YENİ AMERİKA(!) - Eskişehir Haber

YENİ AMERİKA(!)

YENİ AMERİKA(!)
Yayınlama: 12 Nisan 2009 Pazar - 4.058
A+
A-

 

 

Amerikan Başkanı Barrak Hüseyin Obama, 7 Nisan’da arkasında büyük harflerle  Atatürk’ün “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözü yazılı iken Türkiye Büyük  Millet Meclisi’nden Türk halkına ve İslam Dünyası’na seslendi. Türkiye’ye gelinceye kadar kendisi hakkında bildiğimiz, Amerikan medyasında sıkça vurgulanan atalarının Afrika’ya dayanması, dedelerinin kölelik dönemini yaşadığı ve en önemlisi siyah bir başkan olarak tüm dünyaya Amerikan demokrasisinin gücünü göstermiş olmasıydı. Ancak pek az kişi yeni başkanın altı yüz milyon dolar bağış ile rakibi Mc Cain’den iki kat bağış toplamasına rağmen pek az oy farkı ile seçilmiş olduğundan bahsetti. Yine ABD ekonomisi ve siyasetinin zora girdiği her dönemde ilginç bir şekilde Demokrat Partili bir adayın başkan olduğundan pek az kişinin bahsettiğini gördük. Yine de seçim süresince dünyaya ve Amerikalı seçmenlerine daha fazla demokrasi ve daha fazla karşılıklı saygı üzerine hitap ederken seçim sonrası ilk icraatlarından birinin Guantanamo’daki askeri savcılara, karara bağlanmamış davaların 120 gün süreyle durdurulmasını istemeleri talimatını vermesi Türkiye ziyareti öncesi önemli bir konuydu. Zira yeni başkanın İslam Dünyası’na Türkiye’den hitap edecek olması, başkanlığının bu kısa döneminde neler yaptığı ile de ayrıca bir önem kazanacaktı. Amerikan’ın yeni başkanın Türkiye’deki konuşması tüm bunların yanında Amerikan’ın İslam ülkeleri ile olan siyasetinin nasıl değişeceğine dair de ipuçları verecekti.

Obama’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki konuşması bittiğinde ise halkın vekillerinin bir çoğu kalkıp kendisi ile el sıkışmak için sıraya girdi. Gerçekten de vekillerin bu tevazusunu  hakedecek ne  söylemişti Obama?

Ortadoks Kilisesi’nin Ekümenik hakkının geri verilmesinin yolunu açacak, Heybeliada Ruhban okulunun açılmasını isteyen AB liderlerinden farklı bir söylemi olmadığı gibi Ermenistan ile olan 1915 olayları ile ilgili de tek taraflı bir yorum getirerek  “tarihinizle yüzleşin” telkininde bulundu. Tarihçilerin bile ortak bir kanaate varmadıkları bir konuda ASALA gibi ortada somut bir dosya varken, Türkiye’yi zan altında bırakan üstü kapalı bir konuşma yapması Obama’nın seçim süresince dünya barışından bahseden o söylemlerinden oldukça uzak görünüyordu.  Ermenistan konusunda ise sadece Obama’nın değil Türk diplomatların ve hükümetinin  de gözden kaçırdığı önemli bir nokta  var: Ermenistan ile olan tarihsel sorunlar sadece 1915 olayları nedeni ile Türkiye ve  Ermenistan arasında gibi görünse de aslında sorun artık  Azerbaycan’ın da dahil olduğu bir Kafkasya sorunu haline gelmiştir. Bölgede gelinen noktada tek başına ne 1915 olaylarının ne de Dağlık Karabağ sorununun çözümü olabilir ve bu hali ile Ermenistan Kafkasya’da  çözümün değil sorunun merkezi haline gelmiştir. İşte bu nedenlerle Obama ve AB liderlerinin “tarihinizle yüzleşin” telkinleri  sorunun sadece Ermenistan lehine basite indirgendiğini gösteriyor.

Amerikan Başkanı konuşmasına devam ederken ilginç bir şekilde ülkesinin İslam ile savaşmadığını söylerken İslam ile ilgili sözlerini hep terör ve savaş ile bağlamasıydı.  Başkanın hem Türkiye hem de İslam ile ilgili bu söylemlerinde sanki doğu medeniyetlerinin kendisinden İslamı  ve Türkiye’yi yüceltecek bir konuşma beklediği izlenimine kapıldığı görülüyordu. Amerikan’ın İslam ülkeleri ile savaşmadığını öğrenmek için Amerikalılar’ın bile böyle bir hatırlatmaya ihtiyacı olmadığı gibi İslam ile ilgili sözlerinde terör ve savaşlardan bahsetmek yerine karşılıklı egemenlik haklarından, her ülkede adaletin üstünlüğünün korunması gerektiğinden ve kişisel özgürlüklerden bahsetmiş olsaydı en azından meclisteki vekillerin tevazusunu haketmiş olurdu diyebilirdik.

Hem başkanlık seçimleri sırasında hem de başkan olduktan sonraki söylemlerinde Amerika’nın yeni başkanının , sanki Amerika ,  Irak ve Afganistan’a gerçekçi olmayan sebeplerle girmemiş gibi, milyonlarca insan Amerikan müdahaleleri nedeni ile savaşta ve savaş sonrası açlık ve iç savaşta ölmemiş, evsiz kalmamış gibi, Amerikan politikaları nedeni ile Sudan’da soykırıma göz yumulmamış gibi tüm dünyadan Amerika ile dünya barışı ve halkların özgürlüğü için birlikte mücadele çağrısında bulunuyordu. Bu Irak’ta ki bir Sünni veya Afganistan’da ki biri için kolaylıkla şeytanla iş birliği anlamına gelebilir. Çünkü onlar için Amerika hâla Amerika! Obama’nın tüm bu önyargıları ve acıları ortadan kaldırmak için Türkiye gibi Müslüman bir ülkeden doğu medeniyetlerine seslenmekten çok daha fazlasını yapması gerekiyor. Guantanamo iyi bir başlangıç olabilir ama yeterli değil.

Ertürk Demirel

www.erturkdemirel.blogspot.com

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2024