Tesadüf mü?..
MİT ulus devletlerin geleceği ile ilgili kaygı ifade eden açıklaması Türkiye gündemine bomba gibi düştü.
Açıklama başbakanın bilgisi dahilinde miydi, değil miydi? Başbakan açıklamadan rahatsız olmadı, demek ki onaylı bir açıklama.
Erdoğan’dan Kerkük uyarısı… “Buna seyirci kalamayız!”
Ay yıldızlı, kurban olamlı bayramlık afişler.
Hepsi bir arada.
Ne oluyoruz? Neden bu değişiklik derken…
İrak’a Türk işçilerini götüren uçak düştü (?)
Bağdat’ta Amerikan kontrolünde olan bir piste 200 metre kala çakıldı. 34 kişi öldü bir de yaralı var. Uçak sis nedeniyle düşmüş.
Resmi açıklama böyle.
Olağan üstü bir koruma altına alınarak, Amerikalı askerler tarafından alelacele kaldırılan enkaz. Enkazın incelenmesi için kimseye izin verilmemiş. Kara kutunun akıbeti meçhul.
Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım, kara kutudan önce spekülasyon yapmayın diyor. Uçak sis yüzünden düştü!
Sis miydi, Uçak direğe mi çarptı? Bir başka gazete haberine göre, uçak sağ kanadından uçaksavarla mı vuruldu?.
Düştü mü düşürüldü mü?
Şirket bölge müdürü Levent Akın, “uçak alttan vurulmuş olabilir” demiş. Şirket yetkililerini tel örgüye bile yaklaştırmamışlar.
Cenazeleri bile Amerikalılar taşımışlar.
Hemen internette “İslam Ordusu” isimli bir terör örgütü uçağı füzeyle düşürdüğünü açıklıyor. İsmi duyulmamış bir terör örgütü daha keşfediliyor. Terör örgütlerinin her eylemi, işgalcinin stratejisine hizmet ediyor.
Araştırma yapmak için Türkiye’den gönderilen teknik heyete uçak gösterilmiyor, heyet geri dönüyor.
Düştü mü düşürüldü mü?
Sis var mıydı, yok muydu?
Terör örgütü mü değil mi?
Eski istihbaratçı Prof Dr. Mahir Kaynak’ın açıklamasına göre terör örgütü marifeti olarak gösterilen çoğu olay istihbarat örgütlerinin faaliyet sahası dahilindedir.
Yoksa ikinci bir çuval geçirme hadisesi midir?
Amerika bu ara çuval geçirme sendromuna tutulmuş gibi.
İran’ın Erbil temsilciliğini basarak beş görevliyi tutuklaması. Terörle birlikte mücadele derken PKK terör örgütünden Rice’nin “Kürt İşçi Partisi” diye söz etmesi, PKK’nın terör örgütü olduğunu unutuvermesi, PKK’ya silah desteği verilmesi…
Irak, ABD büyükelçisinin “Kerkük Irak’ın iç işi” mesajı vermesi.
Türkiye, ABD Büyükelçisinin ertesi gün, “ Türkiye’nin güvenliği meselesidir, Türkiye istediğini yapabilir!”
Bütün bunlar bir tesadüf olabilir mi?
İngiliz The Guardian gazetesi, ABD Başkanı Bush'un yeni Irak stratejisiyle asıl hedefinin İran ile savaş çıkarmak olabileceğini yazdı. Gazetenin başyazısında, "Bush, Tahran'ı provoke etmeye çalışıyor" ifadesine yer verdi.
Rice, Amerika'nın Irak'tan çekilmesi durumunda: 'İran, bölgede bildiğini okuyacak, Ortadoğu'da Sünni-Şii mezhepler arası çatışma çıkacak. Irak dağılırken, kuzeydeki Kürtler, desteksiz kalacak, O zaman da Türkiye problem olacak mealinde açıklamalar yapması..
Tesadüf mü?
Yalancılıkla suçlanan Rice’nin bu seferki yalanı Irak’tan çekilmekle ortaya çıkacak kaygıları mı? Kaygı ifadeleri, yoksa ABD’nin yeni hedefin açıklanması mı?
Sünni, Şii arasında bölgesel cepheleşme, Türk-İran çatışması çıkarmak için bir tezgahı mı?
RTE’nin afişleri, birden bire Kerkük’ü hatırlayıvermesi, Özel danışman’ın “kullanın” mesajının yeni stratejik hedefler doğrultusunda uygulanması olabilir mi?
Kerkük bugün bir bataklık haline gelmiş midir? Kerkük bataklığına askerin sokulmasının sonuçları Türkiye’yi nereye sürükler? Saddam’ın Kuveyt’e girmesi ile benzerlikler nedir? Düşünülmesi gerekir.
2007’nin ilk haftaları…
Sular ısınmaya başladı.
Hiç olmadığı kadar büyük tuzaklarla karşı karşıya Türkiye…
Baykal bunları hesap etmez mi? Demiş ki, “getirsinler meclise, sınır ötesi harekata destek veriverelim!” Baykal beyefendi, Kerkük’te şartlar değişmedi mi? Tuzak kokusu burnuna ilişmedi mi? Koku buralara ulaştı da… Aman haa..
Mahir Öztürk



