Piyasalar - Eskişehir Haber

Piyasalar

Piyasalar
Yayınlama: 22 Eylül 2007 Cumartesi - 1.041
A+
A-

 

Piyasaların ateşi yükseliyor!

Gayrimenkul piyasasına kredi veren bankaların; önce Amerika’da sonra İngiltere’de düştüğü kriz, krize karşı küresel boyutta alınmış tedbirler vesaire, vesaire…

FED, (=Amerika merkez Bankası) faizleri yarım puan indirmiştir.

Nedir bu piyasa! Kimlerdir bu piyasanın iplerini elinde tutanlar?

Piyasa dediğin; serbest piyasa ekonomisinde dolaşan serseri paranın ta kendisidir.

Büyük ölçüde uyuşturucudan, kaçakçılıktan, kirli işlerden sağlanan, kara para olma ihtimali herhalde çok kuvvetlidir.

            Bu kara, kirli para o kadar kuvvetlidir ki;

            Soranı, sorgulayanı olmaz.

            Okyanusun ortasında, binlerce bankası olan şehir devletlerinde, turizm cennetlerinde aklanır, paklanır; Ülkelerin, milletlerin kaderlerini belirler.

            Kuyunun başında petrolün fiyatı otuz dolar etmezken, piyasalarda seksen dolarları geçer.

            Piyasalar, “beklentileri satın alır, gerçekleri satar” derler.

            Buradaki “beklenti” sözcüğünün anlamı; sanırım bu karanlık serseri paranın keyfine göre, devletlerin karar alması sürecidir.

            Piyasalar, büyük ölçüde likidite sağlayan kamu kuruluşlarının özelleştirmesini ister.

            Sınırların paraya ve mala açılmasını, kazançtan vergi alınmamasını ister.

            Bu karanlık serseri para, kendince, keyfince hareket etmek ister, piyasaya verilmiş aşırı serbestiyet, çağdaş demokrasi diye tarif edilir.

            Devletlerin aşırı borçlanmasını ister. Aşırı borçlanmanın adıysa; ilerleme, modernleşme, kalkınma adıyla hap yapılıp halka yutturulur.

            Piyasa, ekonomileri belirler!

            Siyaseti belirler!

            Böyle böyle piyasalar tabulaştırılır, ilahlaştırılır…

Aman piyasaları rahatsız etmeyelim, piyasalara ters düşmeyelim denir.

Piyasalar, ülkeleri sömürgeleştirmek için her yolu mubah sayar.

Savaşlar çıkarır, asker gönderir, işgal ettirir, yer altı, yerüstü kaynakların başına çöker.

Ekonomik krizler çıkarır!

Çıkardığı krizlerin sebebi olarak, piyasa beklentileridir deyip sıyrılmasını bilir.

Piyasalar, keyfine göre madenlerin, paraların, faizlerin, hisselerin, petrolün fiyatını belirler.

Zaman zaman toplanırlar, gizli kararlar alırlar. Devletlere şeffaf olun mesajı verirler.

Piyasalar, rejimleri belirler!

Ilık İslam, Protestan Hıristiyan diye uygarlıkları belirler.

Bu karanlık serseri paranın dünya egemenliği için açtığı savaşta, kavramların içini boşaltır, kavramlara başka anlamlar yükler.

Dünyanın başına kara bulut gibi çökmüş, “Küresel ekonomik süreçler”  başlığı altında takdim edilen bu yeni süreç aslında bir vahşi, bir haydut ideolojinin ta kendisidir.

Yatırım ve istihdam der.

Yapmaz!

İnsanları çılgınca tüketime teşvik ederek yoksullaştırmayı sağlar.

“İlişkiler ağı” adı altında kendine bağlı modern köleler yaratır.

İlişkiler ağı dışında kalan yığınlar, uyuşturucu tüketicileri, dolandırıcılar, kapkaççılar, tinerciler, hırsızlar… Giderek sayıları artar, korkunç boyutlara varır.

            Serbest piyasacılar havayı, suyu, insanı kirletir.

            Demokrasi der!

            Çağdaş demokrasi! Çoğulcu, katılımcı!

            Toplumları alabildiğine ayrıştırabilmek, ayrıştırdığı grupları bir biriyle kapıştırabilmektir amacı.

            “Özgürlük ve insan haklarıdır” bunun da adı

            “Türban takmak bir inançtır” denir. Bir insan hakkı! İfade ve inanç özgürlüğü! Acaba öylemidir? Sakın bir siyasal  simge, inancın istismarı, psikolojik dayatma olmasın. Bir takım çevrelerce inançtır diyerek inandırılan bir siyasi simge…

            Etnik ırkçılık, özgürlük! Ana dilde eğitim hakkı!

            Edebiyat, bilim, sanat yapılamayan bir bölgesel şive, dildir diye dayatılır. Dayatılan, Emperyalist ulusların dil enstitülerinde yüz yıldır yaratmaya çalıştığı suni bir dildir. O insanların bilim, sanat, edebiyat yapması değil, cahil kalmasıdır amaç.

            Kardeşi kardeşten koparmak ister, bu karanlık serseri para.

            Bu karanlık serseri para, uyuşturucudan, kaçakçılıktan gelen, Seyşel adalarında yıkandıktan sonra, borsalarda gezerkenki adı, modern dünyadaki adı; “küresel mali piyasalardır.” Kim bilir?

            Borsa, faiz, kur…

            Karanlıktan gelen para, hokus pokusla büyür büyür…

            İşte her taşın altından çıkan “piyasalar” kavramı bu olsa gerekir. 

            Piyasalar böyle istiyor!

            Satacaksın, savacaksın, cıscıbıl kalacaksın.

            Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024