Kurunun Yanında, Yaş! - Eskişehir Haber

Kurunun Yanında, Yaş!

Kurunun Yanında, Yaş!
Yayınlama: 4 Haziran 2007 Pazartesi - 1.127
A+
A-

Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener, AKP’nin dört atlısından biri.

Milletvekili adayı olmayacağını açıkladı.

Sebep?

Neden aday olmuyorsunuz?

Cevap; “Doğruya ulaşmanın, insanlığa ulaşmanın yolu her zaman elde etmekten geçmez. Elde ettiklerini çoğaltmaktan da geçmez. Aksine elde ettiklerini terk etmekten geçer.”

Bir şey anladınız mı?

Doğruya, insanlığa ulaşmada milletvekilli, bakan olmak engel mi?

Konuşmasında ilkeler ortaya koyuyor Şener, “ Toplumun tüm kesimlerini kucaklama, kurumlar arası uyum, cumhuriyetin değerlerini ortak değerler kabul etme ve dürüstlük...”

Beş yıllık bakanlık makamından yürüttüğü siyaset arenasında doğruluktan, insanlıktan uzak kalmanın, ilkelerini uygulayamamanın şikayetçisi gibi görünüyor.

Ne yaman çelişki!

İlkeler, çizgiler bir yana gömlek değiştirir gibi parti değiştiren adaylar, ekranlarda öncelikli haber.

Siyasetin zeminini arzuladığı noktada görmediği için aday olmayacağını açıklayan Şener, “Dindar insanlar da bana sevgisini ifade ediyor, ateistler de... Her partiden vatandaşlarımız bana sevgisini gösteriyor” diyor.

Bu cümleleri değerlendirince,  insanın aklına, acaba Abdullatif Şener kendini bağımsız, tarafsız Cumhurbaşkanı adayı imajı yaratmak çabası içinde mi düşüncesi takılıp kalıyor.

Şener, “üzerinde uzlaşılacak adam benim”mi demek istiyor?

Baykal’da bir zamanlar cumhurbaşkanı için uzlaşacağımız aday Şener olabilir görüşünü dile getirmemiş miydi?

Üniversiteye dönecek, hocalık yapacak Şener.

Şener, kendini ifade ederken; toplumu kucakladığını, kurumlarla zıtlaşmadığını, laikliğin tartışılmaz olduğunu belirttikten sonra dürüstlüğüne de vurgu yapıyor.

Tamam, Cumhurbaşkanı adayı Şener’dir derken, böyle bir fikrin sahibiyken birden bire gelen bir iletinin şokuyla yeniden düşünmeye başladım.

Özetle aktarayım;

AKP’li bir danışmanın ifadesi imiş:

“Kuzey Irak’ta, askerlerimizin başına çuval geçirmelerini ve Genel Kurmayı zor duruma düşürmelerini, Amerikalılara biz söyledik” demiş.

Zapsu’nun Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı için Amerikalılara söylediği “süpürmeyin kullanın” sözü kadar tüyler ürpertici.

Gelen iletide sözü edilen şaşırtıcı bilgi, Ahmet Akgül’ün “AKP İntihara Gidiyor” isimli kitabının 278-279. sayfalarında yer alıyormuş. Ahmet Akgül, 1995 RP Adana milletvekili adayı, milli, görüşün önde gelen isimlerinden bir gazeteci, yazar.

Yazar, AKP’li bir danışmanla bir yemekte konuşmuşlar;

Danışman; “Tezkere krizinde oldu ne olduysa, büyü o zaman bozuldu…” “…Bizi Özkök Paşa ve Paşalar bitirdi. Tezkere krizinde ne yapacağımızı bilemedik. Sorduk ne yapılmalı diye; ‘İktidar sizsiniz, karar almak sizin işiniz, biz kararı uygularız’ dediler” demiş.

Aktarılan bilgiye göre danışman, AKP’nin kuruluşunda her türlü garantiyi, tavizi verdiklerini itiraftan sonra ABD’nin ve İngiltere’nin Türkiye’yi işgal edeceği paniğine kapıldıklarını açıklamış. Ayrıca çok yanlış yaptıklarını da…

Askerin, “tezkere çıkmasına karşıyız” demesini beklemişler.

AKP’ li Danışman: “Tamam da, tezkerenin faturasını sonunda AKP’ ye kesti ABD’ liler. Asker, ‘tezkereye karşıyız’ deseydi, parti ile ABD değil, ABD ile TSK karşı karşıya gelecekti, biz yırtacaktık!” demiş.

Askerin başına çuval geçirildi, bildiğiniz gibi.
AKP’ li Danışman: “Yahu o olayı hiç sorma. O Wolfowitz’ in halt yemesi.

Bizimkiler, tezkerenin öcünü TSK dan alalım diye ona akıl vermiş!...”

AKP’ li Danışman: “Çok büyük, çok fahiş bir hata yaptık zaten Wolfowitz Türk

ordusunu bizimkilerin teklifi üzerine cezalandırmaya karar verdi.”

AKP’ li Danışman: “Yok canım, Tayyip Erdoğan ve Gül’ le paylaşıldı, onlar da olur dediler.”

AKP’ li Danışman: “Maalesef öyle!.. Tayyip ile Gül’ ün gezileri bu plana göre ayarlandı. O gün Tayyip Erdoğan Rize’ de, Gül’ de Kayseri’ de olacaktı. Çok ters bir şey olursa ikisi ABD’ liler tarafından alınacaktı. Bu planı Wolfowitz hazırlamıştı.”

AKP’ li Danışman: “Tayyip Erdoğan ve Gül’ e yönelik askeri bir hareket olabilir diye düşündük.”

AKP’ li Danışman: “Biz değil, Wolfowitz öyle düşündü. Türk askerlerinin başına

çuval geçirilince, Genel Kurmay Başkanı Özkök ve diğer Kuvvet Komutanı Paşaların, o günkü harekatın nöbetçisi Büyükanıt’ ın istifa edip emekli olacaklarını öngörmüştük. Eğer o gün paşalar istifa etseydi, bizim Genel Kurmay Başkanımız hazırdı!” demiş.

Olmuş mudur? Bilmiyorum ama neden olmasın?

Ahmet Akgül’ün kitabını en kısa zamanda elde edip okuyacağım.

Böyle ise perde arkası, ilkeli Abdullatif Şener, fokurdayan siyasetin göbeğinde bir masum olarak neden kalsın?

Kurunun yanında yaş da yanar, malum.

Anladığım kadarıyla, “benden buraya kadar” diyor, Şener.

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024