Nereden Nereye!.. - Eskişehir Haber

Nereden Nereye!..

Nereden Nereye!..
Yayınlama: 9 Ocak 2007 Salı - 1.187
A+
A-

Nereden nereye konuşmaları…

Seçim propagandası gibi.

Ekonomik büyüme ve de istikrar.

Başbakan, orta direği güçlendirmek istiyormuş. Özal da öyle demişti orta direği belinden kırmıştı. Bu sefer enkaz temizlenip çöpe süpürülecek gibi.

 
Vizyon kavramıyla Türkiye’yi tanıştıran Özal’dı. RTE’de, “gelecek vizyonu kaybolduğu günlerden bu günlere geldik…” sözleriyle kendine Kaşarlanmış yeni bir vizyon biçti. Nereden nereyeli konuşmalarla da propaganda sürecini başlattı.
 
Nereden nereye?
Futbolcu, belediye başkanı, Abramowitz ahbaplığı, milletvekili bile değilken Atlantik ötesi rica ve de ana muhalefet desteğiyle başbakan. Cumhurbaşkanı olma hevesi…
 
Başbakan diyor ki nereden nereye?
Bol sıfırlı paramız vardı, sıfırları attık!

 
Türkiye içeride gücüne güç kattıkça dışarıda da gücünü artırıyor… Ne yaptıksa milletimiz, devletimiz için yaptık… KKTC’de fert başı milli geliri dört bin dolardan on bir bin dolara çıkardık… Milli gelir de 180 milyar dolar idi şu anda ulaştığımız rakam 390 milyar… Kıbrıs’ı çözdünüz, 450 milyar toplam borç.
          
Nereden nereye? Aynen ilerlemeye devam, koşturacağız.
Koşturuyor.. KKTC’dekiyle birlikte iki “T” olarak Rum çete başı, katliamcı Papadapulos’un isteklerini kırmıyor. TRT canlı veriyor lokmacı köprüsünün yıkılışını, iyi niyet göstergesi… Papadapulos, “istekler bitmedi, dağdaki ay yıldızı da sil” diyor. “Kurban olam ayına yıldızına!” RTE’nin yaptıkları dediklerine uymuyor.

           
OECD ülkeleri arasında ihracatı en fazla artan ülke, son 17 çeyrekte üst üste büyüme. Kamu olarak değil, özel sektörle… kaynakları verimli kullanıyoruz.
           
Antalya Aksu’yu bitirdik. Bolu dağı tünelini bitiriyoruz. Bakü,Tiflis, Ceyhan’ı açtık
 
Esenboğa havaalanını. Antalya havaalanı, Dalaman aynı şekilde yap işlet devret yaptık.
           
Biz çiftçimizin, esnafımızın, sanayicimizin memurumuzun batı standardına ulaşması için çalışıyoruz.
           
2002 yılı sonundan bu güne memur maaşında % 72, Kamu işçisinde % 60, özürlü aylığında % 298, 65 yaş aylığında % 183 artış.
           
RTE diyor ki; 'Biz geldiğimiz zaman 2500 dolarınız vardı. Şimdi 5000 dolarınız oldu, yani insanlar yüzde 100 zenginleşti'
           
Asgari ücretle 161 litre süt alınıyordu şimdi 293 litre süt alınıyor … alım gücü arttı.
Yumurta, ekmekle kıyaslamalar da aynı… Fiyat gerilemesi… Buzdolabı çamaşır makinesi satışları ikiye katladı. Traktörde satışlar beş kat arttı.

           
Nereden nereye?
           
Eski bakanı Mumcu bile; “Başbakanın itibar ettiği kurum TUİK göre; dört kişilik bir ailenin açlık sınırı artan alım gücüyle 182 liraya gerilemiş  950.000 kişi var. Yoksulluk: TUİK’e göre 470 lira; Mozambik standartları Türkiye’ye layık görülüyor. Türkiye’de 14.000.000 milyon insan var böyle. Bu ülke köleleştiriliyor.Rakamları çarpıtmayı da beceremediniz.”
           
Günde üç simitle karnını doyuracak 950 bin kişi…
          
Nereden nereye?
           
Dünya rekoru faizi ödemek için, mali disiplin diyorsunuz. Çiftçinin ürettiğinden, işçinin memurun alın terinden kesip rantiyeye veriyorsunuz.
           
Kamu malını sattınız; 15 milyar dolar. Milletin malını satarken millete sormayı aklınızın ucundan bile getirmediniz… 100 milyar dolardan fazla da borç taktınız.
           
Bu paralar nerede? Yap işlet devretle büyük sermayeye mi devrettiniz?
Ne vaat etmiştiniz? yolsuzluk, yoksullukla mücadele … Ne oldu?

 
Nereden nereye?
 
Beş bin dolar fert başı. Hani kimin cebinde?
           
ATO Başkanı Sinan Aygün’ün açıklamasına göre: AKP iktidarında kredi kartı borcunu ödeyemeyen % 533, ferdi krediyi ödeyemeyen % 479 artmış.
           
Karşılıksız çek bir yılda % 110, protestolu % 121artmış. Protestolu senedin parasal miktarı eski parayla 800 trilyondan 303 katrilyona fırlamış.
           
Hal böyle olunca da… tecavüz % 28, tehdit % 161, rehin alma % 100, gasp % 50, dolandırıcılık % 69, kalpazanlık % 119, Hırsızlık % 19 artmış.
           
Aygün bile İstanbul’da sokağa çıkmaya çekiniyormuş ve otelde kaldığında kapının arkasına sandalye dayıyormuş. Kapıyı açamasınlar diye…
           
Nereden nereye…
           
Başkentin ticaret odası başkanı dahi bunları söylüyorsa..
           
Yolsuzluk, hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet, gasp, sapıklık, çocuk pornosu, uyuşturucu!..
           
Terör!..
           
Keşke dört yıl geriye dönebilseydik demeyeceğim…
           
Hani bir atasözü vardır; “Bir musibet bin nasihatten iyidir”
 
Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024