Altan´ın - Eskişehir Haber

Altan´ın

Altan´ın
Yayınlama: 16 Şubat 2007 Cuma - 1.124
A+
A-

Profesör Mehmet Altan’ın söz konusu yazısının başlangıcı şöyle:

Ülkelerin 1’den 100’e kadar değişen özgürlük puanları var…

80 puan ve üzerindekiler ‘özgür’…

70-80 puan arasındakiler ‘büyük ölçüde özgür’…

60-70 puan arası ‘orta seviyede özgür’…

50 puan altındakiler de ‘baskı altında’ ülkeler kabul edilmekte…

Ne var bunda demeyin.

Ya çalakalem yazılmış bir yazı, ya da bir bulmaca. Bilin bakalım ne?

İpucu; ya 70-80 arası değer, 80’in üzeri değerden daha büyük. Ya da “büyük ölçüde özgür” kavramı, “özgür” kavramından daha değersiz.

Kararı verin isterseniz.

Ama biz devam edelim.

Bunun adı “Dünya Ekonomik Özgürlük Endeksi” imiş.

Bu masalın düzenleyicisi de Wall Street Journal ve Heritage Foundation…

Endekse göre özgürlük masalında ilk sırada Hong Kong, son sırada da Kuzey Kore varmış.

Altan yazmış ki, “Ya peki Türkiye? Maalesef 59.3 puanla ‘çok az özgür’ ülkeler arasında. 157 ülke arasında 83. ülkeyiz..”

Vah,.vah, vah…

Peki nedenmiş?

Kriterleri tutturamıyormuşuz.

Neymiş kriterler?

Bir yatırımcı kaç günde işe başlar? Gerekli izinleri kaç günde alır? Yatırımcı kaç günde şirketini kapatabilir?

Bu noktada dünya ortalamasına göre hayli ileriymişiz.

Yani demek ki önüne gelen şirket kurabilir!

Bir zamanlar Banker furyasında olduğu gibi, her köşe başında bir banka açıldığı gibi.

Kim üzülmüştü.

Şimdide şirket furyası yaşanıyor. Adam nüfus cüzdanını kaybediyor, bir süre sonra beş tane şirketi ve karşılıksız çeklerinin olduğunu öğreniyor.

İlahi Prof. Dr. Mehmet Altan.

Özgürlüğü artırmak için sadece belediye ilanını yeterli görelim olsun bitsin.

Özgürlüğün diğer kriterleri…

Gümrük vergileri…

Kotalar ve gümrüklerdeki hız…

Burada da ileriymişiz…

Amerika’ya ihracatımız 1.5 milyar dolar, kotalar gümrük engelleri …

Amerika’dan ithalatımız 6.5milyar dolar… Gümrükler yolgeçen hanı! Olsun, özgürlükler ülkesi Amerika sınıfta kaldı, biz özgürüz ya…

Kriterlere devam..

Türkiye’de vergiler ağır.
Toplanan vergi miktarı yetersiz….

Ve mali sektör  özgürlüğünde Türkiye, 100 üzerinden 50 puan almış.

Altan’a göre kamunun üç büyük bankasının, sektörün toplam aktifinin yüzde 30’dan fazlasını oluşturması nedeniyle sermaye piyasası zayıfmış.

Ziraat Bankası ve Halk Bankası’na sıra gelmiş demek ki.

Bankacılık sistemi de yabancı eline geçince ne olur? Bir kriz; yabancı bankalar kapıya kilit vurur. Milletin tüm tasarrufu buhar olur. Arjantin’de olduğu gibi. Bu banka hortumlamaya da benzemez.

 İstediğin kadar banka camı çerçevesi kır, fark etmez.

Bir de Altan diyor ki; “yabancı yatırımcılara kısıtlamalar sürüyor”

El insaf, adamlar borsada stopaj bile ödemiyor. Olan yerliye oluyor.

Birinci sınıf tarım arazileri yabancı şirketlerin emrine tahsis ediliyor.

Daha ne olsun?

Ama.. Can alıcı nokta şurası:

Türkiye’de, “bazı tarım ve gıda ürünlerinin ithalatı sınırlandığı...

İthalattaki vergi ve harçlar yüksek olduğu...

İthalat izinleri zorlaştırıldığı... için irtifa kaybetmekteyiz.” Diyor Prof Mehmet Altan.

Ne denebilir ki? Tarım ürünlerinin çoğu zaten dışarıdan geliyor.

Fransız yoğurdu, Hollanda peyniri, muzu, elması, mısırı, buğdayı…

Olan Büğdüzlü, kökezli, Dirmilli, Halebili köylüme oluyor.

Üretmeyelim, bol bol tüketelim.

Adama demezler mi, bu yoğurdun bolluğu nereden?

Böyle böyle Türkiye kişi başı on bin dolar olacak öyle mi?

Olsa olsa sömürge olur.

Bu nasıl profesörlük böyle?

Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024