Birleşme! (2) - Eskişehir Haber

Birleşme! (2)

Birleşme! (2)
Yayınlama: 4 Mayıs 2007 Cuma - 1.148
A+
A-

Toplumdan yükselen birleşin çağrıları…

Sezer’in iş birliği güç birliği, el ele, kol kola mesajları…

Nihayet Tandoğan’dan, Çağlayan’dan “birleşin” haykırışı…

CHP’yi “kapanın gelin” teklifinden “birleşelim” teklifine getirdi.

Arada ne fark vardı?

DSP derhal başkanlar kurulunu topladı cidi cidi değerlendirdi.

DSP, “kapanmanın dışında CHP çatısı altında seçime girmek dahil her türlü formüle hazırız” dedi.

Önce CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek’ten bir açıklama geldi… CHP, hala kapanın gelin mesajı vermekte, sadece üslup değişti birleşme kurultayları toplayalım diyor.  Bu durum CHP’nin birleşmeyi ne kadar ciddiye aldığının göstergesidir. Seçim takvimi başladı bile. Sonra birleşme önerisine DSP’de verilen bir kurul kararı, CHP’den genel başkan yardımcısı seviyesinde karşılık görüyor. Ne kadar samimidir, ciddidir, değerlendirilir.

            Kapanın gelin! Kurultayları toplayalım birleşelim!

Arasında ne fark var?

Ha kasap Ayvaz, ha Ayvaz kasap.

O türden birleşme, hele hele aceleye getirilen haliyle oy getirmez. Getirmediği gibi bir yığın küskün yaratır. Son YTP-CHP birleşmesinin oy getirmediği gibi.

CHP, “oyları büyük partide toplayın” sloganıyla oy artırmayı heaplıyor..

Her zaman yapılan, her zaman netice alacağı sanılan bir siyasi hesap.

Yine, önceki seçimde söylendiği gibi, “Aman haa, AKP gelmesin” denecek… Denmişti ama AKP geldi!

Yine, DSP’nin, İP’in, ve Mumtaz Hoca’nın, Yaşar Okuyan’ın genel başkanı olduğu partilerinin görüşlerini benimsemiş kitlelerin oylarını alarak, o görüşlerin bir slogan kurnazlığı içinde mecliste temsilini önleme hesabımı yapılacak?.. Milletvekili pazarlığından söz ediliyor! Bu demokrasi mi? Hani çok konuşuluyor da.

CHP’nin önerisi bir birleşme, potada eritmedir.

Birleşme, ilkeler bazında olur. Tartışılarak, uzlaşarak…

Atatürk ilkelerinden hangilerine ne kadar dönülecektir.

Yoksa birleşen partiler Baykal ilkeleriyle mi politikalarını sürdürecektir.

Merkez soldaki parçalanmanın bir sebebi de zaten Baykal değil miydi?

Öyle görünüyor ki ve ne yazık ki Baykal’ın birleşme önerisi pek samimi değildir.

Sezer diyor ki, “Cumhuriyet, laik demokrasi, ulusal birlik tehlikede.”

Bu düşünceyi taşıyan tüm siyasi partiler bir araya gelebilmeli.

Gel Baykal, birleştirici ol! Bu bir samimiyet testidir.

Halkın kastettiği birleşme, senin anladığın gibi CHP potasında erimek değildir.

Böyle bir birleşme şu dönemde antidemokratik olduğu kadar, Tandoğan’dan, Çağlayan’dan yansıyan da değildir.

İstenen birleşme; Tandoğan, Çağlayan’da bir araya gelebilenler gibidir. O insanların inandıkları siyasi partilerin de bir araya gelmesinin istenmesidir.

Birleşme; iş birliği güç birliğidir.

Birleşme; el ele, kol kola yürüyebilmektir.

Özyürek’in birleşmesi ise, birleş-me! Anlamına gelmektedir.

Gün, o gün değildir.

Bu yanlış anlamanın Manisa’da, İzmir’den haykırılması gerekir.

Baykal’ın dilinin ucuyla ortaya attığı birleşme, kimin işine gelir?

Bir düşünelim isterseniz…

AB-D’nin işine gelir mi? AKP’nin işine gelir mi?

Baykal’ın işine gelir. Baykalizim zaten sürecektir.

CHP’nin önerdiği birleşme, birleşme değil bir siyasi hesaptır. Birleş-medir.

Birleşmeden benim anladığım; ülkenin temel sorunları birkaç maddeyle tespit edilip, bu temelde işbirliğidir.

Atatürk’ün Amasya’da birlikte yola çıktığı arkadaşları bütünüyle Atatürk gibi mi düşünüyordu?

Rauf Orbaylar, Refet, Ali Fuat, Kazım Karabekir Paşalar…

İşbirliği yaptılar.

Birlikte Müşterek noktadan hareketle Milli Mücadeleyi başlattılar.

1920 Meclisi’nde her görüşten insan vardı.

Tartışa tartışa ama birlikte Kurtuluş Savaşı’nı yönettiler.

Şimdi de cumhuriyeti koruma, yoksulluktan kurtulma mücadelesinde birliktelik gerekli.

Halk, Muğla’dan, İzmir’den sesini daha net vermeli.

Muğla’da, İzmir’de toplanıp el ele veren kitlelerin inandığı siyasi partiler de kol kola yürüyebilmeli.

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024