Satılan Bankalar - Eskişehir Haber

Satılan Bankalar

Satılan Bankalar
Yayınlama: 19 Haziran 2007 Salı - 1.527
A+
A-

Ekonominin can damarı bankalar.

Satılıyor bir bir, yabancılara…

Yabancı sermaye diye diye kendini yiyip bitirenler var. Ne yazık!..

Bunlar konuşuyor ekranlarda, bunların görüşleri gazetelerde. Karşı tezi savunanlara bir üzeri örtülü sansür var.

Demirbank oldu HSCB Bank. Sitebank’ın adı NovaBank oldu, Yunanistan sermayeli, Türk Ekonomi Bankası, Dışbank, Garanti Bankası, yapı Kredi Bankası, C Bank, Şekerbank, Denizbank, MNG Bank, Akbank, Tekfenbank, Alternatif bank…

Ve Oyak bank.

İtalyan’ı, Fransız’ı, Hollanda’sı, Belçika’sı, İsrail’i, Yunan’ı… Satın aldı.

Elden ele geçen hisseler…

            TekfenBank, %70’i 185 milyon dolara Yunan EFG Eurobank’a gitmiş, Tuncay Özilhan’ın bankası Alternatif Bank’ın % 50’si Yunan Alpha Bank’ın olmuş.

Bankaları ele geçirmede hevesli, en has müşteriler Yunanlılar.

Oyakbank’ı da Hollandalı ING Grubu 2 milyar 673 milyon dolar vererek tamamını ele geçirmiş.

Oyak’ı hangi şartlar satışa zorladı bilmiyorum.

Oyak’ın satışına çok üzüldüm.

Artık banka satışları durmalıydı.

Sanki iyi bir şeymiş gibi sırada Ziraat, Halk bank var deniyor.

Bunu övünç meselesi yapacak kadar kendinden geçenler var.

Dünyada hiçbir devlet bizim kadar pejmürde özelleştirme yapmamış.

Gelişmiş ülkelerin hiçbirisi, yabancılara KİT’leri satmamış. Bırakın KİT’leri özel şirketleri bile yabancı şirketlere satarken bin bir çeşit güçlük çıkarmış. O nedenle Japonya’da ABD’de, Fransa’da, İngiltere’de, Almanya’da ekonomideki kamunun payı giderek artarken, Türkiye’de neredeyse sıfırlanıyor. Hiç kamu malı kalmayacak şekilde, bir elden çıkarma, bir talan var.

Yabancılar, Türk ekonomisinin can damarlarını ele geçirmekle kalmıyor, tüm ekonomiyi kontrolleri altına alıyor.

Dünyada olmadık şeyler özellikle bu hükümetle Türkiye’de yaşanıyor.

Telafisi imkansız büyük yanlışlar yapılıyor.

Hamaset nutuklarıyla, ıvır zıvır haberlerle kamuoyu uyutuluyor, unutturuluyor.

Neredeyse nüfusunun yarısını heba ederek bu topraklarda bağımsızlık kazananların torunları, basiretsiz iktidarlarla kendi ülkesinde yabancı muamelesi görür oldu.

Yabancıya yatırımcıya stopaj yok, yerliye var!
Telekom’un başında bir İngiliz var.

Bu durum hangi Batı ülkesinde var?

Ülkemizde bankalar satın alan Yunan şirketleri varken, Ziraat bankasının Yunanistan’da bir şube açmasına dahi izin yok.

Bizimkiler mi akıllı yoksa Yunan yöneticiler mi salak?
Sadece Finansbank ve Tefken vasıtasıyla Yunanlıların Türkiye’de 359 şubesi varmış.

Akla şu soru gelmiş; “bu haber neden manşet yapılamaz”

            Neden çok okunan köşe yazarları bunları konu yapmaz?

Neden yapsınlar ki,

Kim bilir belki de bu banka alışverişlerinde arabuluculuk, iş takipçiliği gibi asli görevleri var. Köşe yazarlığı bir hobi, kamuflaj.

Başbakana yağlama, yıkama…

AKP Genel Merkezinde Reina esintisi, kokteyl dedikoduları…

Başbakanın evladının neden çürüğe ayrıldığı…

Sara belirtilerinin gerçek nedenleri…

367’lik mağduriyetler…

Vesaire vesaire…

Rahmetli Attila İlhan daha 1999’da bakın ne demiş, “media’nın kültür ve sanata ayırdığı bölümlere ne zaman baksam, zehirli sarmaşıklar gibi zihnimi sarıyor, ciddiyet yerini inanılmaz bir laubalilik, kalitenin yerini yürekler acısı bir esnaflık almıştır. Bayağılık bütün sanat dallarında geçer akçe, basitlik neredeyse başarı garantisi, gerçekte niye şaşırıyoruz küreselleşme bunu da içermiyor mu?”

Sadece kültür ve sanatta değil ki.

Tartışma programlarındaki basitlik; kimsenin kimseyi dinlemediği, hep bir ağızdan konuşulan, hiçbir şey anlaşılmayan; seviyesiz, kurgulanmış programlar var.

Attila İlhan bunu da görseydi kim bilir ne derdi?

Emperyalizm, yönet, sömür, böl, yut esasına göre yürür.

Attila İlhan küreselleşmeden kastettiği her halde emperyalizmin ta kendisidir.

Emperyalistler kendileri dışında bağımsız ülke istemezler.

Bağımlılığı sağlamanın en kolay yolu ekonomik bağımlılıktır.

Mustafa Kemal Atatürk demişti ki; “Bir ulusun doğrudan doğruya yaşamı, yükselmesi ve gerilemesiyle ilgili olan her şey o ulusun ekonomisidir. Türk tarihi incelendiğinde, tüm yükselme ve çöküş nedenleri, bir ekonomi konusu olmanın ötesine geçemediği görülür.”

Ekonominin can damarı da bankalardır.

Bankaları başkalarına satmakla gururlananlar var!

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024