Fox - Eskişehir Haber

Fox

Fox
Yayınlama: 23 Haziran 2007 Cumartesi - 1.366
A+
A-

İngilizce bir kelime; Türkçe karşılığı; “tilki, kurnaz” demek, eylemli hali ise; “kurnazlık etmek, aldatmak” anlamına gelmekte…

Eskiden ismi TGRT idi, Amerikalılara satıldı, “Fox” oldu adı.

Sanki Türk halkını nasıl kurnazca aldattığının mesajını verir gibi.

Sadece “Fox” mu?

Kurnazlıkta aldatmada sayılmayacak çoklukta televizyon kanalı var.

Cıvık cıvık, vıcık vıcık sunumlar…

Laubali ekovoleler…

Sosyete rezilliklerini habercilik sanıp, halkın haberlerinden bihaber yayınlar.

İlkesiz seviyesiz, ancak sömürge ülkelerde izlenebilir nitelikte tartışma programları.

Fok’da da“Çapraz Ateş” adında bir program başladı.

Bir kere tesadüf ettim. Çünkü televizyonlara boykot ilan ettim, izlemiyorum hiç birini. Haksızlık etmeyeyim bir, iki istisna TV var. Sadece onlara bakıyorum.

Çapraz Ateş’te, Reha Muhtar, Nazlı Hanım, bir de Ilıcakların ağzı var dili yok oğulları.

Reha Muhtar’ı bir zamanlar TRT’de izlerdim hayranlıkla.

Özele geçti, dağıttı.

Ondan sonra TRT’de bir başkalaştı, tuhaflaştı, RTE’nin, AB’nin borazanı oldu.

Adı Nazlı, kendisi adı gibi değil, hanım hanımcık değil… Medya kabadayısı.

Şimdi “Çapraz Ateşte”ler, ana oğlu Ilıcaklar.

“Çapraz Ateş” bir mahalle kahvesi, sanki kadınlar hamamı.

Bir emekli askeri aralarına almışlar, orduya, askere sert eleştiriler, küçük düşürmeler. Asker emeklisinin savunmasına izin vermeyen hep bir ağızdan konuşmalarla, kimin ne dediği anlaşılmayan bir medya terörü...

Program sanki öyle bir kurgulanmış ki, izleyenler sadece Nazlı Hanımın ağır suçlamasını işitsin, gürültüyle, patırtıyla diğer konuşmalar iç edilsin.

Şimdiye kadar görülmemiş çirkinlikte, seviyesi yitik bir program.

Tek konusu; askeri, kamuoyunun gözünde küçültmek, RTE’ye kıyakçılık.

RTE’yi seçimlerde ABD destekliyor ya, nasıl destekleyecek diye soranlara işte kanıtı.

Beş dakika izlemekle notumu vermiştim. Dedim ki kendi kendime; İzlenecek program değil! Seviyesi düşük!

Bizim kültürümüzle, sosyal dokumuzla, ahlak anlayışımızla, değer yargılarımızla örtüşmüyor.

Geçen gün bir ileti aldım; 22 Haziran 2007…

Söz konusu programla ilgili…

Reha Muhtar, ana oğul Ilıcaklar Fikri Sağlar’ı aralarına almışlar.

Nazlı Hanım; “ önce 27 Nisan bildirisini veren Genelkurmay Başkanının bir dakika bile o koltukta oturmaması gerekir” demiş.

Kimler 27 Nisan’a takıntılı? Kökten AB-D’ciler değil mi?

27 Nisan bildirisi kimin hoşuna gitmedi? AB-D’nin, değil mi?

Büyükanıt Paşa, Netekim Paşa gibi olsaydı, bu sözleri söylerler miydı?

Neredeydi, 1980’lerde bu muhterem baylar, bayanlar… Hepsi şakşakçı değil miydi?

Bir tek Ecevit’ti o zaman direnen, “demokrasi” diyen.

Diyordu ki rahmetli Ecevit“demokrasi mücadelesi, demokrasinin bol olduğu zaman yapılmaz!”  Demokrasi mücadelesi demokrasinin daraldığı zaman yapılır.

Bunlar, bu kökten AB-D’ciler demokrasiyi kullanarak Türkiye’nin en itibarlı, en fedakar kurumunu yıpratmak istiyorlar.

Çünkü AB-D böyle istiyor. Neden bu sorgulanmıyor?

Nazlı Hanım; “Başbakan Kuzey Irak'a girilmesini neden istemiyor, çünkü kendi sınırlarımız içerisinde bulunan terör yuvalarının daha önce dağıtılması gerekiyor. Başbakan sanıldığı gibi ABD'yi seven birisi değil aksine ABD'den hiç hoşlanmıyor” demiş.

İyi de, Kuzey Irak’a girilmesini en başta AB-D istemiyor.
Fikri Sağlar’da haklı olarak RTE’nin danışmanının ABD’lere kadar giderek

“süpürmeyin kullanın” demesini hatırlatıyor.

RTE’nin danışmanına bir çift söz var mı?

RTE’nin ABD’yi sevip sevmemesi önemli mi? Kullanıyor mu? Kullanmıyor mu? Önemli olan bu değil mi? Bunu tartışsana! Kullanılan birinin o makamda işi ne?

İstifayı Nazlı Hanım yanlış adreste arıyor.

Ama asıl önemlisi, programın çirkinliği, basitliği, ağız kavgası olarak kurgulanmış olması. Sanki bir medya terörü…

Bakınız, Kıbrıs Rum’unun Dışişleri Bakanı Lillikas’da askerin bildirisine tepkili; “Türkiye'nin, Ortadoğu'da düzeni bozan unsur olduğunu” söylemiş. 

Buna yanıtı verecek kim?

Yanıt verecekler, mitinglerde; Cumhurbaşkanını yuhalatmakla meşguller.

RTE’ye göre, seçimden sonra Türkiye Cumhurbaşkanı kriziyle karşı karşıya kalacakmış.

Kriz var da, bunun adı, ekonomik kriz.

400 milyar doları bulmuş borcun artık kar realizasyonu zamanı.
Yolunu yapıyor RTE.

Televizyonlar geçen krizlerde kandırabilmişti ahaliyi. Ya şimdi; Fox var, diğerleri…

Kanmamalıyız! Aldanmamalıyız! Kurnazlıkların tuzağına düşmemeliyiz.





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024