AB Süreci - Eskişehir Haber

AB Süreci

AB Süreci
Yayınlama: 19 Nisan 2007 Perşembe - 1.024
A+
A-

AB müktesebatı uyum programı ile ilgili toplantıyı 10 Ocak’ta yapmışlar. Yol haritası çıkarmak için hedef belirlemişler.

Üç ay bir hafta sonra.

Durduk yerde.

Gül ve Babacan ekranlara çıktılar.

Müzakerelerin başka boyuta girdiğini belirttiler.

O boyut ne?

Siyasi reform sürecine giriyormuş Türkiye! Bazı noksanlıklarımız varmış. AB ile iletişim canlı tutulmalıymış…

Tercümesini siz yapın artık.

Sahi, Cumhurbaşkanlığı sürecinde Türkiye…

Gül’ün anlattığına göre reform izleme komiteleriyle toplantılar yapılıyormuş.

Bu günlerde Cumhurbaşkanlığı seçimi en çok tartışılan konu…

Komite toplantılarının gündemine girmiş midir dersiniz?

Anlaşılan o ki izleme komiteleri komiserleri çıkan yasaların uygulanmasını takiple görevli.

Tanzimat dönemi gibi, yeniden tanzim ediliyoruz.

Böylece Avrupalılaştığımızı sananlar var.

Cezayirleşiyor muyuz yoksa Yugoslavyalılaştırılmak mı isteniyoruz belli değil.

Üreten Avrupa, ham madde kaynaklarını devreden, tüketen Türkiye, tıpkı Osmanlının son zamanlarındaki gibi…

Yeni bir yol haritası…

Kamu kurumlarına talimatlar verilmiş.

Müjdeli bir haber gibi verdi, Gül ve Babacan ikilisi.

Gece gündüz çalışmışlar.

Türkiye, her şeye rağmen AB müktesebatına uyum programında…

Gündelik hayatların etkileneceğinden dem vuruyorlar.

Çok canlar daha yanacak besbelli.

AB sürecinde hızlandıkça, yoksullaştık, terörle yeniden tanıştık, toplumsal huzursuzluk arttı. Etnik, dini, mezhepsel bölünmelerle karşılaştık.

Bizi reforma etmeye hevesli AB, PKK’yı besliyor.

Şehitler geliyor bir biri arkası. Terör canlar alıyor. Asayişsizlik,  trafik… 

Günlük hayatın AB standartlarına kavuşturulması diye açıklıyor Gül, AB tam üyelik hedefine kararlılıkla bağlıyız.

AB’den her seviyede, “almayacağız” demeye gelen mesajlar var.

AB bizim içimizde.

Halkın refahı, Türkiye’nin kalkınması içinmiş.

Kalkınan üç beş kişi…

Üç beş kişi Türkiye’mi, Türk halkı mı?

Gül’de yol haritasına sıkı sıkıya bağlı olma kararlılığı var.

AB’nin yol haritasında 301 var. Azınlık yaratma var. Kafasında yarattığı azınlıklara kol kanat germe var. Soykırım yalanı var. Teröriste yardım yataklık var, var…

Berlin anlaşmasında da vardı. 93 Harbi diye bilinen Osmanlı-Rus savaşını kaybetmişti Osmanlı. Berlin anlaşması sözde Osmanlıya arka çıkmak adına imzalanmıştı.

Her şeye karışmışlardı. 1878’den sonra.

Her şeye karışan AB şimdi cumhurbaşkanlığı sürecinde sessiz midir sizce?

Kim olsun ister?

RTE’yi konuşuyoruz aylarca.

Gül neden akla gelmez?

Gül mü, RTE’mi aday sizce?

Süreç işliyor. Aday ortada yok. RTE’nin bir bakıma hakkı diyenler var.

            Dışarılardan esen rüzgâr ne diyor?

Son dakikada “Gül” denirse hiç şaşırmayın.

Gül’ün son günlerde bir takım odaklara verdiği mazbut, makul açıklamalar boşuna olmasa gerekir.

Basının desteğine de teşekkür ediyor Gül.

Türk Ceza Kanunundaki 301’i de kaldıracaklar. Siyasi reformun bir meselesidir diye açıklıyor zat-ı âlileri.

Köşke çıktıklarında belli ki ilk atacakları imza 301 olacak, arkasından gelecek olanlar da diğer siyasi kriterler.

Bir de içeriye verilen yumuşak mesaj var; “AB'den gelen her ses doğrudur, güzeldir, hemen anında yapılması gerekir diye bir şey asla yoktur”

Ne diyelim Gül? Hayırlı olsun!

Hayırlı olur mu?

25 Nisan sonrasını da yaşayıp göreceğiz...

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024