Muhatabımız Kim?
Irak işgal altında.
İşgalci kafayı takmış; demokrasiyi yerleştirecek Irak’ta.
Irak demokrasisi yol alıyor, her gün patlayan bombalar, yüzlerce ölü, yaralı, tecavüze uğramış işkenceden geçmiş insanlarıyla…
Demokrasi dediğin bir çiçek bahçesi, gülleri, laleleri, menekşeler hep ayrı ayrı. Çiçek bahçesine giden yol ise dikenli, engebeli, uçurum…
Bunun adı; Amerikano demokrasi.
Bir diğer adı, “küreselleşme”
Bir bakıma, bilimsel tanımıyla emperyalizm de derler.
Sömürünün diğer adı.
Emperyalistler, bir zamanlar işgal ettikleri ülkelere uygarlığı getiriyoruz diye girerlerdi.
Sömürgeleri kan, vahşet, açlık, sefalet içinde bıraktılar
Konuyu dağıtmayalım. Sözümüzü Irak’a bağlayalım.
Şimdi Irakta Amerikano demokrasi, emek emek çiçek bahçesinin temellerini atıyor. Güller, laleler, menekşeler…
Irak’ta işgal kuvvetleri var tankları, helikopterleri, uçakları…
Irakta, seçilmiş cumhurbaşkanı, başbakanı, meclisi, bakanları var…
Şii’si, Sünni’si, Kürt’u; Irak bahçesinin çiçekleri bunlar.
Bahçedeki çiçekler birbiriyle kavgalı, elinde makasıyla bahçıvan, her gün doğruyor, topluyor çiçekleri…
Son günün gündemi ise Irakla ticaret gerginliği.
Petrol ürünleri ihracatında muhatabınız, artık Kuzey Irak yönetimidir demişler.
Muhatap bakan Kürşat Tüzmen sert çıkmış!
“ Petrol ürünleri sevkıyatı olumsuz etkilenir” diye yazmış muhatabı Iraklı bakana.
Irakta’ki petrol şirketi SOMO, Türkiye’deki firmalara yazıyla muhatabınız artık menekşe bahçesi, artık bahçeler parselliyor demeye getirmiş.
Tüzmen, o sinirle bileklerine geçirmiş boks eldivenlerini, olmaz! İlle de gül, lale bahçesi muhatabım.
Tüzmen abi, bi dakka! Orada bir bahçıvan bütün ihtişamıyla durmuyor mu?
Sen niye esip gürlüyorsun, çiçeklerin ne kabahati var?.
Bahçıvan besili fil gibi, bahçede geziyor, eziyor!.
Ondan habersiz kuş uçmuyor.
Muhatabın gül, lale, menekşe değil ki? Sinirlenme!
Muhatabın obezite fil.
Tüzmen abi bir de, “Türkiye’yi test etmek isteyenler, bedelini öder “ demiş.
Yok edilen kırmızı çizgiler… O zaman düşünecektiniz dememek için tutalım kendimizi.
Arkasından kırmızı ve beyaz ette hokus pokus.
Sırada nohut, fasulye, mercimek…
İnşaat malzemeleri, çimento…
Sadece, ya menekşe bahçesiyle ticaret et, ya da güneydoğuyu ağırlıkla etkileyecek ekonomik sıkıntıyı çek demiyor.
Her halükarda menekşe bahçesini tanıyacaksın diyor.
Ya siyasal olarak kabul edersin ya da kaçak, gayri resmi ilişkiler gelişir.
İki ucu b … değnek!
Bu fırsatı kırmızı çizgileri kaldırdığın zaman vermişsin.
Elbette ki sonuçları olacak, filin midesi büyük doyurmak zor.
Hem sayın hem boksör hem sinirli bakan, sinirlerini aldırman gerek.
Görmüyor musun RTE’de ne gam ne keder.
Muhatabın çiçek bahçesindeki çiçekler değil, çiçekleri hizaya istikamete sokan, onları solduran, koparan, kesen, doğrayan…
Muhatabın bahçıvan fil!
Kabul etsen de etmesen de artık bu böyledir…
Muhatabın fil, filliğini yapacak.
Mahir Öztürk



