Yalan! - Eskişehir Haber

Yalan!

Yalan!
Yayınlama: 17 Temmuz 2007 Salı - 1.170
A+
A-

 

Yalanın fiyatını belirlemiş RTE!

Bir YeTeLe…

Tevekkeli değil bunca yalan yalan üstüne.

RTE, “Şimdi bildiğiniz gibi mazotçular türedi. Yalanın fiyatı düştü, şimdi yalan 1 YTL” demiş.

Baykal,  çiftçiye mazot ÖTV’siz olacak demişti ya!

Havayoluyla, denizyoluyla seyahat edenlere olduğu gibi…

RTE buna “yalan” diyor herhalde.

Baykal, başbakan olduğunda çiftçinin mazotu 1 YTL olmazsa ona da sorarız.

RTE diyor ki, “Biz şimdi çiftçimize verdiğimiz destekle zaten mazotu 1 YTL'ye indirdik. Bunlar başka dünyada geziyor”

Hangi çiftçiye sorsanız sorunuz, “mazot 1 YTL”mi diye, en hafifinden vereceği cevap, “benimle dalga mı geçiyorsun” olurdu.

RTE’ye göre, köylünün mazotu zaten bir YeTeLe…

Bildiğimiz, köylünün mazotu bir lira değil de, RTE’nin evladı Ahmet’in gemisinin mazotu ÖTV’siz, yani bir YeTeLe.

Mazot muhabbeti işte böyle..

Mitinglerde rakipleri kalabalıklara yuhalatmak ise moda…

RTE, AKPnin yuhunun Baykal’ın yuhuna benzemediğini söylüyor.

Daha mı katmerli?

Aferiiiiiin!

Bahçeli kavgacı, kriz tüccarıymış Baykal.

RTE, Baykal’a diyor ki “yiğit ol yiğit!”

Kolumdaki saati on bin dolara sana satayım.

Baykal “altmış bin dolar” demişti ya.

Ama kol saatinin ikinci el piyasası da o kadardır her hal.

“Buna da varım, yiğit ol yiğit, 70 yaşına geldin dayandın, hala dürüst davranmıyorsun”

Altmış bin dolarlık saati koluna takan adam, hevesi geçmişse, yüz bin dolarlık olandan takacaksa ancak o zaman saatine on bin dolara müşteri arar.

Trajik- komik uzaktan uzağa atışmalar.

Ekranda karşı karşıya konuşsana…

Kaçmasana!

Kaçıyor RTE!

1946’lara kadar gidip “ekmek karneyle!” diyor.

Dünya birbirine girmişti muhterem, Hitler kapıya dayanmıştı. II. Dünya savaşıydı.

Ekmeğin karneyle olması gerekirdi. Gereken yapılmıştı muhterem.

RTE, “79 senede 181 milyar dolar, 4 senede bunun üzerine 220 milyar koyduk. Sayın Baykal eline diline dursun…Tek derdi vardır iftira” diyor.

Milli geliri de 400 milyar dolara yükseltmişler.

Kişi başı  5500 dolar.

Cari kurla hesaplarsan öyle, bir de 2002 kuruna göre, yani doları 1660’dan hesapladın mı, fert başı milli gelir düşer gelir, 3.290 dolara.

Doları baskı altında tutmak marifet değil ki.

Doları baskı altında tutmakla yerli sanayi öldürdün.

İthalatı hortlattın.

Yabancı telefonların, bilgisayarların, otomobillerin çöplüğü oldu ülke.

Herkes borçlu!

Türkiye’nin borcu 407 milyar dolara çıkmış.

Vergi mükellefi 2002’den bu yana tam 397 bin azalmış, ekonomi büyüdü diyor.

Dış ticaret açığı olmuş 53 milyar dolar.

Protestolu, karşılıksız çekler misli misli artmış.

Borçlular; tüketici kredisi, emekli kredisi, şu kredisi bu kredisi, kredi kartı borçluları, herkes borçlu hale getirilmiş.

Holdinglerin vergisini indirdiler.

Ücretlilerinki bir puan bile inmedi. Üstelik, ücretlilerin bir kuruş bile vergi kaçırma imkanı, ihtimali yok.

Para daraldıkça hırslar arttı, kara para…

Başbakan, bakan çocuklarına milyonlarca dolar kredi.

RTE diyor ki, “Milletvekilin dokunulmazlığı kalkarsa saygınlığı kalmaz..Milletvekili kimilerin elinde şamaroğlanına döner?”

CHP diyor ki, “ Halkımıza söz veriyoruz. Milletvekilleri dokunulmazlıkları kaldırılacak ve yolsuzluklara son verilecek! Yolsuzluk yapanlardan hesap sorulacak”

Beklentimiz bu değil midir?

Mahir Öztürk

 

 





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024