Simge!
Kelime manası simgenin; apolet, alâmetifarika…
“Türban siyasi simge olsa ne olur” dedi RTE, İspanya’dan.
Medeniyetler ittifakı projesi adı altında, bir bakıma medeniyetleri anlaştırmaya, uyuşturmaya, buluşturmaya çalışıyor RTE.
Medeniyetlerin ittifaka ihtiyacı mı var. Medeniyetlerin temsilcileri, Zabatero ile RTE’mi? Onlara medeniyet adına bu yetkiyi kim vermiş?
Medeniyetin sahibi olduğunu sanan, varsayan bazı odaklar, kapalı kapılar ardında bu görevi vermişse eğer, sözüm ona medeniyetler ittifak eder.
Medeniyetten ne anlaşılacağı da burada önemlidir. Teknoloji mi? Sanat mı? Kültür mü? Din mi? Medeniyetlerin anlaşması pek anlaşılır bir şey değil.
Bir zıpçıktı, çıktı “medeniyetler çatışması” dedi.
İslami terör sıfatlı takıldı, terörün önüne.
Müslüman coğrafyasına fil girdi, çimleri eziyor.
Fil, sincap maskesi takmış geziyor.
Zıpçıktının kuyuya attığı taşı çıkaracağız diye uğraşıyorlar.
Şimdi mücadele terörle…
Terör nedir, terörist kimdir?
Yardım yataklık, silah cephane, lojistik destek vesaire olmadan en ileri teknolojileri nasıl rahatsız eder anlaşılır gibi değil.
Terör, acaba bir propaganda malzemesi olarak kullanılıp, yeni sömürü düzenini yaygınlaştırmak için bahane olarak mı kullanılmaktadır?
Herhalde tekellerin, kartellerin dünyanın bütün zenginlikleri üzerine oturması için.
Burjuva demokrasisi yerine kartel demokrasisine hoş geldiniz.
Demokrasi tanımı içinde insanlığın terbiyesi, dinlerin buluşması, medeniyetlerin anlaşması var.
Hangi noktalarda anlaşacaklarını Zabatero ve RTE planlıyor.
Tarihte görülmemiş bir şey!
Medeniyetlerden kasıt dinse, tarihte din siyasete alet edildikçe daha çok bölümlere ayrılmış, mezheplere ayrılmış.
Din savaşları yapmış Avrupa Ortaçağ’da. Mezhepler doğmuş.
Dört halife dönemi sonrası, Emeviler, Abbasiler vesaire... İslam’da mezheplerin ortaya çıkmasıdır.
Başarırsa Zabatero – RTE, yeni bir mezhep doğuyor demektir; “Zaba-RTE.” İncil Kur’an karması.
Aklımın almadığı nokta, taaa İspanya’da RTE’nin, “türban siyasi simge olsa ne olur” demesidir.
Ne alaka?
İspanya’da üstlendiği medeniyeti buluşturma projesi kapsamı alanında yeri ne?
Sonra, RTE neden çok konuşur, kavramları içini boşaltarak, başka başka anlamlar yükleyerek. İşte bu da anlaşılması güç konulardandır.
Türban siyasi simge dediğin zaman hemen aklıma geliveren Hitlerin, kahve renk gömlekli çocukları oldu. Hani rap rap… Uygun adımla yürüyen, vücut dilinden anlayan gençler.
Türbanı siyasi simge olarak düşündüğünde acaba böyle bir şey mi akla gelmiştir?
Öte yandan, türban yasak! Yasak kalkmalıdır! Diyen bir başbakan altı yıldır bunu kaldırmamışsa, türbanın siyasi rantından hala istifade arayışında mıdır diye bir soru da akla gelmektedir.
Adama, gözünü toprak doyursun, yüzde kırk yedi aldın diyende çıkacaktır elbet.
Yasağı, yüzde kırk yediyle neden kaldırmadığını söyleyenler de var.
Dünyanın bu hercümerci içinde başat gündem konumuz “türbancılık”
Mantık; türban inancın gereği, siyasi simge olsa ne yazar?
Ne olacak, hem inanç hem siyasi simge olduğunda.
Bunun adı, düpedüz dini siyasete alet edilmesi demektir.
Siyasi simge, rozet olabilir, bayrak, flama bir çakmak, bir broşür vesaire olabilir.
Kılık kıyafet olduğunda üniforma olur. Siyasi üniforma baskı unsuru taşır, kahve renkli gömlekliler gibi. Diktatörlük olur, padişahlık olur.
İnancın sömürülmesi!
Türban muhabbetiyle başbakanlık makamına çıkan RTE’nin ağzından kaçan bu sözcük, inancımdan takıyorum diyenlere karşı bir samimiyetsizlik damgasıdır.
Türban, inancın gereğimi, siyasi üniforma mı? Yoksa her ikisi mi?
Açıklığa kavuşmasına şiddetle ihtiyaç var.
AKP’den bir açıklamayla sözü edilen lafın başı sonu aktarılarak yalanlanmaya çalışılsa da…
Bir dayatmadır gidiyor.
Türban yasaktır deniyor
Neyin yasağı efendim.
Yasak masak değil.
Her şeyin bir yeri, yurdu vardır.
Bir hakim türban takarak duruşmaya çıkabilir mi?
İçki içmek de mayo giymek de yasak değil.
İbadet yerlerinde, kamusal alanda olabilir mi?
Eeee, ne yasak ne değil, neyin ittifakı…
Bırakın bu masalları.
Bırakın inançları istismar etmeyi.
İsteyen istediği gibi yaşasın.
Sömürülmeden…
Dünyada milyarlarca insan aç sefil, milyarlarcası da dilencileştirilmek isteniyor, sadakayla yaşamaya mecbur. Sadaka kültürü yerleştiriliyor.
Baş konu sömürü, tartışanı yok!
Simgesi yok! Alametifarikası, apoleti yok.
İnanç, sömürüye mi alet ediliyor?
Mahir Öztürk



