Vahşi Cinayet - Eskişehir Haber

Vahşi Cinayet

Vahşi Cinayet
Yayınlama: 20 Nisan 2007 Cuma - 1.691
A+
A-

Hemen belirtmeliyim.

Bu vahşi cinayeti hiddetle lanetliyor, ulaşmak istediği hedefi şiddetle kınıyorum

Rahip Santora’nın öldürülmesi, Hırant Dink cinayeti arkasından gelen bu vahşet.

Üç ayrı Hıristiyan mezhebinden sanki seçilerek işlenmiş cinayetler.

Sanıkları, yeni yetme gençler.

Cinayeti işleme sebebini, “din elden gidiyor, vatan için yaptık” şeklinde açıklıyorlar.

Bu vahşetin dine vatana bir faydası olur mu? Bunun bile farkında değil bu çocuklar. Bilenmişler. Kimler bu kadar keskinleştirir bu çocukları. Hangi vaat aldatır bunları?

Azmettirenler var. Nerede, kimler? Karanlık!..

Bir türlü ortaya çıkarılamıyor.

Çocuklara ezberletilen “din elden gidiyor, vatan için yaptık söylemi” dillerde.

Hani soruşturma gizliydi?

İyi bir propaganda malzemesi…

“Çocukları ölüm makinesine dönüştüren iklim, koro halinde azınlık paranoyaları, yabancı düşmanlığı, misyoner efsaneleri, vatan tehlikede aşılandı” diye kalem oynatanlar var.

“Şimdi günah çıkarma vakti” diyenler.

“Toplum olarak suçluyuz” diye ahkâm kesenler. Uşaklar var.

Hatay’ın İskenderun ilçesinde görev yapan Papalık Anadolu Temsilcisi Piskopos Luigi Padovese bile, Malatya’da yayınevindeki cinayetin üzücü olduğunu belirterek, “Olayların faturası Türk halkına kesilmemeli” demiş.

Türk toplumu neden suçlu olsun? Neden Milliyetçi, ulusalcı, yurtseverler olaylardan sorumlu tutulsun?

Onlar terörün her türlüsüne karşı.

Kaostan yarar sağlayanlar karanlık güçler, kökü dışarıda.

Misyonerlik faaliyetleri, Hıristiyanlaştırma çalışmaları neden gözden kaçırılmaya çalışılıyor?

Kilise açıklamalarında Türkiye’ye karşı tehdit oluşturdukları söylemlerinden dolayı zor duruma düştükleri de yer alıyor.

Sahillerde, Özellikle Doğu Anadolu bölgesinde insanların zor durumdan yararlanma, parayla kandırma türünden çalışmalar yapıldığı haberleri var

Malatya vahşetinde öldürülen Necati aydın İzmir Kemalpaşa’da zorla dini içerikli yayın sattığı için şikâyet üzerine tutuklanmış.

Misyoner sorunu var. Güvenlik bu sorunu hukuk içinde büyümeden çözmeli.

Hiçbir sorun bireysel cinayeti mazur göstermez.

Hiçbir cinayet memlekete, millete, dine fayda sağlamaz
Bu kirli cinayette piyon olarak kullanılanlar nerede barınmışlar, kimler bunların

beyinlerini yıkamış?

Bu cinayetin kökü nerelere varıyor?

Ellerinde “şucuyuz, bucuyuz” pankartlarıyla dolaşanlar neye, kime hizmet ettiğinin farkında mı?

Atatürk neden, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” dedi?

Türk milleti olmaktan neden utanılsın? Neden bu vahşi cinayetler Türk milletine mal edilsin?

Bilerek veya bilmeyerek Türk milletini sorumlu tutanlar bilsinler ki, bu cinayetlerin

kökü de Türk milletinin suçlanmasını istemektedir.

Milli bütünlüğümüzü yok etmek isteyenlerin bu tür kışkırtmalara ihtiyacı var.

Kışkırtmalara gelmemeliyiz.

Siyasi zaaf içindeyiz.

Güvenlik ve hukuk zaafı yaşamamalıyız.

Her üç cinayetin köküne inebilmeliyiz.

Millet olarak birlik ve bütünlüğümüzü muhafaza etmeliyiz.

Birlik ve bütünlüğümüze kastedenlere akılla mücadele edebilirsek eğer, başarırız.

Bu cinayetlerin azmettiricisi şudur yahut şunlardır diyebilirsek eğer.

Cinayetlerin arkası kesilir.

Diyecek olan siyasi iradedir.

Çünkü bir psikolojik savaştır uygulanan.

Bu psikolojik savaşta kullanılanlar ne yazık ki aldatılmış, beyni yıkanmış birer piyondur.

Beyin yıkama merkezlerinin erken deşifre edilmesi gerekmez mi?

Gerçek Müslüman da gerçek vatanseverde bu tür kışkırtıcı vahşi cinayetlere şiddetle, hiddetle karşıdır.

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024