Cumhurbaşkanını Halk Seçsin - Eskişehir Haber

Cumhurbaşkanını Halk Seçsin

Cumhurbaşkanını Halk Seçsin
Yayınlama: 29 Mayıs 2007 Salı - 1.127
A+
A-

Durduk yerde, bir tepkinin sonucu, öfkeyle, rövanş alma duygusuyla hemen akla geliveren…

367’mi? Madem öyle, ben seçemiyorsam eğer, o zaman Cumhurbaşkanını halk seçsin denen bir sürece girildi.

Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ne anlama gelir? Günlük hayatımızı nasıl etkiler hiç düşünmeden, sloganların havada uçuştuğu, milletvekili seçimlerine malzeme bir propaganda başlatıldı RTE tarafından.

“Hâkimiyet milletindir, millete gidelim.”

“Meclisi seçen millet, cumhur, başkanını da seçiversin.”

“Milletten kaçılmaz!”

Başbakanın kastettiği hangi millettir? Türkü, Kürdü, Çerkez’i…37’miydi?

Önünü arkasını düşünmezsen kulağa da hoş geliyor doğrusu.

İyi de Cumhurbaşkanı makamı siyasal bir makamıdır, yoksa tüm milleti kucaklayan bir tarafsız yüce makamıdır?

Siyasete milletin yüzde kaçı güven duymaktadır?.

Kendi seçtiği siyasileri nasıl tanımlamaktadır?

Seçimle Meclis’e gönderilen siyasilerin kaçını millet seçmektedir?

Cumhurbaşkanını millet seçiyor dense, sahiden millet mi seçmiş olacaktır?

Millet seçiyormuş gibi yapıldığında ise Cumhurbaşkanlığı makamı siyasallaşacak. Bitaraf değil bir taraf olmayacak mıdır?

Cumhurbaşkanı adayı gösterilen zatı muhteremler millete ne vaat edecek?

Yüksek yargıya seçmenlerimin vücut dilinden anlayan atamalar yapacağım mı diyecek? RTE’nin daha şimdiden yüksek yargı kararını içine sindiremeyip “kara bir leke” olarak ifade etmesi, gerçek niyeti açıklamıyor mu?

Başbakanın atadığı mı, milletin seçtiği mi tam anlaşılamayan Cumhurbaşkanı Üniversite rektörlerini beni aday gösteren siyasi liderin arzusuna göre mi seçeceğim diyecek?

Millete aş, iş, zenginlik mi vaat edecek?

Sahi biz nasıl bir cumhurbaşkanı seçeceğiz?

Sadece malum medyanın parlatmasıyla, reklâmıyla tanıdığımızı sandığımız bir adaya oy kullanarak, geleceğimizin nasıl etkileneceğini bilmeden sırf sandığa oy atma hevesimizi tatmin etmiş olacağız. Şu veya bu partiden A veya B’yi seçtik. Bu milleti bölmek olmaz mı? Cumhurbaşkanlığı birliğin, bütünlüğün temsil makamı…

Kulağa hoş gelse de millet olarak daha milletvekilini seçemediğimizin farkında mıyız? Biz mi seçiyoruz vekillerimizi?

İşte seçimler; kimi partilerde adaylar mülakat sınavına tabi tutuluyor, vücut dilinden ne kadar anladıkları tespit ediliyor, kimilerinde ise listeler hazırlanıyor.

Birinci sıra, ikinci… Beşinci sırada… Ali, Veli, Şaban, Hasanlar

Millet, vekilini değil, partiyi seçiyor.

Vekiller, emme basma tulumba gibi kaldır parmak, indir parmak.

Geleceğimizi şekillendiren çoğu kanunların içinde ne olduğu ne milletin ne de çoğu vekilin bilmediği maddeler, cumhurbaşkanının veto ettiği kanunlar.

Hiç önyargısız, gerçekçi, akılcı yoldan bu veto edilen kanun maddelerini düşündük mü?

Düşünenler elbette var ama oy kullanacak millete cumhurbaşkanının bir havale memuru seviyesine indirme propagandasını yapmıyor mu?

Cumhurun başının ne havale memuru ne diktatör olmasını isteriz.

Cumhurbaşkanını seçmeden evvel önce bir vekilimizi seçmeyi bir öğrenelim isterseniz.

Cumhurbaşkanını halka seçtirmek, padişah seçtirmek gibi bir şeydir. Rejim değişikliği demektir. Milletin günlük yaşamını nasıl etkiler, işte onu ancak Allah bilir.

Cumhurbaşkanını millet seçsin lafı kulağa hoş gelse de bu karar, tepkiyle, aceleyle verilse de gerçekleşmesi o kadar kolay bir şey değildir.

İşte Fransa, yaşanan onca tuhaflık, Sarkozi’nin kaprisleri, bütün Avrupa devletleri frenlemeye çalışıyor. Fren tutmuyor Sarkozi’yi.

Bunca uyarıya rağmen RTE’de bir tepki!

Cumhurbaşkanı seçimlerini veto eden cumhurbaşkanımıza tepkili…

Alelacele vetoyu komisyondan geçirdi, aynen iade edecek cumhurbaşkanına.

Sağduyu, akıl bir kenara hırs öne çıkıyor.

Hırsla, duygusallıkla, Cumhurbaşkanına, yüksek yargıya, üniversitelere, askere sık sık göndermeler yapıyor. Kavgalı, küs!

Başbakanın işi gücü devletin en tepe kurumları.

Devlette kadrolaşma tamam, devletin tepesi de vücut dilinden anlamalı!

Bu hesap kitap yanlış

Bu hesap ülkeyi ya haydut devletlerin sömürgesi yapar ya da totaliter bir devlet… O devletin başbakanı, Sadrazam Damat Ferit’ten farkı kalmaz ya da Hitler taklitçisi olur veya Humeyni.

Mitinglerde milyonlar boşuna rejim tehlikesinden söz etmedi.

“Cumhurbaşkanını halk seçsin” lafı kulağa hoş gelse de özellikle yeni yetme seçmenler, biraz muhakeme.

Olaylar arasında bağ kurma, diyalektik düşünme.

Bence gençlerin özellikle dikkat etmesi gereken budur. Eksik olan budur. Getirilen eğitim sistemiyle gençlerden esirgenen budur.





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024