İttifaklar... - Eskişehir Haber

İttifaklar...

İttifaklar...
Yayınlama: 19 Ocak 2007 Cuma - 1.155
A+
A-

            Gazetelerde ittifaklarla ilgili köşe yazıları, televizyonlarda programlar yapılsa da verilen mesaj; İttifaklardan bir şey çıkmaz temelinde.

            Halk, sol veya ulusak dayanışmalar olmasını istiyor, Caddede kahvede kiminle karşılaşsam bu sohbet uzayıp gidiyor. Herkesin konu hakkında bir fikri var. Siyasi partiler arayış içinde, samimi mi? İşte halk o konuda kaygılı. Ama ittifak olması için biz tabanda  bir araya gelelim, sesimizi çıkaralım diyen diyene. Demokratik kitle örgütleri ise sessiz.

            Halk, ülkenin dört yılda sürüklendiği vahim durumun farkında olarak bunu istiyor. Hiç bu kadar emeğin horlandığı, değersizleştiği bir süreç yaşamadı Türkiye. Türkiye, hiç olmadığı kadar birlik bütünlüğü ile ilgili büyük tuzaklarla karşı karşıya…

            Günü kurtarma politikaları ile geçen dört yıl…

            ABD’nin gösterdiği havuçları kemire kemire geçen bir süreç.

            Bakan Gül’ün ağzından dökülen sözlerle; ABD ile stratejik müttefikiz. Öyle bir müttefiklik ki sözde değil,  kayda geçtiğini yine Gül’ün kendi sözlerinden öğreniyoruz. Kayda geçmiş, stratejik belgeye dayalı  ABD ilişkilerimiz. Yazılı stratejik belge nedir? Bu soru, millet meclisi tutanaklarında, milletin zihnindeki binlerce soru gibi karşılığı yok. ABD ile yapılan pazarlık bilinmiyor. ABD ise Kongresinden “Ermeni soykırımı yalanını” çıkarma derdinde. Stratejik belgenin kimse tarafından bilinmediği meclis tutanaklarına giren ifadelerden anlaşılıyor. Bunları Dışişleri Bakanı hakkında nihayet verilen gensoru görüşmelerinden öğreniyoruz. Bakan Gül hakkındaki gen soru görüşmeleri sonucu değiştirmiyor. Bakan Gül soruları yanıtlamak yerine, Erdoğan’ın, Talat’ın, zatı alilerinin kimlerle ne kadar görüştüğünü anlatıyor, dünyanın süper gücünün politikaları bizim de politikamız diyor.

            Mahmutlu kampı; 11 bin kişinin yaşadığı, teröristin kontrolünde olduğu, bir bombanın patladığı, 30 Türkmen soydaş’ın öldüğü, 45’inin yaralandığı bilgisini ediniyoruz.

            Hırant Dink öldürülüyor. Cinayeti kınamak gerekiyor. Canilerin bir an önce bulunması icap ediyor. Cinayetten nasıl bir sonuç bekleniyor?

            Fransa ve Almanya’dan açıklama; Kınama tamam ama  soruşturmayı uluslar arası bir komisyon yapmalı. Bir dakika, dur! Diyecek bir irade gerekiyor.

            Türkiye karıştırılmak isteniyor.  

            AB’nin askıya alınan görüşme başlıklarına rağmen, başlıkları yerine getireceğiz anlayışında süren AB ilişkilerimiz.

            AB’nin PKK’yı terör listesinden çıkarma gayretleri.

            Tuzaklar kuruluyor Kıbrıs’ta, Kerkük’te,  Türkiye’de, Türkiye’ye.      

            “Tuzaklara bile bile düşen bir iktidar var. Artık bunu köydeki Bekir Efendi bile söylüyor.

            Bekir Efendi, Türkiye’yi, AB-D’den daha çok düşünen bir iktidar istiyor.

            Ulusal dayanışma şart görünüyor. Ulusal sorunların çözümünde ortak paydaları bulunan partilerin seçim ittifakı arayışının sürmesi gerekiyor.

            Sol- sağ ittifak arayışları ile ilgili çalışmaların basında çürütülmeye çalışılmasına aldırmadan.

            Başka çare yok.

            O nedenle birkaç arkadaş önceki gün DSP Genel merkezi’ne gittik.

            Genel Başkan, eski bakanlar, üst düzey yöneticiler tarafından kabul edildik.

            Öğrenmeye çalıştık ittifaklar kurma konusunda ki çalışmaları. Gizli yürüyor.      Açıklama yapmadılar. Edindiğimiz izlenime göre 10 Aralık hareketi sürüyor. CHP’yi bekliyorlar. Sol ittifak CHP’siz olmuyor. Yakında DSP Genel Başkanı Sezer’in bir açıklama yapacağı bekleniyor. DSP İttifak  konusunda samimi. DSP sol ittifak olmazsa yeni arayışlar içinde olacak gibi görünüyor..

            Ülkenin iki temel sorunu biri emeğin hiç olmadığı kadar değersizleşmesi, diğeri ulusal güvenlik. Biri biriyle yakından ilgili. Ulusal değerlerin bir bir pazarlanmasının sonucu değil mi, emeğin değersizleşmesi?

            Sol ittifak başarısız olursa ki, bunda CHP sorumludur. Baykal’ın değimiyle “otobüs kalkıyor” mantığının, “iktidardan kaçmanın” bahanesidir.

            Seçenekler vardır,  arayış bitmez!..

            Baykal, ulusalar ötesi destek peşinde olabilir.

            Medya desteği ile seçimlerde sürdürülebilir muhalefet görevin garanti edebilir.

            Soru şudur; halk mı, ülke güvenliği mi? Yoksa uluslar arası sermaye, medya yönlendirmesi mi?

            Yani uluslar arası sermaye ve uzantısı medya telkinleriyle arka kapı dış politikası sürdüren bir iktidar mı?

            Sol ittifak olmadı, ulusal dayanışma mı?

            İttifakı halk istiyor.

            Halka rağmen ittifaklardan kaçanlara halkın vereceği cevap bellidir.

            Asıl olan ilkeler, doğrultu tutarlılığı değil midir?

            Yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız ulusal ittifakın, dayanışmanın iktidar olmasını gerekli hale getirmiyor mu?

            O halde!..

            Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024