Ne Yapmalı! - Eskişehir Haber

Ne Yapmalı!

Ne Yapmalı!
Yayınlama: 5 Mart 2007 Pazartesi - 1.225
A+
A-

Ülke talan ediliyor, hem içeriden hem dışarıdan.

Ülke karışıklığa sürükleniyor, hem içeriden hem dışarıdan

Ülke bölünmeye çalışılıyor, hem içeriden hem dışarıdan

Mevziler kaybediliyor tek tek… Türkiye kuşatılıyor!

Büyük projeler; büyük hırslar, coğrafyaları değiştirme hevesinde ve eş başkanlar…

Farkındayız hepimiz, kaygılıyız!

Ne yapmalı!

Tüm bu kaygıyı taşıyan yurtsever insanlar birlik olmalıyız.

Yolda birlik, solda birlik diyor Sezer…

Karanlık gidişata karşı güç birliği için ittifak… Zaman, çalışma, diyalog, uzlaşı zamanı… Hukukun üstünlüğünde, sosyal adalette, zenginlikte…

İki aylık bir çalışmanın ürünü olarak DSP, işçi sendikalarını, memur sendikalarını, işveren sendikalarını, akademisyenleri, hukukçuları “Emek Kurultayı”nda bir araya getiriyor. Sonuç bildirgesi yayınlanıyor.

Tarım Kurultayı hazırlık çalışmaları başladı bile.

Sanayi, sağlık, bilgi, kültür sanat kurultayları sırada…

Sezer, “Atatürk, Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür” demişti  hatırlatmasıyla AKP Hükümetinin Kültür Bakanlığını kaldırdığına vurgu yapıyor.

“Türkiye’yi AB’ye üye yapma kandırmacasıyla ödün üstüne ödün verdi. Ulusal birliğimiz tehdit altında”

Barzani ayrı bir bela, her gün yeni bir meydan okumayla karşı karşıya Türkiye.

Sus pus başbakan, vatandaşa aslan!

“Manzara, içten ve dıştan kuşatılmışlığın resmidir” diyor Sezer.

“12 Eylül döneminde yurtseverleri silindir gibi ezen, yanlış uygulamaları ile PKK’nın ortaya çıkmasına neden olan Kenan Evren…. En iyimser bakışla söyleyeyim; kafası karışık. Neyin, nereye gittiğinden haberi yok. Sus be adam….”

Bilindiği gibi, Netekim, Evren, “Türkiye sekiz eyalete ayrılmalı” gibi bir laf etmişti.

“Bu resim karşısında Başbakan’ın ve hükümetin tutumu vahim…. Mağduru oynayarak, cumhurbaşkanı olmak, partisini iktidara getirmek hevesinde” diyen Sezer, milletin bir kez daha yanıltılamayacağını söyledi. Bursa’dan, Balıkesir’den.

Kuşatılmış Türkiye, hem içeriden, hem dışarıdan.

Kuşatılmışlıktan Türkiye’yi millet kurtaracak.

Ne yapmalı?

Sezer’in de belirttiği gibi; “yola gelmek, solda bir olmak…”

Olmuyorsa eğer ulusal ittifak…

Hangi partiden olursak olalım, partilerimizin üst yönetimlerine ittifak baskısı yapan mektup, faks, elektronik ileti mesajları gönderemez miyiz?.

Zeki Sezer’in yukarıdaki açıklamalarını haber yapan bir internet sitesinde okuyucu, “ben sol görüşlü değilim ama Sayın Sezer’in dediğine sonuna kadar katılıyorum. helal olsun sana. Önemli olan siyasi etiketin değil vatan sevgindir. Allah sizin gibilerin yokluğunu vermesin” diye yazmış.

Öyle anlaşılıyor ki, solda birlik veya ulusal birlik millette yaratılan kafa karışıklığını giderecek, sinerji yaratıp AKP’yi süpürecektir. Eş başkanıyla birlikte…

Milletin kafası karıştırılmaya çalışılıyor; kimi basın organlarıyla, anketlerle…

Yüzdelik hesaplar yapılıyor…

Anketler, basın…

Yüzde beş, altı…

Yüzde on üç, on beş…

Yüzde bir buçuk diyenler de var…

Muhalefette küçülen partiler…

Doğruluğuna inanmasam da bu laflar, AKP’ye yarıyor.

Bir kısım insanlar ne yazık ki kanıyor. Kimse sormuyor, bu yüzdeleri nasıl hesaplıyorsun diye. Kimse yedi ay sonra oy vereceği partinin adını söylemez.. Bana da sormuşlardı. Başka kapıya demiştim. Başka kapıya diyenlerin yüzdesi yok mu?

Medyanın, anketlerin oyuncağı olmayalım.

Hatırlanacağı üzere 2002’de,Bahçeli’nin kararıyla Türkiye seçime giderken Ecevit, “intihar ettik” demişti.

Şimdi “Türkiye intihar ediyor” Buna izin verilemez…

Benzer siyasi partiler yüzdelik hesaplarla bir diğerini yıpratarak oy artışı sağlamaya çalışması faydadan çok zarar doğurmaz mı? Oysa partilerin işbirliği güveni artırır. Millet bunu istiyor!

Aklımızı başımıza almalıyız. Ulusal bir programda birleşen siyasi partiler milletin karşısına çıkmak zorundalar…

Haydi millet, partilerimize mesaj çekmeye…

            Mahir Öztürk





Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar

Diğer Yazıları

Copyright © 2024