de Diaspora şımartılarak soykırım yaygarası koparıyor.

Soykırımı Lahey’den geçirirse…

Arkasından tazminat, toprak talebiyle gelecekler.

Şımartan da, şımaran da aynı aktörler. 150 yıl öncesine dayanan bir plan.

Büyük Ermenistan hayali Kızılırmak’a kadar…

Söylenen yalanlar, koparılan yaygara boşuna değil.

Yüzyıldır yapılan propaganda bu; “Türkler barbar”

O barbar Türklerin aklının ucundan bile geçmez; bir ülkenin bayrağını çiğnemek.

Yunan Kralı İzmir’e çıktığında ilk işi Türk bayrağını çiğnemektir. Monako’da papaz heykelinin ayakları altında Türk bayrağı resmedilir. Hollanda’da Türk bayrağı desenli paspas yapılır.

Bizim kültürümüzde bu türden davranışlar zavallılıktır.

Zavallılar!

Bu zavallılara uluslar arası hukuktan doğan haklarımızı hatırlatmak gerekir.

Mütekabiliyet, misilleme, karşılık verme.

Ne yazık ki anladıkları dil budur.

Soykırım tarihi yalanı, mahkeme edilecek bir şey değildir. Mahkeme diye aldanmayın haaa…

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024