Karışık İşler! - Eskişehir Haber

Karışık İşler!

Karışık İşler!
Yayınlama: 17 Aralık 2007 Pazartesi - 979
A+
A-

 

Karışık İşler!

 

            Merak edilenlerden biri de her halde şudur?

İşler neden daha karışık hale getirilir?

Neden konuşulanlar hep işin esası değil, hamaset sözcükleridir.

Mesela daha çok kazanandan değil de kazandığının tamamını harcamak zorunda kalan, tasarruf yapamayan fakir fukaradan, garip gurabadan  daha çok vergi alınmak istenir?

Dolaysıza değil de dolaylı vergiye heves edilir.

En çok neden uçak benzinine sübvansiyon yapılır? Uçakla seyahat edenler belli.

Çiftçinin, kamyoncunun, otobüsçünün mazotuna zam… Oysa herkesi ilgilendirir.

Karışık işler!

Elmas, pırlanta KDV’sizdir, Türkiye borçla yaşar.

IMF ucuz borç veriyor tabiî ki alacağız denir.

Yıllık cari açık 35 milyar dolarlara gelir.

“Borç veren buyruk verir” olarak bilinir, bilinmesine de; “borç yiğidin kamçısıdır” diye övünenlere ne denir?

Amerikalı garip guraba borcunu aksattı diye Amerikan konut piyasası krize girer

Amerikalıların ev alması bizi gerer.

Karışık işler!

Amerikan merkez Bankası ikilem içindedir; büyüme mi, enflasyon mu?

Her ikisiyle de başı derttedir.

Çeyrek puan faizleri indirir, tercihi büyümeden yana görünmektedir.

Takipçisi Türkiye Merkez Bankası da verdi kararını; faizi, FED’i taklit ederek yarım puan aşağı çekiverdi. Büyümede karar kıldı.

Büyüme  krizde, TÜSİAD yarımı bile az gördü.

Üçüncü çeyrekte ekonomi yüzde iki büyümüş beklentilerin altında, Tarım yüzde yedi küçülmüş, hedefler doğrultusunda; sanayileşiyoruz ya…

Karışık işler!

Çalışan kesime verdiği, enflasyon hedefi kadardır; 2+2

Enflasyon ise ikili hanelere doğru uygun adım ilerlemektedir.

Memura enflasyon kadar verilmese bile, pek övünülen, büyümeden ayrılması gereken pay nerede?

Büyümenin kaymağını kimler yer?

Her halde yabancı sermayenin ve de işbirlikçilerinin sofralarındadır.

Yabancı sermaye, iş aş, istihdam sağlayacak bahanesiyle teşvik edilir, ekonomi peşkeş çekilir. Hani istihdam nerede?

Oysa, yabancı sermaye ne iş, ne aş, ne de istihdam yaratır. İşçi çıkarır.

Yabancı sermaye, üretime değil tükettirmeye gelir. Ülke kaynaklarının kanını emer.

Hal bu ki yabancı sermayeye olağan üstü imtiyazlar verilir.

Mesela, bu sermaye-i yabancı hazine bonosu, hisse senedi aldığında neden vergi bile ödemez?

Sermaye-i yerli iseniz yüzde on stopaj ödemelisiniz. Sanki bu ülkenin yurttaşları yabancı, sermaye-i yabancı, yerlisi gibi.

Karışık işler!

Yabancı yatırım yapmıyor.

Yabancı ürünlerini bu ülkede en kolay pazarlıyor. İmtiyazlı!

Gerçek yerli yatırımcı, haksız rekabetle olağan üstü risklerle karşı karşıya.

Hala “yabancı sermayenin başımızın üstünde yeri var” diyen kellifelli adamlar var.

Yabancı isteksiz, yerli yatırım riskli.

Kamu yatırımlarına ise bütçe de hiç pay ayrılmamış.

Varsa yoksa yabancı sermaye teşviki, mali disiplin, verginin tabana yayılması…

Küresel rekabet dayatması…

Adı da pek güzel; küresel rekabet!

Ne rekabeti? İzin verdiği kadar yaparsın, geçersin. O izni alabilmek için ise hangi tavizler verilir bilemezsin. Bilderberglerin kapalı oturumlarında gizlidir.

Kamuda şeffaflık, özelde gizlilik esastır denilecek.

Yabancı sermaye merkezli mevzuat yaratılacak

Artık kayıt dışılık çok uluslu şirketlere uymuyor; üzerinde durulacaktır.

Şimdi kayıt dışılık gündemdedir.

Karışık işler!

Bütün bunlar reformlar kapsamı alanı içindedir.

Artık Türkiye, AB’nin proje proje reforme ettiği bir ülkedir.

Laf aramızda “reforme” bir anlamıyla “iğdiş” edilme demektir.

Bu projelerden birisi de “Yenileşme ve değişim için sosyal diyalogu güçlendirme projesi”dir

Bir toplum mühendisliği çalışması…

Karışık işler!

AB’nin karar vericileri Brüksel’de toplanırlar.

Kararlarında liderler, Türkiye’nin AB üyeliğine dair herhangi bir ifadeye yer vermez. Almayacaklar!

AB aşerenler, almasalar da, biz dediklerini yapacağız diye ekranlarda sıraya girip, demeç üstüne demeç veriyorlar.

Almayacaz deseler de, biz alacanız alacanız diye yaygara koparacağız diyorlar.

“Kızarız ama vaz geçmeyiz!”

RTE, olsun bu çok sıkıntı yaratmaz, biz yola devam edeceğiz… Kazanıyor muyuz, kaybediyor muyuz? Ben kazandığımıza inanıyorum dese de…

Kemal abisi Unalıtan, “AB’nin bir kazığıdır”diyor.

“Çin’den mal geliyor vergisi yüzde üç, Çine mal satıyoruz vergisi yüzde otuz üç”

İşler hayli karışmışa benziyor.

Karışık işler!

Aslına bakarsanız “karışık işler” hiç de karışık değildir.

Akılcı olundukta…

Akılcılık ise, AB ve IMF kuyruğundan kurtulmaktır.

Yarabbi! Büyüklerimize akıl ihsan eyliye…

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024