Ne Hale Geldik?
ATO’nun yaptığı bir araştırmaya göre, 2006 yılının dokuz ayında her 39 saniyede bir suç işlenmiş Türkiye’de.
AKP’nin övünç tablosu bu.
Her 6 dakikada bir ev, her 7 dakikada bir otomobil, her 9 dakikada bir iş yeri soyulmuş.
Ekonomi tıkırında diyor RTE, Babacan ve Kemal ağabeyleri…
Ekonomi bozuk, gelir dağılımı hiç olmadığı kadar adaletsiz.
Her 18 dakikada bir yankesicilik, her 41 dakikada bir kapkaç olayı..
Her 59 dakikada bir kişi veya kuruluş gasp edilip malları yağma ediliyormuş.
Rapora göre, AB yasaları suç sayısını patlatıyormuş.
Bunlar Emniyet Genel Müdürlüğünün 2006 yılı Ocak-Eylül aylarında meydana gelen kayıtlara geçen ve sadece polis bölgesindeki asayiş olayları imiş
2005 yılında her 64 saniyede bir suç işleniyormuş.
2006’da 39 saniyede bire inmiş.
Suç, gelir dağılımıyla ilgili bir konu. Yasaklarla baş edilebilir mi?
Mala, cana karşı işlenen suçlar.
Dört saatte bir cinayet işleniyor, dört dakikada bir yaralama ve darp oluyormuş.
Sadaka dağıtarak, sadakayla avutan, dağıttığı sadakayla övünen bir iktidar var.
Varını yoğunu satan, cumhuriyet tarihinde hiçbir hükümetin yapmadığı kadar borç takan. Cari açıkla rekorlar kıran. Devlet yatırımlarını azaltmakla, ücretliye, üretene kemer sıkma politikalarıyla, bütçe fazlasıyla övünen iktidar…
Seçim hazırlığında…
Burdur’da ikinci sıradan AKP milletvekili belediye duraklarındaki reklam panolarını reklam afişleriyle donattı.
Afişlerde, vekilimizin ellerini göğsünde kavuşmuş, sol ayağı bir adım önde boydan gülen bir fotoğrafı var.
Ve “Güçlü iktidar iyi hizmet” başlığı altında “daha modern ve kalkınmış Burdur için çalışıyoruz” tümcesi…
Sayın vekil, yukarıda kısmen değindiğim sorunlar için çalışsanız, Burdur için de en iyi şekilde çalışmış olmaz mıydınız?
Bir milletvekilinin görevi yukarıda kısmen aktarmaya çalıştıklarım mıdır yoksa sizin reklam afişinizde sözünü ettikleriniz midir?
Sıralayalım afişten:
Mehmet Akif Üniversitesi, toplu konut…
Toplu konut tamam, Üniversite kuruldu tamam, Üniversitenin ödenek sorunu, kadro sorunu, alt yapı sorunu…(?)
Dört yılı geçti anayasayı dahi değiştirecek güçte seçim azizi iktidar, bu kadar mı yapmalıydı.
Hayır, yapılanları sıralıyor vekil.
Doğal gaz şehir içi dağıtımı başlayacak… Şehirlerarası otobüs terminali… Eğitim (okul isimleri)… Sağlık… Vakıf eserleri… Kültür ve turizm (müze ve konaklar)… TEDAŞ (Elektrik hatlarının yer altına alınması)… Dere ıslah çalışmaları… AB sosyal projeler… Yeni Burdur spora destek…
Bayram Özçelik - Burdur Milletvekili – Burdur’daki 4 yıllık AK Parti farkı…
Şimdi soralım elektrik hatları, dere ıslahı, otobüs garajı, vakıf eserlerin okulların bakımı, onarımı milletvekilinin işi mi?
Bunlar devletin kurumlarının görevi değil mi?
Vekilimiz ne yaptı, vekillik görevleri içinde. Bilen var mı?
Tayinlerle, terfilerle, sürgünlerle uğraştı mı?
Reklam afişinde belirtmiyor da…
TBMM’de katip üye vekilimizden, Petrol Yasası’nı, Tohumculuk Yasası’nı, Sağlık Yasası’nı, Toprakların Satış Yasası’nı…. Bankaların yabancılara devrini, Telekom zammını, sigara zammını… Açıklamasını bekleriz.
Ayrıca sistematik olarak Türkiye yabancılaştırılıyor. Vekil kaygı duymuyor mu?
Milletvekilimizden bu ve benzeri konularda bilgilendirmesini bekleriz.
Yoksa, milletvekilliği görevlerinden sayılmayan ve kurumların görev kapsamı alanında olan çalışmaların tanıtımını yapmasını değil.
Kurumlar, kamuoyunu bilgilendirmek isterse, gerekiyorsa zaten bilgilendirir. Çünkü afişte sayılan tüm konular tekniktir. Ancak uzmanları ayrıntılı ve daha doğru bilgilendirebilir.
Eğer bunlarsa milletvekilinin görevi, haber vereyim dün Büğdüz beldesindeydik. Dört yıldır hiçbir şey yapılmamış. Bilginize…
Bir de Burdur Spora destek cümlesi var reklam panosunda; bu destek maddi midir, manevi midir? Bir ilgili, soruver bir zahmet dedi. Üzerimde kalmasın. Sahi nedir?
Bir merakım da şudur; bu reklam panolarına ödenen paranın miktarı ve kimin karşıladığı?
Ne hale geldik? Hiç düşündünüz mü?
Mahir Öztürk



