Ne Oluyor? - Eskişehir Haber

Ne Oluyor?

Ne Oluyor?
Yayınlama: 25 Ağustos 2007 Cumartesi - 1.478
A+
A-

 

Sahi ne oluyor?

Türkiye kimliğini kaybetti de yeni kimlikler arayışına mı girdi?

Etnik kimlik belirleme çalışmaları da başlatılmış.

2007 sonunda tamamlanacak, sekiz cildi bulan bir çalışmayla herkesin soyağacı çıkarılacakmış. Herkes kimliğini böylece öğrenecekmiş.

Bu açıklamayı okuduğum zaman tüylerim diken diken oldu.

Hangi ülkede böyle bir çalışma var?

İngiltere’de yaşayanlara İngiliz, Almanya’dakilere Alman, Fransa’da Fransız denmiyor mu?

Kökleri araştırma, bunun tartışılması dünyanın neresinde var?

Biz araştırıyoruz, tartışıyoruz.

Neden, Ne için?

37 etnik köken 370 olsa ne çıkar?

Bizim ulusal birliğimiz, ırki temelli mi yoksa dil, kültür birliğine dayalı yurttaşlık bilinci mi?

Bu coğrafyada saf kalmış bir ırk var mı, dünya da var mı?

Binlerce yılın hercümerci içinde; savaşları, göçleri yaşamış insanlar.

Örneğin günümüzde, Gürcü baba, Arap anadan doğmuş Amerika’da yaşayan bir insan artık Amerikalıdır.

Neyin soy ağacı çıkacak?

Ne için tartışacağız?

“Ne mutlu Türk’üm diyene” tümcesinde anlamını bulan ulusal birliğimiz tartışılıyor dikkatinizi çekerim.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu, “hatta ve hatta Kürt-Alevi olarak bilinen birçok insan Ermeni dönmeleridir.” Demiş.

Ne gereği vardı?

Hem Kürt hem Alevi kardeşlerimizi incitecek sözleri söylemekten.

Bilimsel bir çalışma ise, çok da gerekli idiyse, bilimsel yayın haline getirilir, Ermeni dönmelerin sayıları bildirilir, kaynaklar, deliller ortaya çıkar, bilim çevrelerinde tartışılırdı.

Medya sazan gibi üzerine atladı;

Halaçoğlu’nu savunanlar, yerden yere vuranlar, bir büyük tartışma başladı..

Kafamı kurcalayan bir hususu da belirtmeden geçemeyeceğim. Ermeniler, 1856 ıslahatından sonra verilen istisnai ayrıcalıklardan da yararlanarak birçok isyan, terör eylemi, baskın, kundaklama ile mala, ırza ve cana sayısız zarar verdiler.

Avrupa’nın baskısıyla Osmanlının eli kolu bağlıydı, asayiş tedbirleri yetersiz kalıyordu.

Özellikle Ermenilerin, Kürtlere karşı sürdürdükleri katliamlar sonucu Kürt aşiretlerinden Hamidiye Alayları isimli bir silahlı güç oluşturulmuştu. Bu gerilim; Kürt – Ermeni düşmanlığı; tehcir sırasında, Ermenilerin ne kadarının tehcirden kurtulmasını sağlayabilirdi. Kürtler ihbar etmezler miydi?

Kaldı ki o zaman tehcirden uzak tutulacaklar genelgelerle belirtilmişti. Ve herkes tehcire tabi tutulmamıştı.

Bunları düşündüğümde, Halaçoğlu’nun iddiasının ispata muhtaç olduğu aklıma geliyor.

Öte yandan Tehcir, Ermenileri savaşın hercümercinden koruyan, tarihte benzeri yaşanmamış bir insancıl yer değiştirme olayıdır. Ermeni soykırımı iddiası bir yalandır.

Yalana şimdi ABD’deki Yahudi kuruluşu ADL’de katılmış; "soykırım sözcüğü 1915 yılında mevcut olsaydı o tarihte Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilerin maruz kaldıkları olayların soykırım olarak nitelendirilebileceğinin ileri sürüldüğünü" belirtmiş.

ABD kongresinde “soykırım yalanı”, orada duruyor.

Sanki ABD askerinin Irak’tan sonra Doğu Anadolu’da konuşlanması için bir tehdit unsuru gibi.

Aksi takdirde kongreden çıkar haaa!

Eğer, 1915’de “soykırım”.sözcüğü olsaydı, Tehcir değil, 1912 Selanik’in Yunan işgali sırasında Yahudilere yaptıkları konuşulması gerekirdi.

Prof Dr. İlber Ortaylı’nın Avrupa ve Biz isimli eserinden, “ Osmanlı hakimiyetinin bittiği gün, bittiği bölgede kitlelerin bir birlerini katletme olayları da başlar. 1912’nin kış aylarında dahi ordumuz Yanya’yı savunuyordu… Selanik’e ise Yunan orduları girdiler ve Yunan ordusunun Selanik’e girer girmez ilk yaptığı iş Yahudi mahallelerine saldırıp, Yahudi katline başlamak oldu. Çünkü Selanik, bütün, Osmanlı tarihi boyunca en büyük Yahudi şehri idi… Bunlar 1492’de İspanya’dan ve İtalya’dan göç eden, Osmanlı topraklarına giren, büyük ölçüde Selanik’e yerleştirilen, bildiğimiz Safarad denilen İspanyalı Museviler. Bundan maada, 1661’de Sebatay Zvi olayı üzerine burada yoğun yerleşen Sebataylar var… Selanik Ludaizm kültürünün yaygın olduğu bir şehirdi. Ve işgalci Yunanlılar Yahudileri katletmekle etnik temizliğe başladılar.”(S;72)

Eeee şimdi ne oldu bu Selanik Yahudilerine?

ADL, tehcir yalanının kuyruğuna takılacağına, birkaç yıl öncesi tarihiyle Selanik Yahudilerinin dramının peşine düşse ya.

Yüzyıllarca Sadıka-yı millet kabul edilip saygı duyulan, sevilen millet; Ermenilerin zıvanadan çıkmasının da, Tehcir’in müsebbibi de emperyalist saldırıdır. Topuyla tüfeğiyle saldırdılar.

Bu günün tartışmalarının müsebbibi de emperyalist saldırıdır; sermayesiyle, diliyle, kavramlarıyla, kültürüyle.

Eskiden sterlin ve kan kokardı, şimdi dolar ve kan kokuyor.

Bizans’ın düşmesi sırasında Rumların, “melekler kanatlımıydı” tartışmasına benziyor tartışmalar.

Asıl tartışılması gereken konu; dayatmalara karşı nasıl durulur olmalıdır.

            Mahir Öztürk

 

 

 

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024