Bayramı Eda ettik - Eskişehir Haber

Bayramı Eda ettik

Bayramı Eda ettik
Yayınlama: 25 Aralık 2007 Salı - 975
A+
A-

 

Bir bayram daha geldi geçti.

Neydi o eski bayramlar?

O eski bayramları çocukluğunda yaşayanlar bir kere daha ballandıra ballandıra anlattılar.

Bayram gezilerinde.

Eskisi gibi olmasa da, aynı abartmanda yaşayanlar birbirine yabancılaşsa da hiç değilse hısım akraba arasında bayram ziyaretleri yaptılar.

Ama bayramlar da değişiyor, insanlarda

Çocukluğumuz bayramlarının daha ilk gününde bir telaş bir heyecan, biraz burukluk,  bahçede sıra sıra kurbanlıkların nasıl kesildiğini görürdük.

Yaşı otuzun üzerinde olan herkesin bu heyecanı yaşadığını düşünebiliriz.

Bir bakıma da yaşı otuzun üzerindeki herkesin psikolojisi üzerine de bir tartışma başlatabiliriz.

Çünkü bu kurban bayramında da program yapan haber kanalları psikologlara mikrofon uzatarak, “çocuklara kurban kesimini göstermeyin, psikolojisi bozulur” mesajları verimesi dikkat çekicidir.

Çocukların psikolojisi bozulur mu, bozulmaz mı? Bizlerin psikolojisi bozuldu mu bozulmadı mı?

Gerçekten araştırılması gereken bir konu…

Araştırmayı otuz yaşından büyüklerle, küçükler arasında kıyaslamalı yapmalı.

Hangi yaş grubunun psikolojisi daha bozuktur?

İnsanların psikolojilerinin bozulmasında kesilen kurban mı, yoksa istikbal endişesi mi temel sebeptir.

Eğitim sistemi, ferdiyetçilik, her şeyi yapabilirsin diye olağan üstü öz güvenle şişirilen, sonra hayatın zor gerçekleriyle karşılaştığı zaman ne yapacağını bilemeyen olarak eğittiğimiz çocuklar.

Üniversiteleri bitirmiş işsiz yüz binler…

Psikolojileri ne merkezdedir?

İşte, artık yapayalnızsın!

Sanki vahşi hayata terkedilmiş  sığırcık yavrusu, birer çaresiz zavallılardır…

Olsun, kurban bayramında, “sakın ha! Kan görmesin çocuklar.”

Çocukların kan görmesine sıra gelinceye kadar…

Ki, AB’nin reform paketleri arasına sıkışmış talimatlar çerçevesindedir.

Yanlış anlaşılmak da istemem. Elbette çocuklar kan görmesin, büyüklerde…

Kurban bayramında bahçelerde, cadde üzerlerinde kurban kesilmesin.

Sokaklarda, caddelerde öbek öbek hayvan kalıntıları, hoş bir şey değildir. Aynı zamanda çevre kirliliği, toplum sağlığı ile direk ilgilidir.

Sağlıklı kesimhanelerde kurbanların kesilmesi en sağlıklısıdır.

Kurban etleri genellikle yoksula dağıtılmak üzere parçalara ayrılıp, onların et ihtiyacının yılda bir kere dahi olsa karşılanması için inancımız gereği bir sosyal dayanışmadır.

Günümüzde öyle midir?

Kurban bayramlarında en çok iş gören esnaf, her halde kıyma çekenlerdir.

Kilolarca parçalara ayrılmış et, siyah naylon torbalar içinde; kavurma yapılmak için kıyma çeken yerlerde, kuyruktadır.

Dinin gereği tam olarak yerine getirilmiş midir?

Ulema sınıfı daha iyi bilir.

Ama bizim bildiğimiz; et daha pahalıya mal edilmiştir. Et kalitesinden kaybetmiştir. Et daha sağlıksız koşullarda stok edilmektedir.

Hem geleneksel hem iktisadi çelişki gibi görünmüyor mu?

Kurban, binlerce yıl eskiye dayanan bir gelenek, İslamiyet öncesine varıyor.

İslamiyet öncesi tabiat güçlerine karşı korunmak için adanırmış.

İslamiyet’le birlikte sosyal dayanışma amaçlanmış.

Ayrıca adak kurbanları da var, bir amaca yönelik adak yapılmışsa, beklenti gerçekleştiyse, kan akıtmak şart.

Kurbanlar, fiziki kesim yerine Kızılay’a, Çocuk Esirgeme Kurumuna, Hava Kurumu’na, Mehmetcik Vakfı’na havale edilse sosyal amaca daha çok hizmet etmez mi?

Böylece ortalık kan revan da olmaz.

Öte yandan insanların sağlıklı beslenebilmeleri için hayvan eti tüketmesi şart.

Et tüketimi için bizde kesim şart.

Oysa AB’de ise elektrik şokuyla hayvanları öldürmek var.

Kan akıtmak, onlarda hayvan hakları gereği olsa gerek, yasak!

AB reform paketlerinde hangisi var?

Şokla elde edilen et üretimi, İslam’a göre mundar olması gerekmez mi?

Bize göre mundar, onlara göre hayvan hakkı.

Bu yaman çelişkiyi de her halde başı türbanlı hükümet çözecek.

Reformların yılmaz taraftarı Babacan, gidecek gelecek, herhalde bir orta yol bulacak.

Hayvan bayıltılarak kesilecek.

İyi de hayvan metabolizmanın yavaşladığı o anda, akacak kan murdar olma seviyesinde midir, değil midir?

Herhalde ona da ulema karar verir.

Bir garipleşti artık bayramlar.

Ekranlarda defalarca ineğin tekmelediği adamı gösteren görüntüler…

Bayram geçti, gündeme döndük;

AB, Türkiye’yi gözden çıkardı. Kızsak ta AB’ye, kuyruğuna takılacağız.

IMF uyumu gerçekleşti. Elektrik evlerde yüzde on beş daha pirimli.

            Bayramda, yüzde yirmi sekiz indirimle trafik kazalarında kırk dört kişiyi kaybettik

Terörle mücadele, dağdakini ovaya indirme çareleri...

            Bayramı eda ettik.

            Mahir Öztürk

 

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024