Bin-Dirilmiş Kıtalarla Çağlayan Çağladı! - Eskişehir Haber

Bin-Dirilmiş Kıtalarla Çağlayan Çağladı!

Bin-Dirilmiş Kıtalarla Çağlayan Çağladı!
Yayınlama: 29 Nisan 2007 Pazar - 1.212
A+
A-

Bin-Dirilmiş Kıtalar milyonlar olup akın akın Çağlayan’a aktılar.

Bu sefer evde, gönlüm orada, kanaldan kanala gezerek izledim.

Kimi televizyonlar seçme yorumcularıyla mitingin amacının “ne şeriat ne darbe” diye yansıtmaya çalıştı. Genelkurmayın halka yaptığı hatırlatmayı “bu bir Muhtıradır” takıntısıyla aktararak. Bilerek veya bilmeyerek askeri darbeci, AKP’yi mazlum gösterme durumunda kaldılar

Uyutulmaya çalışılan halk, küresel sermayenin çıkarına uydurulmaya çalışılan Türkiye.

Halk dip diri, uyanık olduğunu gösteriyordu..

Medyayı yine kınıyorum.

Muhalefetin söz söyleme hakkını engelleyen, 14 Nisan mitingini görmeyen, binlerdiler diye küçümseyen, Çağlayan mitingini tek bir slogana indirgeyip, Türk Silahlı Kuvvetlerini darbeci gibi gösterme çabası gösterenleri kınıyorum.

Kurumların da demokratik söz söyleme hakkı vardır. Her demokratik devlette olduğu gibi… Genelkurmay halkına internet sitesinden bir hatırlatma yapmıştı. Kimsenin oraya buraya çekmeye ne hakkı var? Orada ne deniyorsa odur. Herkes okudu. Yazılanlar doğru değil mi? Herkes konuşur, Asker susar! Böyle bir şey olabilir mi? Ülkenin güvenliğinden sorumlu kurumun susması daha mı iyi?

Yiğitlik darbe geldiğinde karşı durmaktır. Tıpkı rahmetli Ecevit’in yaptığı gibi…

Sırası mıydı, zamanı mıydı, demokratik miydi tartışmalarının ne yeridir, ne zamanıdır. Genelkurmayı anlamak gerekir. Demokratik haklarını en geniş kullananlar, demokrasi havarisi kesilirken, demokrasinin kısıtlandığı dönemlerde en çok el ovuşturanlar safında değil miydiler?

Televizyonlarda miting görüntüleri altında Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan sözde demokrasi yoğunluklu konuşmalar dinledim.

Bu demokrasi, kimin demokrasisi?

Medya dezenformasyonuyla beyinleri yıkanan, hediye paketleriyle vicdanları satın alınan, cemaat, tarikat, aşiret bağlarıyla baskısıyla kullanılan oylar, parçalanmış, yozlaşmış siyasi yapıyla dağılan oylar.

Demokrasi öyle mi? Değildir elbet. Bu demokrasi aldatmacasıdır. Bu aldatma korku, kuşku yaratmaktadır.

Mitingde bir kadıncağız haykırıyordu; “torunlarım için, evlatlarım için korkuyorum, iki ihtilal gördüm korkmamıştım!”

Bir pankart; “cumhuriyete sahip çıkmaya geldik”

Bir başkası, “Tandoğan’da anlamadılar, Çağlayan’da anlayacaklar!”

Haykırıyordu o büyük kitle; “Türkiye laiktir, laik kalacaktır!”

Mitingden benim algıladığım, halkın kökten dinciliğe, kökten AB-D’ciliğe, kökten piyasacılığa karşı bir haykırışıydı.

Sosyal yapı, uyum diyerek, uyutulmaya çalışılarak dönüştürülüyordu.

İşte bu korkuyla halk, Bin-Dirilmiş kıtalarla mitingde uyanık ve diri olduğunu gösteriyordu.

Ellerde al bayraklar.

Sadık Gürbüz, “Amerika uşaklığı yapanlara karşıyız, biz halkız” sözleri, Çağlayan’da “Hükümet istifa” haykırışları ile kesiliyordu.

Çağlayan dolu, Çağlayana gelen yollarda dolu, kilometrelerce… Çağlayan çağlıyor!

Ekranda malum yorumculardan biri, “Cumhurbaşkanı Sezer, Ecevit’in suratına anayasayı fırlattı, kriz yarattı. Bir de Genelkurmay krizi yaşamayalım” sözleriyle ahkâm kesiyordu.

Ekonomisi kuşatılmış bir ülkede, krizlerin sebebi olarak böyle bahaneler kullanılır. Asıl krize neden; ekonomiyi başkalarının yönetmesidir.

Mitingin verdiği ses; “tam bağımsız, aydınlık Türkiye”

Mitingi ekranlarda yorumlayan çokbilmişler öyle de böyle de dese, ceplerinde binlerce dolar maaşla…

 Bin-Dirilmiş kıtalara Prof Dr. Necla Arat şöyle sesleniyordu;

“Tandoğan’da başlayan dip dalgası, çağlayan’da tusunamiye dönüştü…”

“Küresel efendilere, yerli işbirlikçilere karşı olmak için buradayız.”

“Siyasal, kültürel, ekonomik bağımsızlığımıza göz dikenlere ders vermek için buradayız.”

“Değişim yalanlarına inanmadığımız için buradayız.”

“Haber alma özgürlüğümüzü ortadan kaldıranlara tepki için buradayız.”

“Cumhuriyetin kurumlarıyla çatışanlara hesap sormak için buradayız.”

“Cumhurbaşkanlığı seçimini yasallığı kuşkulu bir sürece sokanlara… Karşı olmak için buradayız.”

“Dağınık ve bölünmüş görüntüyü sürdüren siyasi partilere birleşin demek için buradayız.”

Bin-Dirilmiş kıtalar, “Birleşin, birleşin, birleşin” diye çağladı, Çağlayan’dan.

“Hükümet istifa” haykırışları…

Ellerde pankartlar, “Tehlikenin de, gücümüzün de farkındayız”

“Atatürk’ün izindeyiz, cumhuriyetin bekçisiyiz”

Prof. Dr. Türkan Saylan konuştu.

Prof. Dr. Nur Serter konuştu.

Mitingin ruhunu objektif yansıtmak gerek. Kişisel yorumlarla kimse saptıramaz.

Ve fakat ekranlarda Genelkurmay’ın hatırlatmasına dayalı yorumlar.

14 Nisan’da ekranları kapalı televizyonlar, Çağlayan’da ki görüntü eşliğinde mitinge başka anlamlar yüklemeye çalıştılar. Yorumcuları vasıtasıyla.

Olsun! Bin-Dirilmiş kıtalar, Çağlayan’dan çağladı.

Edip Akbayram’ın sesinden hep birlikte, “güzel günler göreceğiz çocuklar…” şarkısını söylediler…

Bir miting daha işte böyle tamamlandı.

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024