İNEĞİ OLMAYAN MİLLET BATAR
İNEĞİ OLMAYAN MİLLET BATAR
Romalı filozof vitellus
’köyde kesecek hayvan kalmadı’
Vücudumuzun ihtiyacı olan esansiyel,hayvansal besin maddelerini başka besin maddeleri ile ikame etmemiz imkansız, sağlıklı ve dengeli beslenmek paranız olsa da imkansız olacak.Artan Türkiye nüfusu ve ihtiyaçları arasında dengeli beslenmek en önemlisi.Sütte ki B 12 vitamini zeka gelişimi üzerine etkisi,demir vitamini,keza et te ki demirin kemik ve zeka üzerine etkisi say say bitmez.Fakat 2001 krizi ve son global kriz ve IMF,AB ye bağlı politikalar hayvancılığımızı zora sokmaktadır.
Ne yazık ki son günlerde köylü elinde ki tüm ineklerini kesime gönderiyor.Çünkü artık ALAKIZ kendini dahi doyuramıyor.köylü cebinden veriyor...Zarar ediyor..Kurtuluş savaşında batmadıysak eğer,bize süt,et veren,tarlamızı süren ALAKIZ sayesindedir.
Bizde ki hayvancılık daha çok aile usulüdür.Böyle olunca da aile beslenmesini,et,süt,yumurta,yün ihtiyacını kendi karşılamış ve yokluklar içinde bugünlere gelinmiştir.Hatta parasız kaldığı,ekonomik olarak sıfırı gördüğü dönemlerde dahi şükredip ineklerini,ALAKIZ’larını aileden bir birey saymıştır.Ama ne yazık ki bugün gelinen noktada ALAKIZ hakkını helal etmiyor.Önceden ALAKIZ sütü ile kendi yemini alır bir de bize bakardı.şimdiyse onun verdiği ile biz ALAKIZ’a yem dahi alamıyoruz.
Türkiye de aile usulü işletme sayısı toplam işletmelerin % 85 si olup yaklaşık 10 baş hayvanı vardır.50 baş ve üzeri ise toplam işletmelerin % 0.29 udur.Tarım ve hayvancılığın istihdam içinde ki payı ise % 27 dir.En önemlisi de budur çünkü bu kadar nüfus buradan ekmek yemektedir.
Tabi Cumhuriyet döneminden sonra sanayi gelişimi ile hayvancılığa yeteri kadar önem verilmedi.1990 sonrası yeni yeni desteklemelerden bahsedildi.Son yıllarda Tarım Bakanlığını destekleri adeta can suyu olacakken yeteri kadar yapılamamıştır.Dışa bağımlı ekonomi ve IMF talimatları kırmızı ışık gibiydi adeta.İkinci dünya savaşı sonrası AB Tarım Garanti fonu ortak tarım politikasını kurdu ve bütçesinin % 50 sini hayvancılığa ayırdı..Bakın rakamlara,2001 yılında Türkiye tarıma 6.3 milyar dolar destek verirken AB 45 milyar euro verdi.İstikrarlı bir fiyat ve destekleme vardı.Yem süt paritesi 1/2 oldu.Biz de şu an 1 kg süt ile 1 kg yem alınmıyor.Çiftçiyi sonunda zarar ettirdiler ya…AB ye girelim girmesine de herkesin girdiği yoldan girelim,geri vitesle girmeyelim…
2009 yılı başında hayvan varlığımızda da ciddi düşüşler yaşandı.Desteklerin azaltılması,çiğ süt fiyatının 0.6-0.65 kuruştan 0.4-0.45 kuruş düşmesi en önemli etken oldu.Bu arada canlı hayvan kesim fiyatın da da ufak bir düşüş yaşandı.Çiftçi artık zararın neresinden dönersem kardır dedi..Şu an 8.5-9 TL arası 1 ay vadeli kesimler yapılmaktadır.Fakat Bu kadar istihdamı,çiftçiyi küstürdüler mecburen hayvancılık yapıyorlar.Bu arada mazota zam,yeme % 200 e yakın zamlar da bu duruma etki etmiştir.Süt yem paritesi 1/0.9 lara kadar düşmüştür.
Hayvan sayımız gittikçe azalıyor,bakın 2001 krizi ve sonrası ciddi bir düşme var,2009 krizini et fiyatı düşüşünü yem zamlarını,süt fiyatı düşüşünü göze alınca,2009 yılı için köylünün sözleri şu şekilde ’köyde kesecek hayvan kalmadı’ .Kişisel tahminlerime göre 8-8.5 milyon sığır,20 milyon civarı da koyunumuz vardır.
|
Yıllar |
Sığır |
Koyun | ||
|
1997 |
11.185.000 |
100 |
30.238.000 |
100 |
|
1998 |
11.031.000 |
99 |
29.435.000 |
97 |
|
1999 |
11.054.000 |
99 |
30.256.000 |
100 |
|
2000 |
10.761.000 |
96 |
28.492.000 |
94 |
|
2001 |
10.548.000 |
94 |
26.972.000 |
89 |
|
2002 |
9.803.498 |
88 |
25.173.706 |
83 |
|
| ||||



