Batılılaşmak, çürümek - Eskişehir Haber

Batılılaşmak, çürümek

Batılılaşmak, çürümek
Yayınlama: 12 Ağustos 2007 Pazar - 1.241
A+
A-

Bizim parkın sohbet masasındaki bu günkü konumuz; evlilikler ve boşanmalar üzerindeydi.

Boşanmalar özellikle geçler arasında çok yaygınlaştı.

Evlilikler ise ana baba için bir yıkım.

Evlilik dışı ilişkiler ise moda!

Bizde bir gelenek midir yoksa gösteriş merakı mı bilinmez.

Osmanlıda Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa ile başlatılan Lale devrinden miras olsa gerek, taklidi de severiz, abartıyı da severiz.

            Osmanlı ekonomisinin bozulduğu, vergilerin ağırlaştığı dönem; laleler, güzel çiçeklerle bezenmiş bahçelerde eğlenen saltanat, çalgı, çılgı, alem, saraylar, köşkler…

Batının üretimini, ticaretini değil, yaşayışını, giyimini kuşamını taklit edelim. Doğrusunu yanlışını düşünmeden yaşantılarındaki lüksün on katını yapalım. Tüketelim özgürce, çılgınca.

Batı taklidi lale devrinden miras…

Batı’da insanlar evlenirken törende, “Hastalıkta ve sağlıkta, gençlikte ve yaşlılıkta” diye genç çiftlere telkinler yapılır.

Ne güzel ve ne doğru söz değil mi?

Batı kültüründe bu yaygın, hemen her evlilik töreninde söylenir.

Batı’da evlilikler pamuk ipliğine bağlıdır. Çok kolay boşanılır. Çok kolay evlenilir.

Sanki Batı’da, “Hastalıkta ve sağlıkta, gençlikte ve yaşlılıkta” tümcesi bir ihtiyacı karşılıyor gibidir.

Batı’da evlilik kurumu çökmek üzeredir.

Evlilik kurumu bizde çökme seviyesinde olmasa bile bir sarsıntı geçirdiği inkar edilemez..

Gelip geçici arkadaşlıklar, aşklar vesaire. Bizdeki sanatçı diye takdim edilen medyatik mankenler vasıtasıyla bir özenti, moda haline getirildi.

Bizdeki düğün törenlerinde de yeni yeni “Hastalıkta, sağlıkta…” tümcesi kullanılır oldu.

Batı özentisi mi, bir ihtiyaçtan mı doğdu bilinmez.

Geleneklerimiz içinde, bu tümce olmadan yapılmış eski evliliklerde karşılıklı dayanışma, sevgi, saygı, fedakarlık ileri seviyelerdeydi.

Tanıdığım iki evli çiftten örnek vermek isterim, yüzlercesi, binlercesi vardır. Birisinin kocası trafik kazasında yarı felç olmuştu. Kadın hala kocasına yardımcıdır. Bir diğeri yine trafik kazasında sakat kaldı.  Törenlerde söylenmezdi ama geleneklerimiz içinde var ve uygulanırdı.

Bir yakın arkadaşımın kızının düğününde bir bilge kişinin gençlere, “ömür boyu her şeyi paylaşmaları” dileğinde bulunmuştu.

Şimdi genç nesil, evlenirken o sözcükler tekrarlanıyor ama boşanmada en çok gençler arasında oluyor.

Ben merkezli, kişisel çıkara dayalı eğitim sisteminin neticesi durumlar.

Boşanma bizde gençler arasında yaygın. Batı’da her kesimde…

Bir emekli öğretmen; Veli hocam… Kızını nişanladı.

Bankadan kredi almış. Aldığı, emeklilere verilen kredi türünden. Kredisi kadar harcama yapabilir.

Konuşmanın bir yerinde Veli Hocam, “tansiyonum yüksek çıkıyor bu sıra” dedi.

Bir başka emekli hocam, “dert etmeyeceksin, sinirlenmeyeceksin!”

“Sinirlenmeyip ne yapacağım! Oğlan başka, kız başla, hanım başka konuşuyor. Yapacağım harcama belli!”

Demek ki harcama, krediyi aşıyor.

Muhabbette zaten buradan doğmuştu.

Bizim bu taraflarda düğün törenleri bir farklıdır.

Sokaklar kapatılır, çalgıcılar çağrılır, hoperlörlerin sesi sonuna kadar açılır, dangı dı dungudu, gece yarılarına kadar süren bir gürültü.

Gelenlere üç kap yemek, bide, tas kebap, cacık vesaire…

Gıda kontrolü denetimi hak getire.

Ne gürültüye bir tedbir düşünür yetkililer ne de toplum sağlığına.

Düğünler, törenler bir curcunayla yapılır.

Oğlan sünnet edilir ya da kız gelin edilir.

Yerleşik gelenekler, tümden iyidir, doğrudur demek elbet mümkün değil, değişimin akılcı olması gerek.

Düğün törenlerinde çalgıydı, yemekti, takıydı vesaire bunları kaldırsana!

Paylaşımcılığı, dayanışmayı, tasarrufu değerli kılsana!..

Hayır! Toplum mühendisliği kararını verdi, ekranlarda günübirlik aşklarıyla parlatılan manken yıldızcıklar artık imrenilen insanlardır.

Ey vatandaş, sefan olsun yaşa yaşayabildiğin kadar.

            Tüketim toplumu olmak zorundasın!

            AB gibileri üreterek zenginleşsin, sen tüketerek fakirleş!

            Batılılaşmak adına sürdürülen taklitçilik, aslında çürümek demektir.

            Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024