Kar Yağdı Böyle Oldu
Kar yağdığı için enflasyon tahminleri şaşırttı, bu kadar yüksek çıktı diyorlar.
Kışın kar yağacağını hesap edememişler.
Kanada kavağının çiçek tozları yağmaz ki kışın, kar yağar.
Karın enflasyona etki edeceğini biliyorlar da neden karın yağacağını bilememişler?
Enflasyon rakamları açıklandı geçen gün.
Beklenenin çok çok üzerinde…
Nur topu gibi, yıllık toplam tahminin neredeyse yarısı kadar bir aylık enflasyon doğdu.
Daha geride on bir ay var.
Aylık tahmini üçe katladı bu seferki enflasyon.
Sebep kar!
Kış geldi geçiyor, bir kerecik doğru dürüst bir kar yağdı, böyle oldu. Nerede o eski kışlar, kar.
Kardan bile siyasi nemalanma arayışındaydılar. Belediyeler şöyle çalıştı böyle çalıştı, kiriz masaları falan. Kar bitti gitti, bu ayki enflasyonun da bahanesi oldu.
Maafazanallah eski kışlar olsaydı bu enflasyon ne hale gelirdi?
Demek ki enflasyon freni patlak kamyon gibi bayır aşağıya, paldır küldür gidecek. Ya bir kayaya toslayacak ya da uçurumdan yuvarlanacak.
Kar kış bahane, beceriksizlik, ekonomiyi yabancı sermayeye teslimiyet şahane.
Dünyada resesyon, bizde enflasyon…
Enflasyon tahmini kadar maaşa zam, memuru, emekliyi, esnafı fakirleştiren sistem.
Küresel ekonominin marifetleri bunlar. Küresel ekonomide beklenen krizinin ilk işaretleri… Küresel ekonominin kuyruğunda küreselci sermayedarlar…
Küreselci sermayedarlar bile cari açığın riskinden söz eder oldular.
İyi de bu cari açık küreselci sermayeyi ihya etmiyor muydu?
Cari açığın, borcun riskini hala yiğitlik görenlere ne demeli?
Demişler di ki, “Borç yiğidin kamçısıdır, nereden nereye?”
Kırbaçlana kırbaçlana ilerliyoruz meçhule.
Arabanın freni patladı, devrildi devrilecek, hemen akıl vermeler başlıyor; küresel sermayeciler her zaman ki akıl hocaları.
İyi de cari açığın bu hale gelmesi sizlerin telkini değil miydi kürselci beyler.
Cari açıkla, ithalat patlamasıyla, tüketin çılgınlığıyla bu küreselciler ihya olmadı mı?
Türkiye’nin dünya klasmanında 35 adet dolar milyarderi olmuş. Sayı giderek artacak. Her yıl beşer onar milyarder yetiştirse Türkiye, seksen milyon nüfusun tamamı sekiz milyon yıl kadar sonra dolar milyarderi olacak demektir.
Yahu! Dolar milyarderi olmak istemiyorum, sadece insan gibi yaşamak istiyorum, Yoksulluk sınırı dahi yeter bana diyenlerin sayısı milyonlar.
Dolar milyarderi sayımız ise İtalya, Fransa, Japonya’dan ilerdeymiş.
Ne kadar övünsek az değil mi?
Milyonlarca aç yatan, on milyonlarca açlık sınırında vatandaşımız var. Sayıları yıldan yıla binler yüz binler artıyor. Bir hesapla da bu seksen milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, çok değil, beş on yılda, tamamı fakir fukara olabilir.
Bir yaman çelişki.
Çelişkiyi ortadan kaldırmak değil, çelişkiyi derinleştirmeyi marifet bilenler konuşuyorlar, onların sözleri dinleniyor.
Bir akıl tutulmasıdır. Yaşanıyor.
Küresel sermayenin popüler isimlerinden Tuncay Özilhan bile, “ 2001 krizinden sonra iş dünyası ilk defa önünü görmekte güçlük çekiyor” demiş. Herkesi, en başta da hükümeti tedbirli olmaya davet etmiş.
Tuncay, tedbirini almış; Elazığ’a Coca Cola’nın 6 dolum tesisini açıyormuş
Bu saatten sonra, hükümetin ne tedbiri olabilir?
Ekonomiyi zaten IMF idare etmiyor muydu ki?
Tedbiri hükümetin; zamdır, sosyal güvenlik, yerel yönetim yasasıdır. Ahalisini daha da perişan edecekmiş, ne gam ne keder.
Satmakla savmakla, unu akıtmakla meşguller.
Aman enflasyon yükselmesin diye fedakârlık edenler; 35’i dünya klasmanına çıkmış küresel şampiyonlar değil, seksen milyon ahalidir.
Bu pahalılık artışı Şubat’ta şaşırttı.
Sebep; kar.
Neden şaşarlar, asıl şaşırtan şudur;
Enflasyon yükselmesin diye fedakârlık edenler, enflasyon yükseldi diye de bedel ödeyecekler. Hala farkında olmayanlar var.
Enflasyon rakamları şimdiye kadar hiç inandırıcı olmamıştı ki. Demek ki mızrak çuvala sığmamış.
Gazda, elektrikte % 21.32 zam.
Ekmekte, tahılda, sebzede, meyvede… Gazozda zam var.
TUİK açıkladı Şubat pahalılığı üreticide % 2.56, tüketicide % 1.29.
Enflasyon bedelini ödeyecekler bellidir, enflasyondan yararlananlarda.
Enflasyona alıştık, sözde sosyal güvenlik geliyor, yerel yönetim yolda.
Turpun büyüğü heybededir.
Belediyelere yeni yeni harç toplama hakkı verilecektir.
Sosyal güvenlik reformuyla; emekli maaşları törpülenecek. Emeklilik, mezarda bir hak olacak. Kadınların çalışma şartları zorlaşacak. Yıpranma hakkı mülga! Sosyal güvenlik özel güvenliğe görüşecek.
Çalışan annenin yeni doğmuş bebeğinin sütüne bile göz dikti, emzirme gün sayısını bir aya indiren İktidar.
Kadınlar en az üç çocuk doğursun istemektedir.
Kafasını kapatan kadın, artık evine kapansın demektir.
İnancın gereği olmasa bile, inancın gereği dendi mi; akan sular durdu demektir.
ABD talimatlarıyla ılımlı İslam oluyoruz.
AB-D reformlarıyla kalkınıyoruz sosyalleşiyoruz.
Sözde küresel resesyonu en kolay atlatacak olan ülkeyiz.
Kar bahane.
Mahir Öztürk
.
.



