Ya Sev Ya Git! - Eskişehir Haber

Ya Sev Ya Git!

Ya Sev Ya Git!
Yayınlama: 23 Ağustos 2007 Perşembe - 1.268
A+
A-

 

RTE, Gül’ü “ya seveceksin ya gideceksin” demeye getiriyor.

Bekir Coşkun, “benim cumhurbaşkanım değildir” demiş.

Vay sen misin diyen Vatandaşlıktan çık! “Çek Git!”

Nereye, Niye?

Alışkanlık halini mi aldı, zihnin gerisinde vardı da zaman zaman mı ortaya çıkıyor bilinmez.

Ama bu ifade, günümüz dünyasında herhangi bir başbakan tarafından söylense yadırganır. Hele hele bize hiç yakışmaz.

Ya sev ya git bizim kültürümüzde olan bir şey değil.

Ama Batı uygarlığının kökü varsayılan Eski Yunan kültüründe var.

Onlarda “çek git” denmezmiş, gönderilirmiş; öte tarafa…

Elias; ( Ailesini Nazi Almanya’sının toplama kamplarında yitiren; Hitlerin gönderdiklerinden; Yahudi kökenli bir sosyolog bilim adamı; ‘Uygarlık Süreci’ isimli yapıtın yazarı) bakın ne demiş; “Yunan kültüründe kitle imha hareketlerinin uygulamasını son derece doğal olarak değerlendiriyorlardı. Atina Halk Meclisi, Atinalıların sömürge imparatorluğuna boyun eğmeyi reddettiği için Melos halkını, toptan imha edilmesini kararlaştırabilmişti. Antik çağda, bu gün soykırım diye adlandırdığımız pratiklerin düşünürlerce farklı biçimleri varlıklarını korumaktaydı” (Elias 1989;46. Doğu-Batı dergisi; Y. Ertan Yılmaz s;253)

Melos halkının günahı, sömürüye itiraz etmeleri imiş.

Bekir Coşkun’un günahı; Gül’ü sevmemesi…

Gül’ün dokuz maddelik gizli anlaşmanın altında imzası var. Ülke sanki sömürgeymiş gibi.

Anayasanın temel ilkeleriyle ilgili kavramlar konusunda, Gül’ün geçmişten gelen bir kafa karışıklığı var. 

Herkes Gül’ü sevmeyebilir, dikeni var. Laleyi sevmeyebilir, devrinden dolayı. Manolya, Sümbül, Papatya sevebilir. Karanfil…Buna kim ne diyebilir?

RTE’nin demelerinden, “Gül’ü seveceksin” anlamında “ya sev ya git” sonucu çıkıyor.

Bu ülkenin Başbakanı...

Bu ülkenin topraklarını yabancılara satıyor, bu topraklarda nesiller boyu yaşamış, evi barkı olan, ama Gül sevmeyenlerin Bekir Coşkun’un şahsında çekip gitmesini istiyor.

Sanki bu yurt babasının malı gibi…

Bu toprakların sahibi bir zamanlar Osmanlı padişahlarının babalarınındı.

Onlar tebaasına “çek git” demiş miydi?

Tamam! Sürgün cezası vardı.

Kanuni bir düzenlemeydi, sadece kadılar bu cezayı verirdi.

Şimdi böyle bir kanun da yok.

“Sevmiyorsan çek git” anlamına gelen bir söz yanlıştır.

Bu ifade bir bildiriyle reddedilse bile; “vatandaşlıktan çıkmayı” tavsiye eden bir konuşmadan çoğu kişi “ya sev, ya git” anlamını çıkarıyorsa düşünmek gerekir. Hele kendini Bekir Coşkunla özdeşleştiriyorsa…

Nitekim Başbakanlık açıklamasında, “Bekir Coşkun kastedilmedi” denmekle, kastedilenin ne olduğu daha net ortaya çıkmaktadır.

İtirazların dikkate alınmaması, dayatma ile cumhurbaşkanı seçimine gidilmesi tepki doğurmakta, gelişmeleri sevimsiz boyutlara taşımaktadır.

Sevimsizliğin müsebbipleri, seveceksin, saygı duyacaksın, değilse çeker gidersin tavrı içine girdiğinde ne olur? Her kes birden bire Gül sever kesilir mi?

Eleştiriyi, bir düşünce ifadesini saygısızlık kabul etmek, vatandaşlıktan çıkmaya davet etmek iyi değil.

Vatandaş, sever de, sevmez de buna kimse bir şey diyemez.

Ama başbakanın, cumhurbaşkanının sevmemek gibi bir lüksü yoktur.

Sadece onların herkesi sevmek gibi bir mecburiyeti vardır.

Sevmediği zaman, Hitlerin Yahudileri sevmemesi gibi sonuçlar doğurur.

İşte o zaman sevimsizleşen, çirkinleşen bir manzara, kan kokan bir hava bütün yurda hakim olur.

Ne mağrurlarına, ne mağdurlarına yarayan bir sonuç doğar.

Bir başbakan, sözcükleri kullanırken dokuz boğumlu süzgeçten geçirmek zorundadır.

Ananı al git…

Çek git…

Vatandaşlıktan çık…

Bunlar bir başbakan için yakışıksız sözler…

Bilinçaltı bir niyetin ifadesiyse, vahim sonuçlar doğurabilir.

Çiftçi anasıyla birlikte, yazarı çizeri, Gül sevmeyenleri çekip giderse bu kime hizmet eder?

Batının Türkleri Anadolu’dan atma düşüncesi tarihi bir gerçektir.

Biz Gül sevmeyenler, zamanı geldiğinde bu topraklarda son nefesimizi vermek üzere programlandık. Beynimizdeki elektronik sinyalizasyon varlığımıza bu komutu veriyor. Değişmez.

Atinalıların, Melos halkına yaptıkları yapılsa da değişmez.

Hitlerin, Yahudilere yaptıkları yapılsa da…

Başbakanlar, cumhurbaşkanları sevenlerini de, sevmeyenlerini de sevmek zorundadır.

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024