Gül Soldu! Birlik Zamanı - Eskişehir Haber

Gül Soldu! Birlik Zamanı

Gül Soldu! Birlik Zamanı
Yayınlama: 6 Mayıs 2007 Pazar - 1.093
A+
A-

Gül, son dakikada Erdoğan’ın çantasından çıkmıştı.

Cumhurbaşkanı adayı oldu.

Mecliste zorlama süreç başladı,

Kemal Anadol ayağa kalktı, toplantı yeter sayısı 367’dir. Sayım yapılsın dedi.

Meclis Başkanı göz kararı, “yeterli sayı vardır…”

Uzlaşmaya ne hacet dediler. Mecliste ekseriyet bizde!..

Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk defa mahkemelik oldu.

Anayasa Mahkemesi kararını verdi.

Demokrasi laflarından geçilmez oldu. Kurşunlu murşunlu laflar

Zorlama turlar, nafile turlar…

Yandaş, yalaka basından;

Gerginlik politikası yarattı CHP…

Demokratik sistemle oynadı…

Parlamentoyu boykot eden parlamenterler var.

DYP- ANAP, CHP’nin kuyruğuna takıldı demektedirler.

Oysa dayatmaya karşı milletvekillerin yaptığı bir fazilet mücadelesiydi… Meydanların yansıması bir demokratik tavırdı.

Malum zihniyetin demokrasi anlayışı; çoğunluğun azınlığa dayatması; bu dayatmanın ucu faşizme çıkar. Milletin nazarında azınlık, mecliste çoğunluk olanların bunu daha iyi anlaması gerekir. ANAP-DYP neden CHP’nin kuyruğuna takılsın?  İyi bir iş yapıyorlar birleşiyorlar.

CHP’de ön yargıdan kurtulmuşa benziyor. CHP-DSP birlikteliğinde görüşmeler başlamış. Haberleri basından izlediğimiz kadarıyla sürecin olumlu geliştiğini anlıyoruz.

Sayın Topuz, “Bir araya gelmek çok kolaylaştı.” Diyor.

Aklın yolu bir…

Tandoğan, Çağlayan. Çanakkale ve de Muğla…

Halk Arınç’ın memleketi Muğla’dan bile on binlerce oldu demokratik tepkisini iki mesaj olarak verdi.

AKP artık çek git!

Ey muhalefetteki siyasi partiler oylarımızı bölme, tek seçenek getir önümüze dedi.

Sezer, bu mesajı algılamış ilk liderdi. Anadolu’nun her köşesinde düzenlediği mitinglerde gel diyordu. Gel! El ele kol kola birlikte…

Tandoğan, Çağlayan. Çanakkale ve de Muğla…

Herkesin aklını başına getirdi.

Mitinglerde verilen bir üçüncü önemli mesaj da;

AB-D, IMF dayatmalarına, buyruklarına karşı artık yeter diyebilen bir iktidar özlemiydi.

Tandoğan’da milyonları görmeyen malum medya, sonraki mitinglerden görüntüler eşliğinde bu durumu olabildiğince gözlerden kaçırmaya gayret etti.

Türlü çeşitli yorumlar, kafa karışıklıkları…

Küreselleşme bilgi çağı, teknolojiye uzak kalamazsınız, dünyaya kapanamazsınız.

Altı çizilen bir tümce“Küreselleşmenin karşısında durulamaz!”

Neden?

Küresel güçler ellerindeki teknolojik ürünleri tüketmemizi istiyor, üretmemizi değil. Stratejik bilgilerde, buluşlarda bakıyoruz intihar görüntülü ölümler oluyor. Aselsan’da olduğu gibi. Teknoloji casusluğu en ileri düzeyde… Bilgiyi paylaşmak o kadar ucuz mu? Ağzı olan konuşuyor işte. Önemli bir teknoloji yaratan, kolayca patent alabiliyor mu?

Küreselleşme sömürünün makyajlı hali.

Küreselleşme karşıtı olanlar dünyanın dışına çıkar diyenler yaklaşık yüz yıl önce Ali Kemal’in söylediklerini tekrar edenlerdir.

Ali Kemal, düveli muazzama ya karşı durulabilir mi, onlar uygar, biz geri türünden laflar ederdi. Damat Ferit iktidarında söylenenlerle, bu gün söylenenleri bir karşılaştırın isterseniz.

İdeolojiktir diyorlar. Doğrudur.

Küreselleşme de ideolojiktir. Biline.

Mitinglerin verdiği önemli bir mesajda küresel güçlere karşı direnme zamanının geldiğine işaret etmektedir. Gözden kaçırılmak istenen ise budur.

Halkın çoğunluğu bu işareti alan siyasi birlikteliklere oyunu seve seve verecektir sanıyorum.

Üç yüz elli küsür milletvekiliyle süreci yüzüne gözüne bulaştıran AKP, uzlaşma kültüründen habersiz, dayatmacı, krizlerin partisi.

Türkiye’yi ne hale getirdi?

Gül çekileceğim açıklaması yaptı. Gülü soldurdu AKP.

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024