Partiler Demokrasisi
Kimi partilerde Genel Başkan evine kapandı adayların isimlerini hizayı istikamete soktu.
Kimilerinde parti üst kadroları adayları tayin etti.
Birleşmeydi ittifaktı derken…
Geldik bu güne.
Demokrasinin gereği halk, temsilcilerini seçecek.
Üç aşağı beş yukarı aynı tornadan çıkmış gibi, siyaset labirentlerinden başarıyla geçmiş, yüzünde çeşit çeşit maskelerle dolaşanlar…
Kendini, liderine uysallığıyla, uyumuyla, vücut dilinden anlayış maharetiyle kanıtlamış olanlar ön sıralarda.
Kendilerini küreselleşmenin dayanılmaz cazibesine kaptıranlar, mandacı kafalar…
Özgürlüğü, insan haklarını ayrılıkçılıkta, küresel gücün kuklası olmakta arayanlar…
Demokrasi çığlıkları atan bağımsız adaylar.
Demokrasi adına en üst sıralardaki isimleri meclise gönderme görevini seçimde sandıklara atılan oylarla belirlenecek.
Kimileri de şıhın, şeyhin, aşiret reisinin işaretiyle bağımsız adaylara oy verecek.
Demokrasi!
Beş yıldır unutulmuş halk, hamaset nutuklarında olmadık vaatlerle aldatılmaya çalışılacak. Hiç de inandırıcı olmayan umutlar dağıtılacak.
Ne Türkiye gerçeğini ne dünya gerçeğini anlatma cesaretini gösteren çıkacak.
Daha da önemlisi bu dünya hercümerci içinde onurlu duruş sergileyebilecek pek az sayıda vekilimiz olacak.
Beş yıldır babalar gibi satan Maliye Bakanı Kemal Abisi, durduk yerde gıdada KDV’yi şak diye indirecek.
Ekonomide popülist davranmayacağız deseler de takıya ya devam…
Sadaka dağıtmaya, adam kayırmaya son hız…
Kadrolaşma hat safhada.
İşe yaramazlar iş başında.
Ekonomi Duyunu Umumiye’den daha beter durumda; 200 milyon sterlin borca ulaştığında Osmanlı Düyunu Umumiye kurulmuştu. Şimdi fersah fersah ileride...
Faizini bile sata sava ödüyoruz, müflis tüccar gibi.
Seçime gidiyoruz, iktidar yaptıklarıyla övünecek; bölünmüş yol, TOKİ, boya badana vesaire.
Doğru dürüst ne yatırım var ne üretim.
Enerji, tarım, tekstil, sanayi çuvallıyor. Cari açık büyüyor. Kriz kapıda.
İşte bu havada seçime gidiyoruz
Demokrasi!
% 10 baraj!
PKK’nın ovaya inmiş hali, bağımsız vekiller var
Batıcı sözde sol aydınlar. Emperyalizmin oyuncağı.
Dinci söylemlerle iktidar olan AB-D’ci bir AKP,
AB-D’ci milliyetçi bir parti.
Merkez sağ birleşecekti, ihtimal vermemiştim. Öyle gaz verildi ki Baykal bile imrendiğini belirtmişti.
Merkez sağ gibi merkez sol da birleşmeli. Kulağa hoş geliyordu.
Demokratik sol akıllı ve sorumlu davrandı, işbirliği, güçbirliği dedi. Baykal lütfen 14 eski DSP’liye listesinde yer verdi. Bir haksızlık bir uyanıklık var. Olsun Ülkenin yararı her şeyden önemlidir. İşbirliği beklenen sinerjiyi yaratacak mı? Keşke DSP örgütlerinden, yerelden birileri de aday gösterilebilseydi. Olmadı!
DSP’nin tepelerinden Genel Sekreter, Genel Başkan yardımcıları vs. istifalarını verip aday oldular. Seçmen nazarında yansıması nasıl olacak? Seçmen nazarında etkilenmeler değişik.
Merkez sağda, birleşme olmadı.
Seçim işbirliği arayışındalar.
Değişik söylentiler, istifalar, tepkiler…
Demokrasi rayına oturamıyor.
Uyumlu, uysal, kaldır indir parmak yeni bir meclise doğru pompalanan pembe umutlarla dolu dizgin koşuyor Türkiye.
Tünelin ucu karanlık…
Tepelerde sert tepişmeler. AKP’de 160 adet küskün var.
Anafartalar çarşısında patlayan bomba…
Kocatepe Karakolu’nda Jandarmaya sıkılan kurşunlar.
Şehitler…
Seçimler hep umut olmuştu. Bu seçimlerde umut yıldızı pek parlamıyor. Ekonomik kriz kapıda, terör kol geziyor, siyasi bağımlılık hiç olmadığı kadar ağır.
Amerika’nın yeni hesapları var. Türkiye’ye biçilen yeni elbise, gizli anlaşmalar, arka kapı diplomasisiyle verilen sözler.
Çetin bir sürece giriliyor.
Çare olmasa da, CHP’yi bu seçimde desteklemek; el yordamıyla da olsa Türkiye’ye zaman kazandırabilir. Öyle görünüyor ki, bu seçimde ehvenişeri desteklemek zamanıdır.
Aksi durum tam teslimiyettir.
Küresel güçlerin en hevesli en kolay mandası olmak demektir.



